“GEÇMİŞİNLE SAVAŞI BIRAKTIĞINDA NELER OLABİLİR?”

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Bilişsel Davranışçı Terapilerin kuramsal arka planları, 1925’lere kadar uzanmakla birlikte bunların uygulama alanına yansımalarının 1950’lerin başına denk geldiği görülmektedir. Bu tarihçe içerisinde temel olarak üç kuşak yer almaktadır (Hayes 2004, Akt., Vatan, 2016). Birinci kuşak; davranışçı yaklaşımların baskın olduğu uygulamalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kuşaktaki uygulamalarda davranışların gözlemlenmesine, yordanmasına ve değiştirilmesine odaklanılmış ve sonrasında bu teknikler psikoterapi yaklaşımları olarak kullanılmıştır. İkinci kuşak ise, bilişsel-davranışçı yaklaşımların baskın ve etkin olduğu uygulamalardır. Bu kuşakta, nesnel davranışçılık yerini uyarıcı ve tepki arasındaki ilişkide aracı olan bilişlerin önemine bırakmıştır (Beck, 1964; Akt., Vatan, 2016). Üçüncü dalga olarak adlandırılan dönemde ise sistemin parçaları olarak kabul edilen bilişsel süreç ve içeriğe değil sistemin içinde yer aldığı bağlam içinde işlev görmeyen davranışın analizine ve bağlamsal değişkenlere odaklanılır. Kabul, bilişsel ayrışma ve mindfulness gibi tekniklerle oluşturulan bu tip bir değişim, kişinin bakış acısını etkileyen, dönüştürücü ve kökten bir değişimdir ve yeni değerler, yeni kazanım hedefleri, bir edimi gerçekleştirmek için yeni yolların denenmesi söz konusudur (Hayes, 1999; Akt., Yektaş, 2020). 1980’lerden itibaren özellikle başında Steven Hayes ve ark. gibi bilişsel-davranışçı ekol içerisinde bulunan bazı kuramcılar; etkililik çalışmalarından daha fazlasını araştırmaya başlamışlar, insan davranışını anlamaya çalışan kanıta dayalı modeller geliştirilmesi için çaba sarf etmişlerdir. Bu yeni dönem yaklaşımların önde gelen özellikleri; psikopatolojiyi yapısal bir sorundan ziyade organizmanın çevresiyle etkileşimi çerçevesinde değerlendirmeleri, içsel yaşantılara yönelik değiştirmeye çalışmadan kabul tutumunu önemsemeleri, işlevselliği ön plana almaları, tanısal sınıflamalardan ziyade klinik önemi olan davranışın analizine odaklanmaları sayılabilir. Yeni kuşak bilişsel-davranışçı terapiler veya “Üçüncü Dalga Bilişsel-Davranışçı Terapiler” de denilen bu yaklaşımların en önde geleninin ise Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) olduğu söylenebilir (Hayes, 2004; Akt., Yavuz, 2018). ACT’e göre insanın mutsuzluğu ve uyum bozuklukları psikolojik olarak esnek olamamaktan kaynaklanmaktadır (Hayes, 2004; Akt., Uzun ve Çakır, 2020). ACT’nin altı temel bileşenden oluşan “psikolojik esneklik modeli” de tek tek belirtilerle ilgilenmek yerine, uyumsal ya da uyumsal olmayan sonuçları ortaya çıkaran süreçlere odaklanır. Bu yönüyle ACT, hem psikolojik iyi oluş hem psikopatoloji hem de terapötik müdahaleleri değerlendirmek ve uygulamak için ortak bir model işlevi görmektedir. Buna karşılık gelen psikolojik esnekliğin temel bileşenleri ise mevcut ana yöneltilmiş esnek dikkat, seçilmiş değerlerle temas, değerlerle uyumlu eylemler; bağlamsal benlik, bilişsel ayrışma ve kabuldür (Yektaş, 2020).

ACT, bir davranışçı psikolojik danışma yaklaşımıdır. Bu eski repertuvarın tekrarlanması ile değil, değerler kılavuzluğunda şekillenen davranışlarla ilgilidir. Modelin önemli bir varoluşçu bileşeni vardır; Hayatta ne için yaşıyoruz? Kalbimizin derinliklerinde varoluşumuzu kıymetlendiren ne var? ACT, büyük resimde gerçekten neyle temas etmek istediğimizle ilgileniyor: nasıl biri olmak istediğiniz ve bu gezegendeki kısa serüveniniz sırasında ne yapmak istediğinizle ilgili kalbinizin derinliklerinde taşıdığınız kaygılarla temas etmenizi istiyor. Bu temel değerleri değişim için yol gösterici kılavuzlar olarak kullanmanızı öneriyor. İkinci olarak bu eylem, “ana odaklı” bir eylemdir: bütüncül farkındalık ve bilinçlilik halinde deneyimlerinize açık bir şekilde ve her ne yapıyorsanız ona tam olarak kendinizi bırakmış bir halde yapılan eylemlerdir (Harris, 2019). İyi hissetmenin, her daim mutluluğun peşinde olmanın, sürekli olumlu duyguları deneyimleme arzusunun ve olumsuz duygulardan kaçınma güdüsünün zirveye ulaştığı günümüz dünyasında insanın hayatında yalnızca olumlu duygulara sahip olması gerektiğini düşünmesinin pek mümkün olmadığı görülmekle birlikte acının, insan hayatının bir parçası olduğunu kabullenebilmek kaçınılmaz bir gerekliliktir (Kul ve Türk, 2020).  Bu nedenle ACT, danışanlara an içerisinde kalabilmeyi ve kendi öykülerinde kaybolmamayı, sıkıntı verici içsel yaşantıları yargısız bir şekilde kabul ederek onlardan ayrışabilmeyi ve seçmiş oldukları değerlerle bağ kurup bunlar doğrultusunda harekete geçme becerilerini öğretmesi ile oldukça dikkat çekici bir psikolojik danışma yaklaşımıdır (Strosahl, Robinson ve Gustavsson, 2019).

KAYNAKÇA

Çakır, G. ve Uzun, B.(2020).  Farkındalık (Mindfulness) ve Kabul Temelli Terapiler. İçinde, Z.Karataş ve Y.Yavuzer (Eds.) Psikolojik Danışma ve Psikoterapi Kuramları (Örnek Uygulamalarla Temel ve Güncel Kuramlar) (ss.617-654). Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık.

Harris, R. (2019). Kabul ve Kararlılık Terapisi ACT’i Kolay Öğrenmek İlkeler ve Ötesi İçin Hızlı Bir Başlangıç (H. Turan Karatepe ve K.Fatih Yavuz, Çev. Eds.). İstanbul: Lıtera Yayıncılık.

Kul, A. ve Türk, F. (2020). Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) Üzerine Bir Derleme Çalışması. Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi 10 (16): 3773-3805.

Strosahl, K., Robinson, P.A., Gustavsson, T. (2019). Radikal Değişimler İçin Kısa Müdahaleler (Yoğunlaştırılmış Kabul ve Kararlılık Terapisi, ACT). (Fatih Yavuz- Merve Terzioğlu, Çev. Eds.). İstanbul: Lıtera Yayıncılık.

Vatan, S.(2016). Bilişsel Davranışçı Terapilerde Üçüncü Kuşak Yaklaşımlar. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar Dergisi, 8(3): 190-203.

Yavuz, K. F. (2015). Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) Genel Bir Bakış. Türkiye Klinikleri Psikiyatri Dergisi 8(2): 21-27.

Yektaş, Ç. (2020). Kabul ve Kararlılık Terapisi. İçinde, Ercan, E. S., Bilaç, Ö., Perçinel Yazıcı, I., Kütük, M. Ö., Işık, Ü., Kılıçoğlu, A. G.,Durak, F. S. (Eds.) Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi – Güncel Yaklaşımlar ve Temel Kavramlar (ss. 1231-1240). Ankara: Akademisyen Kitabevi.

GÖRSEL KAYNAKÇA

https://www.e-koc.org/10-psikolojik-arastirmayla-mutluluk/ adresinden erişilmiştir.

http://gokmenarslan.com/zor-zamanlarda-saglam-kalabilmek-bir-bas-etme-sanati-olarak-psikolojik-saglamlik/ adresinden erişilmiştir.

 

                                                                                                                    Çağrı BAŞ

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 681 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme