TOPLUM İÇİNDEKİ İNSAN: BİREYSEL PSİKOLOJİ

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Freud’un evinde düzenlemiş olduğu tartışma grubundan doğan yeni bir psikanalitik yaklaşım; bireysel psikoloji.

Freud ile birlikte psikanaliz üzerine tartışmalar yapan Alfred Adler, gerek görüşleri gerekse kişilik özelliklerinin uyuşmazlığı nedeniyle Freud ile devamlı fikir ayrılığına düşmüştür. Freud’un düzenlemiş olduğu grup etkinliklerine katılım göstermiş olsa da onu hiçbir zaman ‘akıl hocası’ olarak görmemiştir. Çünkü psikanalize yönelik görüşlerinde keskin bir ayrım bulunmaktadır. Bu durum da Adler’in Freud’dan tamamen ayrılmasına yol açarak onun ‘Özgür Psikanaliz Derneği’ni kurmasını sağlamıştır (Yazgan-İnanç ve Yerlikaya, 2015).

Adler, yaklaşımına ‘bireysel psikoloji’ adını vermiştir. Bu duyulduğunda akla her ne kadar sosyalliğe daha az vurgu yapıldığı gelse de Adler, kuramını tam da sosyallik üzerine inşa etmiş ve herkesin dünyaya ‘sosyal güdü’ ile birlikte geldiğini vurgulamıştır. Kuramına vermiş olduğu isim ise sosyal ilişkiler içinde olan insanın biricik ve bölünmez olduğuna dair yapılan vurgudan gelmektedir. Çünkü Adler’e göre (1969); “Birey ancak toplumla kaynaşıp iç içe girerek birey niteliğini kazanır.”

Orijinal karşılığı ‘gemeinschaftsgefuhl’ olan ‘sosyal ilgi’ kavramı elbette Türkçeye tam olarak çevrilmesi mümkün olmayan bir kavramdır ve bu kavram toplumsal duyguyu ve insanlıkla özdeşleşme anlamlarını içermektedir. Adler’e göre insanlar doğuştan itibaren diğer insanlarla ilişki kurma potansiyeline sahiptir. Bu potansiyel ne yönde kullanılırsa birey o denli sosyal ilgiye sahip olacaktır. Bu noktada da ebeveynlerin sosyal ilginin geliştirilmesi konusundaki önemine vurgu yapılmalıdır. Çünkü doğumdan sonra bireyin en büyük çevresi anne ve babasıdır. Sosyal ilgi potansiyelinin gelişimi için uygun rehberlik ve eğitimle çocuk yetiştirilmelidir. Bu kapsamda yapılacak ilk önemli görev çocuğu cesaretlendirmek, desteklemek, işbirliği, bağlılık ve yoldaşlık duygusu oluşturmaktır. Öyle ki sağlıklı bir kişilik gelişimi bireyin sosyal ilgisinin gelişiminden ibarettir (Yazgan-İnanç ve Yerlikaya, 2015).

Adler’in kuramı aynı zamanda tüm insanların ortak çabasının kaynağı olan ‘aşağılık duygusu’ üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu duygu olumsuzluk çağrıştırsa da aslında insanların yaratıcılığının kökenidir. Tüm insanlar aşağılık duygusuna sahiptir ve bu durumla baş edebilmek amacıyla kendilerini keşfetmeye ve bir şeyler üretmeye çalışırlar. Amaç bu duyguyla baş edebilmektir. Aynı zamanda bu çabalar ihtiyaçlar hiyerarşisindeki kendini gerçekleştirme basamağı için de gereklidir ve aşağılık duygusu insanların kendini gerçekleştirme yolunda yanında olan güçlü bir faktördür (Çakır, 2018).

Bireysel psikoloji yaklaşımına göre aşağılık duygularımızı sosyal hayatımızda ‘üstünlük kurma çabası’ ile kontrol altına alırız. Bu üstünlük kavramı diğer insanların karşısında onları alt etmek değildir. İnsanların kendilerini algılayışlarındaki seviyenin nitelik olarak yükselmesiyle ifade edilen bu çaba insanların kendileri için geliştirdiği ‘yaşam hedefi’, ‘yaşam stili’ ve ‘yaşam görevleri’ ile anlam kazanmaktadır.

Her insanın davranışı bireysel psikolojiye göre belli bir amaca yöneliktir. Bireye bütünsel bir bakış açısıyla bakan bu yaklaşım aynı zamanda bu davranışların her birinin tek bir amaca yönelik olduğunu vurgular ve bu da yaşam hedefidir.  Yaşam hedefi oluşturulurken geleceğe yönelik hayaller ve isteklere başvurulur. ‘Kurgusal finalizm’ olarak ifade edilen bu hayal ve isteklerimize ulaşmak amacıyla da davranışlara yön verir ve genel bir yaşam hedefimizi belirleriz. Bu hedeflere ulaşmak amacıyla da kişilik özellikleri geliştirilir ve bu özellikler de yaşam tarzımızı oluşturur (Corey, 2015).

Bireysel psikoloji yaşam tarzımızı oluşturmaya ve yaşam hedefimize ulaşmaya yardımcı olan olgunun ‘yaşam görevleri’mizi yerine getirmek olduğunu vurgulamaktadır. Üç şekilde belirlenmiş olan görevler; iş seçimi, eş seçimi ve arkadaş çevresi olarak belirtilmiştir. Bu üç ana konuda insanların kendilerine uygun seçimler yapmaları yaşam tarzlarına göre olmakta ve seçimin sonuçları da onları yaşam hedeflerine götürme konusunda destekleyici rol üstlenmektedir (Corey, 2015). Bunların yanında Adler’e göre zorluklarla mücadele etmek de her bireyin temel yaşam görevidir (Uygur, 2015).

Kişiliğe bir bütün olarak bakan bireysel psikoloji tüm bunların yanında aile içindeki konumumuzun da kişiliğimizi etkilediğini belirtmektedir. Adler’e göre ailede kaçıncı çocuk olduğumuz kişilik yapımızı anlama konusunda bize yardımcı olacaktır. Bu nedenle Adler kardeş sırasına göre belli başlı kişilik özellikleri olduğunu ifade etmektedir.

İlk çocuk; diğer insanlara karşı korumacı bir tutum ve düzen sağlayıcı bir role sahip olma gibi olumlu özelliklere sahipken; endişeli, abartılı güç hissi, saldırgan tutumlar, haklı olma çabası ve eleştirel bir tutum gibi olumsuz özelliklere de sahiptir (Çakır, 2018). Bu olumsuz özelliklerin oluşmasındaki etken ilk çocuğun kardeşi olduğunda yaşadığı duygulardır. Adler kardeşi olan ilk çocuğu tahtını yitirmiş bir kral olarak tanımlamaktadır (Yazgan-İnanç ve Yerlikaya, 2015).

İkinci çocuk; yüksek motivasyonlu, arabulucu, rekabetçi, kolayca korkan ve arada kalmış bir karaktere sahiptir.

En küçük çocuk; azimli, başkalarına bağımlı, üstün olma arzusuna ve anormal bir hırsa sahip olma gibi özelliklere sahiptir.

Tek çocuk; sosyal açıdan olgun, düşük işbirliği olgusu, istediklerine anında sahip olma arzusu ve yüksek üstünlük hissi gibi kişilik özelliklerine sahiptir (Çakır, 2018).

KAYNAKÇA

Corey, G. (2015). Psikolojik Danışma Kuram ve Uygulamaları. (T. Ergene, Çev.). Ankara: Mentis Yayıncılık. (Orijinal eser 2009 yılında basılmıştır.)

Çakır, E. Y. (2018). 2000-2017 Arası Vizyona Giren Marvel Çizgi Roman Uyarlaması Filmlerde Bireysel Psikoloji (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Ege Üniversitesi, İzmir.

Uygur, A. E. (2015). Din Psikolojisi Açısından ‘Alfred Adler Psikolojisi’nin Değerlendirilmesi (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). İstanbul Üniversitesi, İstanbul.

Yazgan-İnanç, B. ve Yerlikaya, E. E. (2015). Kişilik Kuramları. Ankara: Pegem Akademi.

GÖRSEL KAYNAKÇA

https://tr.wikipedia.org/wiki/Alfred_Adler adresinden erişildi.

https://www.bilimoloji.com/psikoloji-din-acisindan-bireyde-dogustan-gelen-ustunluk-hedefi-omnipotent-duygular/adresinden erişildi.

Emrah BİNGÜL

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 595 Görüntülenme, (Bugün) 2 Görüntülenme