ÇOCUKLARIN YAŞANTISAL SÜREÇLERLE ÖĞRENMELERİ

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Yaratıcı drama, kişilerin kendi yaşantısal süreçlerini kullanmalarına ve yaşamı deneyimlemelerine imkan sağlar.

Yaratıcı drama, çocukların oyunlarında görülen katılımcının sanatsal duyarlılığını, kendisi, başkaları ve dünya hakkındaki bilincini artıran ve her çocuğun hayal gücünü geliştiren bir öğrenme aracıdır. Yaratıcı drama, bir grup etkinliğidir. Öğrenme sürecine çocuğun etkin şekilde katılabilmesi için, duyularını, düş gücünü, imgeleme yetisini devreye sokar (Yazar, Çelik ve Kök, 2010).

Okul öncesi dönemde ise çocukta ilk dramatik öğrenme taklit etme ile başlamaktadır. Çocuklar, hayali ve gerçek yaşantılar ile davranışları arasında fiziksel ve bilişsel bağlantılar kurabildikçe, taklit becerileri gelişmekte ve oyuna dönüşmektedir. Oyun, çocuk eğitiminde yadsınamaz bir öneme sahiptir. Yetişkinlerin düşündükleri gibi boş vakit geçirme değil, çocuklar için en doğal öğrenme ortamıdır. Çocukların yanlış yapma, eleştirilme korkusu olmadan kendilerini en iyi şekilde ifade edebilmelerini sağlar (Yazar, Çelik ve Kök, 2010).

Yaratıcı dramaya eğitimlerin çocukların üç buçuk ila dört yaşlarında başlaması mümkündür. Drama eğitimlerinde önemli olan sonuçtan ziyade gidişattır. Bu bilgiden yola çıkılarak, 5-6 yaşlarından küçük çocuklarla ya da ilk kez yaratıcı drama dersi alan öğrencilerin drama etkinliklerinin tüm aşamalarını gerçekleştirmesi beklenmemelidir. Dolayısıyla kolaydan zora doğru bir planlamanın yapılması gerekmektedir. Okul öncesi dönemde öğrenciler gösterdikleri gelişim kapsamında, başarısızlıklarını kabul etmemektedirler. Dolayısıyla yaratıcı drama faaliyetlerinde bulunan öğrencilerin başaramadıkları hissine kapılmamalarına vurgu yapılmaktadır. Faaliyetlerde kazanan ya da kaybedenin olmaması gerekmektedir. Odak noktası yalnızca kendi yapabildiklerini geliştirmeye yönelik çaba göstermesidir (Bayrak,2020).

Yaratıcı Dramanın Çocuğun Zihinsel Gelişimine Etkisi:

  • Yaratıcı drama etkinlikleri, çocuğun bilişsel becerilerinin gelişimini doğrudan desteklemektedir. 
  • Çocuklar drama etkinlikleri sırasında kendilerine sunulan günlük yaşamları ile ilgili problemleri farklı şekillerde yeniden yaşarlar. Böylece problem çözme becerileri desteklendiği gibi olaylara farklı bakış açıları geliştirmesi sağlanmaktadır.

Yaratıcı Dramanın Dil Gelişimine Etkisi :

  • Yaratıcı drama etkinlikleri ile çocuklar, düşünme, konuşma, dinleme ve anlama becerilerini kazanmaktadırlar. Çocuklar, dil becerilerini yaratıcı drama çalışmaları sırasında grupla kurduğu etkileşim sonucunda doğal yollarla geliştirmektedir. Drama etkinlikleri sırasında çocuk, sözel iletişimi başlatarak, çeşitli durumlarda hayali karakterlerle karşılıklı diyaloglar kurar. Doğal etkinlikler sayesinde çocuk sesinin tonunu, yüksekliğini, alçaklığını ve hızını ayarlayabilir.
  • Dramanın, sadece sözel değil, sözel olmayan iletişim becerilerini de geliştirdiği savunulmaktadır. Çocukların drama çalışmaları içinde etkin olduğu sözel ve sözel olmayan dili çok etkin şekilde kullandığı görülür. Çocuklar, bu etkinliklerde yer alırken, düşünme, konuşma, dinleme, anlatma ve birbirleriyle iletişim kurma becerilerini de kazanır.

Yaratıcı Dramanın Sosyal Gelişime Etkisi:

  • Drama, tanım olarak, kendi içerisinde sosyalleşmeyi barındırmaktadır. Çeşitli etkinliklerin özelliğine göre tartışan, konuşan, olayları yaşayan, gözleyen ve yaratan çocuk, sosyal iletişimin temellerini sağlamlaştırır. Bu nedenle sosyal iletişime etkisi olmayan drama etkinliği yok denebilir.
  • Drama, bir grup çalışması olması nedeniyle bulunduğu ortama göre duyarlı olmayı, birbirlerini kabul etmeyi, paylaşmayı öğretir. Böylece bireyin hem kendine hem de başkalarına güven duygusu gelişir. Çocuklar, drama sayesinde çeşitli sosyal farklılıklara rağmen birlikte oynama ve başarmanın hazzını tadarlar böylece işbirliği yapma becerileri gelişir.

Yaratıcı Dramanın Duygusal Gelişime Etkisi:

  • Drama, bireyin her alanda kendini tanımasına imkân sağlar. Bu durum çocuğu duygusal yönden rahatlatır. Şöyle ki, drama etkinlikleri ile çocuk iç dünyasını yansıtarak, arkadaşları ile kaynaşmakta, gruba katıldığı andan itibaren bastırılmış duygularını dışa vurduğu için de rahatlamaktadır (Yazar, Çelik ve Kök, 2010).

Çocuğun kişiliğinin temellerinin atıldığı bu dönemde drama çalışmalarına sık sık yer verilmesi çocuğun tüm gelişim aşamaları açısından önemli ve gereklidir(Yazar, Çelik ve Kök, 2010).

KAYNAKÇA

Bayrak, A. (2020). Okul Öncesi Eğitimde Yaratıcı Drama Eğitiminin Duygu Düzenleme Ve Sosyal Problem Çözme Becerilerine Etkisi (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). İstanbul Aydın Üniversitesi, İstanbul.

Yazar, A , Çelik, M , Kök, M . (2010). Okul Öncesi Eğitimde Yaratıcı Dramanın Çocuğun Gelişim Alanlarına Etkisi. Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Dergisi, 0 (16), 15-21. 

 

Büşra YILMAZ

Psikolojik Danışman

.

 

Bugüne Kadar Toplam 2,700 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme