Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 2 Dakikadır.

Yaşamın ilk yıllarının önemi ile ilgili içerikler, bir kitapçıda gezerken elinize aldığınız kişisel gelişim kitabında veya sosyal medya hesaplarınıza göz atarken karşınıza çıkan bir postta yer alabilir. ‘’Erken çocukluk dönemi’’ olarak adlandırılan 0-6 yaş dönemi, çocuklar için kritik dönem sayılır ve bu dönemde kişilik, zekâ, algı, sosyal-duygusal ve bilişsel becerileri hızla gelişim gösterir. Aynı zamanda çocukların beyin gelişimlerinin büyük oranda gelişimi erken çocukluk döneminde tamamlanır.

Çocuklar için böylesine önemli bir dönem olan erken çocukluk döneminde çocuğa bakım veren ve çevresinde bulunan tüm bireylerin çocuğun gelişimini pozitif yönde etkileyecek davranışlarda bulunması gerekmektedir. Çocuğun bulunduğu ortamlardaki her türlü etkileşimi onun yargı ve değerler sisteminin oluşmasına katkı sağlar. Bu etkileşim onun kendisi ve çevresi hakkındaki duygularını, düşüncelerini ve algılarını yapılandırmaktadır (Sarıca, 2013; Akt., Yaman Akpınar, 2019). Bu dönemde çocuğun edindiği deneyimlerin kalitesi ve içeriği, ileriki yıllarda psikolojik sağlığın, kişilerarası ilişkilerde sağlığın, akademik ve sosyal uyumun en önemli belirleyicisi olmaktadır (Yılmaz, 2016).

Çocukluk yaşantıları kişinin hayatını etkilediği gibi anılarında da yer edinmektedir. Aile bireyleri, çocukluk döneminin ilk anılarını oluştururlar. Bu anıların içeriği ve kalitesi çocuğun yaşamının diğer yıllarını etkileyeceğinden çocukların mutlu anılara sahip olması ileriki yıllar açısından önem arz etmektedir.

Çocukların mutlu ve huzurlu anılar biriktirmesini sağlamak için öncelikle sağlıklı bir aile ortamına ihtiyaç vardır. Sağlıklı aile ortamı; birbirlerine karşı dürüst, içten ve sevgi ile yaklaşan, birlikte olmaktan ve boş zamanlarını birlikte geçirmekten zevk alan, her üyenin rollerinin ve sorumluluklarının tüm aile üyeleri tarafından kabul edildiği ve çatışmaları çözebilen sağlıklı bir manevi yaşama sahip olan ailedir. Sağlıklı ailenin bu temel gereksinimleri sağlaması ile çocuklar için mutlu anılar oluşturabilecekleri ortam yaratmış olurlar.

Çocukluk dönemi anıları hayatımızda önemli bir etken olmasının yanı sıra ne kadar mutlu ve huzur anlarımız hafızamızdaysa o kadar sağlıklı düşünürüz diyebiliriz. Kişi hayatı hakkında ne kadar mutlu anıya sahipse o kadar sağlıklı bir kişiliğe sahip olmaktadır (Yılmaz, 2016).

Çocukların bu mutluluğunu sağlamak ise sanıldığının aksine büyük bir çaba gerektirmeyen bir durumdur. Aileler genellikle çocuklarının çeşitli istekleri olduğunu düşünüp mutluluğu ulaşması zor bir çıta olarak düşünseler de çocukların istekleri genellikle birlikte zaman geçirmeye yönelik, basit fakat ailelerin gerçekleştirmeye zorlandıkları isteklerden oluşmaktadır. Bununla birlikte anne babalar, çoğu zaman çocukları mutlu etmeyi yalnızca maddesel düşünmekte olan ve çocukları hediye olarak adlandırdıkları objelere boğmaktadırlar. Oysaki çocukların ‘’mutluluk’’ olarak adlandırdıkları duygu; bir oyuncak, bir tatil veya bilgisayar oyunundan daha öte, anne-babasıyla duygusal temas kurma isteğidir. Son olarak bu yazıyı yazmamda ilham olan, yetişkinlerin ve çocukların mutluluk anılarını ne kadar farklı algıladıklarını gösteren videoyu paylaşmak istiyorum;

https://www.youtube.com/watch?v=dxqZCWPIG9U

 

KAYNAKÇA

  1. Yaman Akpınar, T. (2019). Çocukluk Dönemi Mutluluk Anıları İle Kendini Toparlama Gücünün Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Necmettin Erbakan Üniversitesi, Konya.
  2. Yılmaz, H. (2016). Kadınlarda Çocukluk Dönemi Mutluluk Anıları İle Ebeveynlik Rollerine İlişkin Kendilik Algısı Arasındaki İlişki (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Necmettin Erbakan Üniversitesi, Konya.

Görsel Kaynakça

  1. https://www.beliefnet.com/love-family/parenting/peaceful-parents-happy-kids.aspx adresinden erişildi.
  2. https://www.bookatl.org/black-father-and-kids-1024×675/ adresinden erişildi.

 

Ayşe Sena ÇELİK

Okul Öncesi Öğretmeni & Aday Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 281 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme