EBEVEYN HAKLARININ İNCE SINIRI: AŞI REDDİ

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakikadır.

Aşı, Sağlık Bakanlığı’nın sitesinde “insan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri vb. mikropların hastalık yapma özelliklerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı toksinlerin etkileri ortadan kaldırılarak geliştirilen biyolojik ürünler” olarak tanımlanmıştır (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2021(a)). Aşılama, vücudu enfeksiyon hastalıklarına karşı korumak ve bağışıklık sistemine yardımcı olmak amacıyla yapılmaktadır.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığınca çocukluk döneminde 13 hastalığa karşı aşı uygulaması yapılmaktadır. Bunlar; difteri, boğmaca,  tetanoz, çocuk felci, hepatit B, hepatit A, H. influenzae tip b, tüberküloz, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği ve pnömokoktur(zatürre) şeklindedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2021(b)).

Ülkemizde yapılan aşılama çalışmaları ile birlikte çocukluk dönemindeki hastalıklarda ciddi azalmalar olmuştur. 1924 – 1944 yılları arasında çiçek hastalığı büyük salgınlara ve ölümlere yol açmış, aşılama çalışmaları sayesinde ise 1977 yılında tamamen yok edilmiştir. Çocuk felci (poliomiyelit) hastalığı da aşılama çalışmaları ile yok edilme aşamasına getirilmiştir. Kasım 1998’den beri çocuk felci vakası ülkemizde görülmemiştir. Yine kızamık vakası 2001 yılında 30.509 iken, aşılama sonrası 2017 yılında 84 vakaya düşmüştür. DSÖ, Türkiye’de materyal ve neonatal tetanoza bağışıklığın olduğunu duyurmuştur. 2017 yılında görülen 25 tetanoz vakasında ise vakaların tamamı aşısızdır. 2004 yılından bu yana sadece 1 tane difteri vakası görülmüştür. Ülkemizde yapılan etkin aşılama çalışmaları ile çocukluk çağındaki hastalıkların görülme sıklığı önemli ölçüde azalmıştır (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2021(c)).

Çocukluk çağındaki hastalıkların önlenmesinde aşıların etkili olduğu bilimsel birçok veri ve istatistiklerle kanıtlanmıştır. Buna rağmen çocuklarının aşı olması konusunda kararsız olan veya aşıyı reddeden ebeveynler olmaktadır. Gür (2019)’ün çalışmasına göre ülkemizde aşı karşıtlığı hareketi son sekiz yıldır başlamıştır.  2011 yılında 183 olan çocuklarına aşı yaptırmak istemeyen ailelerin sayısı, 2018 yılında yirmi üç bin civarına ulaşmıştır.

Aşı reddi için en sık belirtilen nedenler şu şekildedir:

  • Aşı İçeriğine Güvenmeme (civa, alüminyum)
  • Aşıya Güvenmeme
  • Dinsel Nedenler (domuz ürünü)
  • Yan Etki (ateş, alerji, havale)
  • Aşıların yurtdışı kökenli olması
  • Aşıların zararlı olması (SSPE, hiperaktivite, kısırlık)
  • Otizm
  • Basındaki olumsuz haberler
  • Diğer (Süregen hastalık, hasta hakları, mahkeme kazanımları, aynı anda birçok aşı uygulaması, doğal yaşam) (Eskiocak ve Marangoz, 2019).

Aşı reddi için belirtilen bu nedenlerin bilimsel bir açıklaması çoğunlukla yoktur. Ancak ebeveynlerin özellikle internet ve medya yoluyla bu bilgilere erişmesi ve toplu olarak aşı karşıtı söylemlerin olması nedeniyle çocuklarına aşı uygulanmasını reddeden ebeveyn sayısı her geçen gün artmaktadır (Çıklar ve Döner Güner, 2020). Özellikle son yıllarda çıkan medyanın “ikiz bebeklere aşı yaptırmayan savcının zaferi” şeklindeki haberleri ve onam alınmasına yönelik kazanılan dava, aşı karşıtlarının görünürlüğünü artırmıştır (Kovan, 2015). COVID-19 salgınında aşılanmanın gündemde olduğu şu günlerde çocuklara aşı yaptırmamanın, bir ebeveyn hakkı olup olmadığı sorusunu akıllara getirmektedir.

Ebeveynlerin çocukları üzerinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre velayetten doğan ve velayetten ayrı olarak hakları bulunmaktadır. Ebeveyn çocuğunun sağlığıyla ilgilenmekle yükümlüdür. Çocuğun sağlığı ile ilgili bir ihmal veya istismar varsa 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu gereğince sağlık tedbirine hükmedilebilir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda sağlık tedbiri, “çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılması” olarak ifade edilir. Aşı ise çocuğun fiziksel sağlığını koruması için gerekli koruyucu bir sağlık hizmetidir. Geçmişte çocuğuna aşı yaptırmayı reddeden ebeveynlerin tutanakları ile birlikte sağlık tedbirinin uygulandığı da olmuştur (Sözcü, “Çocuğuna aşı yaptırmayan davalık oluyor” 12 Eylül 2015). Aşının çocukların sağlığı için koruyucu bir uygulama olduğu gerçeğinden hareketle aşının reddedilmesinin de çocuğun yüksek yararına olmadığı görülmektedir. Ancak ebeveynlerin aşıyı reddetmelerinde; yeterli düzeyde bilgilendirilmeme, güvensizlik, yan etki gibi nedenler olduğundan, bu nedenlere yönelik yapılacak çalışmaların ebeveynlerin aşıya olan güvenini artıracağı düşünülmektedir. Bu çalışmalar neticesinde ebeveynlerin aşı konusunda bilinçli bir tercih yapması daha muhtemeldir.

Aşının ebeveynler tarafından reddedilmesinin son yıllarda artış göstermesi, COVID-19 salgın döneminde de aşının önem kazanması ile bu konuda çalışmaların yapılması gerekliliğini doğmuştur. Aşının reddedilmesi yalnız bireyi ilgilendiren bir sorun değil, toplumu ilgilendiren bir halk sağlığı sorunudur. Aşı redlerinin artması ilerleyen dönemde bir sağlık tehdidi olacaktır (Bozkurt, 2018). Bu yüzden öncelikle ebeveynlerin aşılar konusunda (önemi, içeriği, yan etkileri, istatistiksel bilgiler, aşı kartının önemi vb.) yetkili kişiler ve sağlık çalışanlarınca yeterli düzeyde bilgilendirilmesi önemlidir. Sağlık çalışanlarının iş yükünün azaltılarak, bilgilendirme faaliyetlerine zaman ayırabilmeleri sağlanmalıdır. Aşı karşıtlığının yaygınlaşmasına neden olan medya organları denetlenmelidir. Aşı ile ilgili kamu spotları, bilgilendirici materyaller hazırlanmalıdır. Çocuklara uygulanan zorunlu aşılar için yasal düzenlemeler yapılmalı, sağlık tedbiri kararlarının yasal zemini güçlendirilmelidir. Aşı olmanın her çocuk için bir sağlık hakkı olduğu düşüncesinden hareketle şu söylem hafızalarda yer edinebilir: doğru bilgi, bağışıklık, çocuğun yüksek yararı.

KAYNAKÇA

Bozkurt, H. B. (2018). Aşı reddine genel bir bakış ve literatürün gözden geçirilmesi. Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi, 8(1), 71-79.

Eskiocak, M. ve Marangoz, B. 2019. Türkiye’de bağışıklanma hizmetlerinin durumu. Türkiye Tabibler Birliği Yayınları: Ankara, 78.

Gür, E. (2019). Aşı kararsızlığı – aşı reddi. Türk Pediatri Kurumu Arşivi, 54(1), 1-2.

Kovan, N. (2015). “İkiz bebeklerine aşı yaptırmayan savcının hukuk zaferi” 30 Haziran 2021tarihinde,  https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/ikiz-bebeklerine-asi-yaptirmayan-savcinin-hukuk-zaferi-29343111 adresinden erişilmiştir.

Resmi Gazete (2001). Türk Medeni Kanunu. 30 Haziran 2021 tarihinde https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.4721.pdf adresinden erişilmiştir.

Resmi Gazete (2005). Çocuk Koruma Kanunu. 30 Haziran 2021 tarihinde https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5395.pdf adresinden erişilmiştir.

Sözcü, “Çocuğuna aşı yaptırmayan davalık oluyor” 12 Eylül 2015 tarihinde https://www.sozcu.com.tr/2015/saglik/cocuguna-asi-yaptirmayan-davalik-oluyor-933364/ adresinden erişilmiştir.

T.C. Sağlık Bakanlığı. (2021). “Aşı Nedir, Nasıl Etki Eder?” 25 Haziran 2021 tarihinde https://asi.saglik.gov.tr/genel-bilgiler adresinden erişilmiştir.

T.C. Sağlık Bakanlığı. (2021). “Aşının Yararları” 26 Haziran 2021 tarihinde https://asi.saglik.gov.tr/genel-bilgiler adresinden erişilmiştir.

T.C. Sağlık Bakanlığı. (2021). “Sağlık Bakanlığı Tarafından Ülkemizde Uygulanan Çocukluk Dönemi Aşı Takviminde Hangi Aşılar Yer Alıyor?” 25 Haziran 2021 tarihinde https://asi.saglik.gov.tr/genel-bilgiler adresinden erişilmiştir.

Emine Nur ERİM

Sosyal Çalışmacı

Bugüne Kadar Toplam 565 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme