CİN DE ÜÇ HARFLİ TIP DA!

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Ruhsal hastalığı olan bireyler ve yakınları bazen tıp dışı yardım arama davranışlarında bulunabilir. Tıp dışı yardım arama davranışlarına yönelmenin çeşitli nedenleri vardır. Tıbbi yardım alırken etiketlenme korkusu bu nedenlerden biridir (Özkorumak ve ark, 2006).  Yine bilgi ve bilinç düzeyinin düşük olması ve alt toplumsal sınıfta olma gibi nedenlerle hastalar ve yakınları tıp dışı yardım arama davranışına yönelmektedir (Sarıkoç ve ark, 2015).

Ülkemizde ruhsal hastalığı olan bireylerin yardım arama amaçlı çoğunlukla din görevlileri ve dini unvan kullanan kişilere gittiği yapılan araştırmalarda görülmüştür. Özden ve arkadaşlarının (1996) yaptığı araştırmada kadınların %49’u, erkeklerin ise %48’inin din görevlisi ve dini unvan kullanan kişilere başvurduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bademli ve Lök (2017) ise ülkemizdeki bu konudaki çalışmalardan derlediği çalışmasında hasta ve yakınlarının en çok dini yöntemlere başvurduğunu belirtmiştir. Yine din görevlileri dışında muskacı-üfürükçü olarak adlandırılan kişilere başvurular da yaygın olarak yapılmaktadır.   Özden ve ark. (1996)’nın yaptığı araştırmaya göre bu kişilerin uyguladığı dini uygulamalar; daire, su gösterme, yıldızlama, ip gösterme, aynaya bakma, Kuran’ı Kerim’e bakma, muhalif fal yöntemleri şeklindedir.

Ruhsal hastalığı olan bireyler ve yakınları, ilkel dönemlerden günümüze kadar gelen batıl inançlar ile hastayı tedavi etmeyi düşünmüşlerdir (Güleç ve ark, 2006). Ruhsal hastalıklar konusunda Türk toplumu, kültür ve dini inançların etkisi ile özel güçleri olduğuna inanılan kişilerden yardım isteyebilmektedir (Sarıkoç ve ark., 2015). Bu yardım arama davranışları çoğunlukla geleneksel dini uygulamalar şeklindedir (Bademli ve Lök, 2017). Ancak bu uygulamalar ve yardım arama davranışları çeşitli şekillerde ruhsal hastalığı olan bireyin yaşamını ve tedavi sürecini etkilemektedir.

Muskacı-üfürükçü olarak başvurulan kişiler ruhsal hastalığı olan bireyden yüksek miktarlarda para talep edebilmektedir. Bu da bireyin ve yakınlarının ekonomik olarak zorluk çekmesine neden olmaktadır (Attepe Özden, 2015). Ayrıca “içine cin girmiş, lanetlenmiş” şeklindeki tanılar bireyin damgalanmasına neden olmakta, hastalık ile baş etmesini zorlaştırmaktadır. Bunun neticesinde de hastalığın erken teşhisi zorlaşmakta ve alevlenmeler tetiklenmektedir (Gözen ve Buz, 2020). Başvurulan kişilerin tavsiyesi ile ruhsal hastalığı olan birey ilaç kullanımını reddedebilmektedir. Yine dini uygulamalar nedeniyle bireyin hastalık hakkındaki iç görüsü de azalabilmektedir.

Ruhsal hastalıklarla çalışan sağlık çalışanlarının bu konudaki farkındalığı artırılmalıdır. Bu sayede bu gibi durumlarda bilgilendirme yapılabilir ve tedaviye devam etme konusunda yardımcı olunabilir. Özellikle toplum ruh sağlığı merkezinde çalışan ve ev ziyaretlerinde görevli uzmanların ziyaretleri sırasında bu davranışları sorgulaması ve bilgilendirme yapması önem arz etmektedir. Tıbbı tedaviye devam etmenin önemiyle ilgili farkındalık çalışmaları da yapılmalıdır. Ayrıca ruhsal hastalığı olan bireyin bakımından sorumlu olan kişiler ile sürekli iletişim sağlanmalı, ilaçlar hakkında bilgilendirme yapılmalı ve tedavi sürecine aktif katılımları sağlanmalıdır. Makro düzeyde ise il ve ilçe müftülükleri aracılığı ile resmi ünvanlı din görevlilerine bu konuda eğitimin verilmesi, kendilerine yapılan başvurularda tıbbi tedaviye yönlendirmelerini kolaylaştıracaktır. Ruhsal hastalığı sahip bireyler batıl inançlar ve uygulamalar nedeniyle istismar edilebilmektedir. Bireylerin uygun tedavi ve sosyal hizmet modelinden faydalanabilmesi en temel hakkıdır. Bu nedenle sosyal hizmet uzmanlarının ruhsal hastalığı olan bireylerle çalışırken bu hususu da değerlendirmesi önem arz etmektedir.

KAYNAKÇA

Özden, S. Y., Vedi, F., Yargıç, İ. ve Kaya, N. (1997). Büyücü-Üfürükcü-Cinci ve Astrolog Gibi Hekim Olmayan Kişiler İle Ruh Hastalıklarının İlişkilerinin Çeşitli Yönlerden Araştırılması. Düşünen Adam, 10(1), 22-28.

Özkorumak, E., Güleç, H., Köse, S., Borckardt, J. ve Sayar, K. (2006). Depresyon Hastalarında Tıp Dışı Yardım Arama Davranışı: Aleksitimi Bir Etken Olabilir Mi?. Klinik Psikiyatri, 9, 161-169.

Bademli, K. ve Lök, N. (2017). Kronik Ruhsal Hastalıklarda Yardım Arama Davranışları. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 9(2), 136-142.

Güleç, H., Yavuz, A., Topbaş, M., Ak, İ. ve Kaygusuz, E. (2006). Psikiyatri Hastalarında Tıp Dışı Çare Arama Davranışı: Türkiye’de ve Almanya’da Yaşayan Türkler Arasında Karşılaştırmalı Bir Ön Çalışma. Klinik Psikiyatri, 9, 36-44.

Sarıkoç, G., Demiralp, M., Özşahin, A. ve Açıkel, C. H. (2015). Ruhsal Hastalıklarda Yardım Arama: Hasta Yakınlarının Tutumlarına Yönelik Bir Çalışma. Balıkesir Sağlık Bilimleri Dergisi, 4(1), 32-38.

Attepe Özden, S. (2015). Şizofreni Tanısı Almış Bireylerin Ailelerinin Bakımverme Deneyimleri ve Sosyal Destek İlişkilerinin Psikiyatrik Sosyal Hizmet Temelinde İncelenmesi. (Doktora Tezi). Hacettepe Üniversitesi, Ankara.

Gözen, Ö. ve Buz, S. (2020). Türkiye’de Koruyucu ve Önleyici Ruh Sağlığı Uygulamaları: Sosyal Hizmet Uzmanları ve Hastaların Deneyimlerine Dair Nitel Bir Araştırma. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 12, 18-42.

 

Emine Nur ERİM

Sosyal Çalışmacı

Bugüne Kadar Toplam 344 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme