TOPLUMUN MİHENK TAŞI AİLE

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakikadır.

Aile her kültürde bulunan sosyal bir kurumdur. Toplumun temelini oluşturan aile, insanlığın varoluş süreciyle birlikte ortaya çıkmış bir kurumdur. Aile tanımında farklılıklar olmakla birlikte “biyolojik ve psikolojik bağları olan; aralarında tarihsel, duygusal, ekonomik bir birliktelik olan ve kendilerini aynı evin üyeleri olarak hisseden bireylerin oluşturduğu birliktelik” olarak aileyi tanımlamak kapsayıcı olacaktır (Demirbilek, 2015).

Nathan Ackerman, Ivan Murray Bowen, Dan Jackson, Salvador Minuchin, Virginia Satir, Jay Hayley gibi öncü isimlerin katkıları ile aile danışmanlığı kavramı, geleneksel psikoterapiden ayrılarak aileye özgün ve değişik yapıda yeni bir sorun çözme sürecini ifade etmek amacıyla 1950’lerden itibaren kullanılmaya başlanmıştır (Korkut, 2001). Sorun çözme sürecine tüm aileyi katmayı amaçlayan yeni bir yaklaşımdır. Daha önceki yaklaşımlar hedef olarak bireyin davranışlarını değiştirmeyi hedef almış ve sorunların nedenini bireyin kişilik yapısında aramışlardır. Aile danışmanlığı ise sorun çözerken doğrudan aile üyeleri arasındaki etkileşimlerin incelenmesini ve bu etkileşimlerin soruna katkısının değerlendirilmesini öngören bir yaklaşımdır (Demirbilek, 2015).  Aile terapisi diğer terapilerden yapı, teknik ve hedefler açısından farklılık gösterir. Kuramsal olarak “aile terapisi” psikoterapi kuramlarının çoğu ile benzerlik göstermekte ve onların kavramlarından yararlanmaktadır. Aralarındaki en önemli fark ise diğer psikoterapiler “bireylere”, “danışan-terapist” ikili ilişkilerine ve “grup” tekniklerine önem vermelerine karşın, aile terapisi özel bir yapı ve etkileşim sistemi olarak aileyi bir bütün olarak “danışan” gibi kabul etmesidir (Algan, 2016). Bu yaklaşım, bireyi kendi başına değil, ailenin diğer üyeleri ile olan ilişkileriyle ele almaktadır. Aile terapisinde birey ailenin sosyal yapısı içinde ele alınmakta ve terapi sürecinin amacı aile sistemini, kişiler arası ilişkileri değiştirmeye yönelik olmaktadır. Bireyin kazandığı deneyimler “içsel” olduğu kadar “dışsal” çevresel etmenlere de bağlı olmaktadır. Aile danışmanlığında amaç, ailelerin işlevlerinde, aile üyelerinin ruhsal sağlıklarını düzenlemek, birbirleriyle ilişki ve etkileşimlerini geliştirmek ve aile sisteminin işlevselliğini sağlamaktır (Tönbül, 2019).

Aile terapileri kuram ve yaklaşımları; aile sistemleri kuramı, psikodinamik aile terapisi, yapısal aile terapisi, stratejik aile terapisi, yaşantısal aile terapisi, bilişsel-davranışçı aile terapisi ve Bowen kuşaklararası aile terapisi olarak ele alınabilir. Her kuram benzer hedeflere sahip olmakla birlikte kullandıkları teknikler ve stratejiler kendilerine özgüdür (Yılmaz, 2016).

Aile danışmanlığı süreci üç ana bölüme ayrılmıştır: İlk oturum/oturumlar, orta evre ve sona erdirme. İlk oturumlar aileyle ilk temas ile başlar. Danışman süreç boyunca aile ile ilgili bilgileri toplamalı, ailenin kalıplarını incelemeli ve ailenin şimdiki fonksiyonlarını iyi değerlendirmelidir. Aile danışmanı, ailede nelerin değişmesi gerektiğini değerlendirmelidir, bunu ölçme araçları ile ya da gözlem ve informal yollarla yapabilir (Nazlı, 2012). Tüm kuramlar danışma sürecinin erken safhalarında dört terapötik göreve yer verirler: (a) Terapötik ilişkinin kurulması (b) Bireysel, ailevi ve sosyal dinamiklerin değerlendirilmesi (c) Tedavi amaçlarının belirlenmesi (d) Vaka yönetimi (Tönbül, 2017). Orta evreler değişim için bütün aileyi kapsamaktadır. Değişim için adımların atıldığı, yeni davranışları denemek için aile üyelerinin pekiştirildiği evredir. Danışma kısa süreli ve sorun odaklı değilse, orta evrenin büyük bir bölümünde aile üyelerinin seanslarda birbirleriyle yapıcı bir şekilde ilişki kurması amaçlanır. Bu nedenle orta evrede danışman daha az etkin bir rol oynar ve aile üyelerini birbirleriyle daha fazla etkileşime girmeye teşvik eder (Nazlı, 2012). Sonlandırma evresi, aile değişim amaçlarına ulaştığında hem danışman hem aile üyeleri tarafından birlikte karar alınarak gerçekleştirilir. Sonlandırma evresinde özellikle uzun süreli amaçlar tartışılır. Sonlandırma aşamasında başlıca görev danışmanların kendilerini danışanlarının hayatlarında gereksiz kılmalarıdır. Danışma sürecinin bu aşamasında danışman ve danışan danışma sonrası koruyucu birtakım planlar geliştirirler, bunlar (a) gerçekleştirdikleri değişimler için neler yapmış olduklarını, (b) başarılarını nasıl koruyacakları ve (c) gelecekte hayatlarındaki zorluklarla nasıl başa çıkacaklarını belirlemeyi kapsar. Bu aşama iyi bir şekilde yapılırsa, danışanlar hayatlarında ortaya çıkması kaçınılmaz olan problemleri ele almak konusunda kendilerini yeterli hissedecek şekilde aile danışmanlığından ayrılacaklardır (Gehart, 2017; Akt., Tönbül, 2019).

Göç (2006), yapmış olduğu bir araştırmada ailelerin psiko-sosyal sorunları ve aile danışma merkezlerinden yararlanma eğilimlerini araştırmıştır. Araştırmaya 150 kadın katılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre: kadınların yüzde 48’i ailede en çok eşleriyle sorun yaşadığını belirtmişlerdir. Çocuğun evdeki sorumlulukları ile ilgili sorunlar yüzde 22, aile büyükleri ile ilgili yaşanan sorunlar yüzde 33,3 kadınların yüzde 75,3’ü ailelerinde çözümleyemedikleri, tekrar eden sorunların olduğunu ve ilk sırada yüzde 40,7 oranla iletişim sorunları olduklarını belirtmişlerdir. Kadınların yüzde 61,3’ü aile içi sorunlarını öncelikle eşiyle çözmeye çalışmaktadır. Kadınların yüzde 55,3’ü sorunlarını çözdüklerini düşündüklerini ancak genellikle benzer bir durumla tekrar karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Kadınların yüzde 54’ü sorunlarını aile içinde çözemediklerini, sabrettiklerini ve bir şeylerin değişeceğini umduklarını ifade etmişlerdir. Kadınların yüzde 70,7’si aile danışma merkezinden danışmanlık almayı düşünmekte, yüzde 29,3’ü ise danışmanlık hizmeti almayı düşünmemektedir. Baltacı (2010), aile danışmanlığı hizmetinden yararlanmak isteyen evli kadınların nitelikleri konusunda araştırma yapmıştır. Araştırmaya 400 evli kadın katılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre: evli kadınların yüzde 40 gibi bir çoğunluğu aile içinde yaşadıkları sorunlar için kimseden yardım almadıklarını, yüzde 28’isinin eşinden yardım aldığı ortaya konmuştur. Evli kadınların yüzde 54’ü aile danışmanlık hizmeti almak istediğini ifade etmiştir. Araştırmaya göre kadınların eğitim düzeyi düştükçe aile danışmanlık hizmeti alma eğilimi artarken, eğitim seviyesi yükseldikçe bu eğilim azalmaktadır. Aile danışmanlık hizmeti almak isteyen evli kadınların aile gelirleri düşük çıkmıştır. Aylık gelir düştükçe aile danışmanlık hizmeti alma eğilimi artmaktadır.

Toplumsal yapıdaki dönüşümler doğrultusunda bir ihtiyaç haline gelen Aile Danışmanlığı, ülkemizde de yaygınlaşmaya başlamıştır. Aile ortamlarının düzeltilebilmesi ve ailelerin işlevlerini daha iyi yerine getirebilmesi için hem kamu alanında hem de özel alanda aile danışmanlık hizmeti veren kurumlar bulunmaktadır. Aile Danışma Merkezleri (ADM) ailenin karşılaştığı toplumsal, ekonomik, psikolojik, hukuksal sorunlara, eşler arası uyumsuzluklara ve ebeveyn çocuk iletişiminden doğan sorunlara çözüm bulmada yardımcı olan, yeni evlenecek çiftlere aile sisteminin oluşturulmasında danışma ve rehberlik hizmeti veren merkezlerdir.

Kaynakça

  1. Algan, T. (2016). Aile danışmanlığı uygulaması: dünü, bugünü ve yarını. İnsan Ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 5 (7), 2208-2217.
  2. Baltacı, G. (2010). Aile danışmanlığı hizmetinden yararlanmak isteyen evli kadınların nitelikleri (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Hacettepe Üniversitesi, Ankara.
  3. Demirbilek, M. (2015). Aile danışmanlığı: Bir uygulama örneği. TJFM&PC, 10 (2), 109-120. DOI: 10.5455/tjfmpc.205930.
  4. Göç, M. (2006). Ailelerin psiko-sosyal sorunları ve aile danışma merkezlerinden yararlanma eğilimleri (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Hacettepe Üniversitesi, Ankara.
  5. Korkut, Y. (2001). Aile danışmanlığı ve aile terapisi hizmetleri. Psikoloji Çalışmaları. Erişim Adresi: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/99953.
  6. Nazlı, S. (2012). Aile Danışmanlığı. Ankara: Anı Yayıncılık.
  7. Tönbül, Ö. (2019). Aile danışmanlığı sürecinde amaç oluşturma basamağının incelenmesi. Aile Psikolojik Danışmanlığı Dergisi, 2(1), 76-95.
  8. Yılmaz, D. (2016). Evli bireylerin yaşadıkları sorunların ve aile danışmanlığından beklentilerinin incelenmesi (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul.

Görsel Kaynakça

  1. http://dinamikpsikoloji.net/tr/hizmetlerimiz/aile-danismanligi
  2. https://indigodergisi.com/2019/03/abidin-dino-kimdir-mutlulugun-resmi/

Sümeyye Nur KANDEMİR

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 341 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme