Terapide Duyguların Yeri: DOT

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Duygu Odaklı Terapi, Leslie Grenberg tarafından geliştirilmiş süreç odaklı deneyimsel bir terapi yöntemidir (Pulat, Gündüz ve Kılıç, 2020; Sezgin, 2016; Akt., Kavun, 2019). 25 yaşında bir mühendis olan Grenberg’ in psikoloji ile tanışması, psikoloji asistanı eşinin istatistik çalışmasına yardımcı olurken olmuştur. Grenberg daha sonra 30’ lu yaşlarda New York üniversitesinde psikoloji asistanlığına başlamış ve kuramları incelerken hiçbir kuramın duygulara odaklanmadığını fark etmiştir (Greenberg, 2016; Akt., Kavun, 2019). Bu kuramlarda odak genellikle düşünce ya da davranış biçimlerini değiştirmek ve bunun sonucunda duygu-düşünce-davranış dengesine ulaşmaktır. Ancak bu noktada ‘’Hissedilen duygunun bir değeri var mıdır? Terapide bu duyguların işlevi var mıdır? Duyguların ayrı bir terapötik araç ve teknik olarak nasıl kullanılabileceği ve bunun yararı nedir?’’ gibi bazı sorular aklına takılmıştır (Çelik ve Aydoğdu, 2018). Bu sorular doğrultusunda duygular üzerinde yoğunlaşan Grenberg ‘’ Duygu odaklı Terapi’’ yaklaşımını geliştirmiştir (Greenberg, 2016; Akt., Kavun, 2019).

Başlangıçta Süreç Deneyimsel Terapi olarak adlandırılan bu yaklaşım zaman içerisinde özellikle duyguların insan yaşamı ve terapideki önemine ilişkin yeni yaklaşımların gelişmesi ve bilimsel araştırma sonuçları ile adının Duygu Odaklı Terapi(DOT) olarak değiştirilmesini sağlamıştır. DOT içerisinde Gestalt Terapi, Varoluşçu Terapi, Birey Merkezli Terapi, Yaşantısal Terapi, Öyküsel Terapi, Bağlanma Kuramı, Psikodinamik Kuram ve Kişilerarası Kuramı barındıran bütüncül ve yaşantısal bir yaklaşım olmuştur (Greenberg 2010; Akt., Aras- Kemer ve Tuzgöl-Dost, 2020). DOT zamanla da hem çift hem bireysel uygulamaları kapsayan bir terim haline gelmiştir (Greenberg, 2002; Akt., Greenberg, 2012). Özetle DOT, Greenberg’in de (2015) önerisiyle duyguları psikolojik müdahalelerin esas odağı olarak gören tüm psikolojik tedavi yaklaşımlarına atıfta bulunan bütünleyici bir terim olarak kullanılmıştır (Akt., Çelik ve Aydoğdu, 2018).

Organizmanın bakım, büyüme ve yeterlik için doğuştan gelen bir eğilime sahip olduğu görüşü DOT’ un temel ilkesidir (Greenberg, 2016; Akt., Çelik ve Aydoğdu, 2018). DOT’ a göre duygular, temelde insanların hayatta kalması ve gelişmesine yardım etmek üzere evrimleştirilmiş doğuştan gelen adaptif(işlevsel) bir sistemdir. Duygular, ihtiyaçlarımızı karşılamaya yönelik eyleme geçmeye bizi hazırlar ve rehberlik eder; neyin iyi ya da neyin kötü olduğu bilgisini bize verir (İkiz, 2016). Bu bağlamda DOT, “Hissediyorum öyleyse varım” fikri üzerine temellenir (Greenberg, 2012). DOT’ un bakış açısına göre duygular özde adaptiftirler(işlevseldirler) ancak geçmiş yaşantılar, bazı beceri eksiklikleri (ör: duyguları fark edememe, duyguları görmezden gelme veya inkâr etme) ve duygudan kaçınma (kendini veya diğer bireyleri etkileme korkusu yüzünden) gibi nedenlerden dolayı sorun hale gelebilirler. Bu nedenle bireyin sorunun doğasını tanımlamak için ilk adım, onun ne hissettiğinin farkında olmaktır. Bu sayede belirli bir durum karşısında en uygun eylemin de ne olabileceği tanımlanabilir (Greenberg, 2016; Akt., Çelik ve Aydoğdu, 2018; İkiz, 2016).

Tüm bunlar dikkate alındığında DOT, terapide kalıcı değişim sürecinin yaratılması için duygusal değişimin temel rolünü ihmal eden buna karşı bilinçli anlayışa, bilişsel ve davranışsal değişime aşırı vurgu yapan terapi yaklaşımlarına karşı çıkmıştır (Çelik ve Aydoğdu, 2018). Anlamın oluşumunu ve davranış değişikliğinin önemini inkâr etmese de DOT; duyguların farkına varılması, kabul edilmesi, anlaşılması, bedensel olarak duyguların yaşanması ve terapötik değişim için duygu değişiminin önemine vurgu yapmış ve bu açıdan geleneksel yaklaşımlardan farklılaşmıştır (Greenberg, 2012). Özellikle 21. Yüzyıl insanının yaşadığı duygusal sorunların giderilmesinde ruh sağlığı alanındaki uygulayıcılara ve araştırmacılara çeşitli seçenekler sunmuştur (Çelik ve Aydoğdu, 2018). DOT, sıkıntılı bireylerin kişilerarası- sosyal problemleri ile çalışmaya başlamış fakat günümüzde depresyon (Dessaulles, Johnson ve Denton, 2003), kaygı (Timulak ve McElvaney 2016), aile içi problemler (Wiebe ve Johnson 2016), cinsel problemler (Grayer 2016), travma ve stres bozuklukları (Khayyat-Abuaita, Paivio, Pascual-Leone ve Harrington, 2019), yeme bozuklukları, borderline kişilik bozukluğu (Greenberg, 2012) ve sosyal problemleri de (Gavas Aslan 2019) içine alan birçok çalışma alanı ile uygulama alanını genişletmiş ve etkililiğini kanıtlamıştır.

KAYNAKÇA

Aras-Kemer, F.N. ve Tuzgül-Dost, M. (2020). Masal terapi kitabının duygu odaklı terapinin temel kavramları açısından incelenmesi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry, 12, 411-425. doi: 10.18863/pgy.807954

Çelik, H. ve Aydoğdu, B.N. (2018). Duygu odaklı terapi: Psikoterapide yeni bir yaklaşım. E-Kafkas Eğitim Araştırmaları Dergisi, 5(2), 50- 68.

Dessaulles, A., Johnson, S.M. ve Denton, W.H. (2003). Emotion-focused therapy for couples in the treatment of depression: A pilot study. Am J Fam Ther, 31, 345-353.

Gavas-Aslan, A. (2019). Duygu odaklı terapinin diğer kuramlarla karşılaştırılmalı analizi. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi, 2,110- 116.

Grayer, J. (2016). Emotionally focused therapy for couples: a safe haven from which to explore   sex during and after cancer. Sex Relation Ther, 31, 488-492.

Greenberg, L.S. (2012). Duygu odaklı terapi. (Çev. S. Kızıltaş). İstanbul: Psikoterapi Enstitü  Eğitim Yayınları.

İkiz, F. E. (2016). Psikolojik danışma ve psikoterapide kuramlar ve yenilikçi yaklaşımlar. Ankara:  Nobel Yayıncılık.

Kavun, Y. (2019). Leslie Greenberg duygu odaklı terapi modeli. https://www.inegolpsikolog.org/wp-content/uploads/2019/08/DUYGU-ODAKLI-       TERAP%C4%B0_ineg%C3%B6l_psikolog_yusuf_kavun.pdf adresinden erişilmiştir.

Pulat, F., Gündüz, H. ve Kılıç, E. (2020). Güdülenme kuramı ve duygu odaklı terapinin  entegrasyonu. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi, 3(5), 17- 34.

Timulak, L. ve McElvaney J. (2016) Emotion-focused therapy for generalized anxiety disorder:  An overview of the model. J Contemp Psychother, 46, 41-52.

Wiebe, S.A. ve Johnson, S.M. (2016). A review of the research in emotionally focused therapy for  couples. Fam Process, 55, 390-407.

GÖRSEL KAYNAKÇA

https://emotioncompass.org/emotion-focused-therapy/

https://enterprisersproject.com/article/2019/10/emotional-intelligence-difficult-people-tips

                                                                                                                         Başak KILINÇ

                                                                                                                         Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 374 Görüntülenme, (Bugün) 4 Görüntülenme