SÖY- SÖY- SÖY- LEMEK İSTEDİĞİM ŞEYLER – II

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 2 Dakikadır.

Kekemeliğin bir konuşma bozukluğu olduğu, görüldüğü dönem ve yaşlar, nedenleri ve türleri Söy- Söy- Söy- Lemek İstediğim Şeyler – I adlı yazımızda bahsedilmiştir. Çocuklarda görülen bu konuşma bozukluğu karşısında önemli olan anne babanın, sınıf öğretmeninin, okul psikolojik danışmanının ve okul idaresinin tutumu ve yaklaşımıdır.

                Ailelere öneriler:

  • Aile içindeki çocuğu korkutan problemler giderilmelidir.
  • Çocuk konuşurken takıldığı kelimeler onun yerine söylenmemeli ve cümleler tamamlanmamalıdır.
  • Çocuk konuşurken sabır ve sakinlik içinde dinlenmelidir. Tedirginlik veya sıkılma hali belli edilmemelidir.
  • Çocuk doğru ifade edemediği kelimeler için zorlanmamalı ve asla bunun için cezalandırılmamalıdır!
  • Çocukla birlikte vakit geçirilmeli, nasıl konuşursa konuşsun onun sizin için değerli olduğu hissettirilmelidir.
  • Çocuk ne kardeşi ne de arkadaşları ile kıyaslanmamalıdır.
  • Çocuğun yanlış ifade ettiği kelimeler üzerinde alay edilmemelidir. Anne baba bu konularda hassas olmalıdır.
  • Öz güveni yükseltmeye yönelik faaliyetlere katılım sağlaması için cesaretlendirilmelidir ( örneğin sesli şarkı, şiir okuma gibi).
  • Kekelemek yerine konuşma zorluğu ifadesini kullanmak iletişim açısından daha olumlu olacaktır (Yaşar, 2017).

Kekemelik davranışları gösteren çocukların tedavilerinde en iyi sonucun alınabilmesi için terapist ve anne-babanın işbirliğine ihtiyaç vardır. Başlangıç olarak anne-babanın çocuğuyla iletişiminde bu kurallara uyması yararlı olacaktır (Gül, 2017).

Öğretmenlere öneriler:

  • Öğrencilerin sınıfta kendileri rahat hissedecekleri bir ortam oluşturulmalıdır.
  • Öğrencilerin kendileri rahat ifade edecekleri, kabul görebilecekleri bir sınıf iklimi oluşturulmalıdır. Arkadaşları tarafından alay edilip dışlanacakları bir ortama izin verilmemelidir.
  • Okul içinde sosyal faaliyetlerden folklor, koro, çalışmaları gibi etkinliklere teşvik edilmeli. Öğrencilere okul geneli ve sınıf içi sorumluluklar verilmeli ve yerine getirmeleri sağlanmalıdır.
  • Öğrenciye güven verilmeli, konuşurken çocuğa dönük olarak dudak hareketlerine bakmak yerine göz teması kurarak, geri bildirimler vererek iletişime girilmelidir. Bu davranışlar öğrencinin kendisini güvende ve iyi hissetmesi adına önemlidir (Yaşar, 2017).

Tedavi yöntemleri:

Kekeme kişilerin faydalanmakta olduğu çok farklı tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Tedaviye erken yaşta başlanmış olması ise büyük öneme sahiptir. Özellikle de okul öncesi dönemde tedavi edilen çocuklar ileri ki dönemlerde hiç kekelemedikleri gibi, pek çoğu küçük yaşlarda uygulanan terapileri dahi hatırlamamaktadır. Ancak yetişkinlik dönemine kadar hiçbir terapi görmeyen ya da bilimsel yöntemler dışındaki arayışlara yönelen bireylerde kısa sürede kesin sonuç alınması daha güç olmaktadır. Çünkü kişinin yaşı ilerledikçe hiçbir zaman kekemeliğini kontrol altına almayıp çözemeyeceğine inanmamaya başlamaktadır. Ayrıca geç başlanan tedavi sebebiyle uzunca süre çevrelerinden gelen alay ve eleştirilere maruz kaldıkları için konuşmayı gerektiren ortamlarda çeşitli fobiler geliştirirler. Zaman ilerledikçe korkuların giderilmesi ve tedavinin uygulanması kolay olmamaktadır. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının kekelediğini fark ettikleri durumda hiç zaman kaybetmeden bu konuda gerekli eğitimi almış, konunun uzmanı olan bir dil ve konuşma terapistinden yardım almaları gerekmektedir (Gül, 2017). Ailelerin sosyal medyada veya çevrelerinde karşılaştıkları dolandırıcı ve sahtekâr kişi ve kurumlara inanmamaları, resmi kurumlarla görüşmeleri gerekmektedir.

Kaynakça

  1. Gül, (2017). Çocuklarda Görülen Psikolojik Sorunlar Ve Tedavisi. İstanbul: Çıra Yayınları.
  2. Yaşar, (2017). Çocuklarda Davranış Problemleri Ve Çözüm Yolları. Ankara: Hayat Yayıncılık.

Büşra Yılmaz

Psikolojik Danışman

 

Bugüne Kadar Toplam 227 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme