BEBEĞİM UYUMAK BİLMİYOR!

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Uyku, doğumdan başlayarak insanların büyümesine, gelişmesine, öğrenmesine, dinlenme ihtiyaçlarının giderilmesine, bedeni güne sağlıklı olarak hazırlamaya yardımcı olan bir süreçtir.

Bununla birlikte uykunun yaş ve uyku düzeni arasında paralel ölçüde bir ilişkisi vardır. Yeni doğan bir bebeğin günlük ortalama uyku ihtiyacı 16 saatken, ilk 3 ayda 12-16 saattir. Bu zaman diliminin 8-10 saatini gece uykusu oluşturur. Sonraki dönemler de ise uyku ihtiyacı giderek azalır. Bir yaş itibariyle uykuya olan ihtiyaç 13 saate düşer ve bunun 2 saati gündüz uykusunu oluşturur.

Bir yaşından sonra ebeveynlerin çocuklarına kazandırmaları gereken temel ve önemli alışkanlıklardan biri uyku alışkanlığıdır. İyi bir uyku çeşitli faktörlere dayanmaktadır. Bunlar bebeğin fizyolojik ihtiyaçları olduğu kadar çevresel de olabilir. Bebeğin altının kuru olması, bebeğin yeterli düzeyde beslenmesi, gazının alınmış olması fizyolojik etkenlerken ortamın ısı, ışık ve ses bakımından uygun olması, ortamın temizliğine özen gösterilmesi de kaliteli uyku için gerekli çevresel koşullardandır.

Uyku yalnızca dinlenmek için gerekli değildir. Uykunun bebeklerin büyümesinde önemli etkisi vardır. Derin uyku dönemindeki bebeğin vücudunda melatonin hormon salınımı başlar. Bu hormonun salınımının başlaması için gece uykusu şarttır. Bu hormon sayesinde bebekler hızlı gelişim göstererek vücutları kendini onarır, yeniden yapılandırır ve bedenlerinin yeni güne hazır hale gelmesine yardımcı olur.

Bebekler uykularını yeterince alamadıklarında uyku düzeni ve kalitesi de olumsuz etkilenir. Huzursuzluk, uyaranlara tepki vermede yetersizlik, ağrıya karşı direncin azalması, sık ağlama gibi belirtiler yetersiz uykunun sebepleri arasında sayılabilir.

Pış Pış Uyku Zamanı

Bebeğin kaliteli bir uykuya dalabilmesi için;

  • Öncelikle uyku vaktinin yaklaştığını belirten bir uyku rutini oluşturulması uyku alışkanlığı sürecine olumlu etki etmesine yardımcı olacaktır. Özellikle bir saat önceden başlayan bu rutin bebeğe uyku vaktinin yaklaştığı işaretini verir. Örneğin bir saat önceden uyuyacağı odaya gitmek, hafif loş bir ortam oluşturmak, bu rutin içinde bebeği beslememek, altını uyumadan önce bu rutin içinde değiştirmek, masal okumak, ninni söylemek tarzında bir rutin oluşturulabilir.
  • Ilık bir banyo yaptırılabilir. Özellikle yeni doğan bebeğin günlük olarak ılık banyo yapması anne karnındaki kaldığı güvenli dönemi hatırlamasına yardımcı olarak uykuya geçiş sürecinin kısalmasına yardımcı olabilecektir. Bu mümkün değilse ayaklarına ılık su dökmek de benzer şekilde işlev görerek sakinleşmesine yardımcı olabilecektir.
  • Uçucu yağlar (papatya yağı, lavanta yağı gibi) ile masaj yapılabilir. Lavanta yağı bebeğin uyuyacağı yastığa bir iki damla damlatılabilir ya da kurutulmuş lavanta bir kesenin içine konularak bebeğin yastığının içine yerleştirilebilir.
  • Bebeğin uyumak için bulunduğu odanın karanlık olmasına özen gösterilmelidir. Gece lambası mümkün olduğunca az kullanılmalıdır. Çünkü uyku sırasında salgılanan melatonin hormonu için karanlık bir ortam gereklidir. Gece lambası melatonin salınımını olumsuz etkileyebilmektedir.
  • Bebek, emerek uykuya dalmamalıdır. Eğer bebek uykuya emzirilerek ya da biberonla dalıyorsa emme ile uyku davranışı arasında şartlı bir durum oluşmasına sebep olur. Bu durum bebeğin uykuya yalnız başına dalmasına engel olur. Bebek uyandığında tekrar bu şartların sağlanması gerekir. Bu durum ebeveynlerin uyku düzenlerini de olumsuz etkileyebilir. Bebek uykulu hale gelene kadar emzirilmeli, kucakta kalmalı; uykuya dalacağı sırada yerine yatırılmalıdır.
  • Bebek, sallanarak uyutulmamalıdır. Sallanan bebeklerin kolay uyumalarının sebebi bağırsaklarının harekete geçmesidir. Vücudunda gaz biriken bebek, sallandığında bağırsakları harekete geçer ve bu sayede rahatlayan bebeğin uykuya dalış süresi kısalır. Bu durum olumlu bir durum gibi görünse de bebeğin kendi kendine uyuma düzenini olumsuz etkileyebilir. Uyandığında tekrar sallanmak isteyecektir. Bu şart yerine getirilmediğinde ise uyku düzeni olumsuz etkilenecektir. Bunun yerine bebekte gaz yapıcı (özellikle inek sütü) besinlerin tespit edilip beslenme düzeninden çıkarılması daha işlevsel olacaktır.
  • Bebeğin akşam uyuyacağı odada sakin aktivitelerle zaman geçirerek bu odada gün içinde 2-3 kez uyumasına özen göster Bu sayede bebeğin bu oda ile uyku arasında bir ilişki kurması sağlanarak uykuya dalma süresi kısaltılabilir.
  • Bebek, uyurken beslenmemelidir. Özellikle gece uykusu sırasında bebek beslenmemelidir. Acıkan bir bebek vakti geldiğinde uyanır. Uyuyan bebeği beslemek sindirim sistemini aktifleştirerek uykunun kaçmasına, tekrar uykuya dalış süresinin uzamasına ve vücudun uyku sırasında aktif olması gereken diğer işlemlerinin aksamasına sebep olur. Bu durum bebeğin uyku kalitesini ve büyümesini olumsuz etkileyebilir.
  • Bebeğe uykuyu anımsatacak bir güven objesi alınabilir. Bu bir battaniye olabileceği gibi yumuşak pelüş oyuncaklar da olabilir.
  • Bebeğin uyuyacağı odada elektromanyetik dalga (televizyon, bilgisayar tablet, telefon, wifi vb.) yayacak hiçbir araç olmamalıdır.
  • Bebek annenin/babanın yanında uyuyacaksa; yastık kılıfının ve çarşafın gergin olmasına, çok yumuşak olmamasına dikkat edilmelidir. Yumuşak yastık, çok ısınmaya sebep olabilir.
  • Bebek uyurken kalın giydirilmemelidir. Ebeveynlerinin yanında uyuyan bir bebek onların vücut sıcaklığı ile ısınacaktır.

Tüm bunlara rağmen bebeğinizin uyku düzeni oluşmuyorsa mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır.

GÖRSELLERİN KAYNAKÇASI

https://pin.it/5rcDJJQ  adresinden erişildi.

 https://pin.it/1bhm8sb          adresinden erişildi.

 Merve AKBABA

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 215 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme