EĞİTİMDE DAVRANIŞÇI YAKLAŞIM

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Bilindiği gibi eğitim, en geniş anlamda, bireyin doğumuyla başlayan ve yaşamı boyunca devam eden bir süreci betimlemektedir. Bu süreçte birey, doğuştan getirdiği pek çok özelliği çevreyle etkileşim sırasında ortaya çıkarma olanağı bulmakta, yeni bilgi, beceri ve tutumlar kazanmaktadır. Öğrenme ise, bireyin yaşadığı çeşitli deneyimler sonucu bilgi ve davranışlarındaki görece kalıcı değişmeler olarak tanımlanmaktadır (Deryakulu ve Kuzgun, 2017).

Davranışçılar öğrenmeyi uyarıcı ve tepki arasındaki bağla açıklamakta ve içebakış yöntemini tümüyle reddetmektedir. Davranışçılara göre gözlenen davranışların açıklanmasında öğrenme ilkeleri kullanılmalıdır (Şahin, 2004). Davranışçı öğrenme-öğretme yaklaşımlarında; pekiştireç, ceza, genelleme, ayırt etme, davranışı biçimlendirme gibi kavramlar öne çıkmıştır. Davranışlarımız çevre tarafından belirlenir ve kontrol edilir. Çocukları uygun şekle sokmak için uygun çevre oluşturmak yeterlidir. Davranışçıların bu düşünceleri yıllarca program geliştirme, sınıf içi öğrenme ve öğretme, rehberlik, ölçme ve değerlendirme gibi süreçlere yansımıştır (Açıkgöz, 2014).

Klasik koşullanma ilkelerinin, sınıfta öğrenme-öğretme ortamında kullanılma alanının sınırlı olduğu ileri sürülmekle birlikte, duyuşsal ve duygusal özelliklerin kazandırılmasında önemli rol oynamaktadır. Okullarda ilgi, olumlu tutum, olumlu benlik kavramı, akademik özgüven ve diğer olumlu duyguların gelişiminde, öğrenilmesinde klasik koşullanma etkili olmasına rağmen, bu tür öğrenmeler tesadüfen oluşmaktadır. Oysa, bu özelliklerin kazandırılması için klasik koşullanma ilkelerinin etkili bir şekilde işe koşulmasını sağlayacak eğitim programlarının düzenlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Böylece, tesadüfen değil, bilinçli bir şekilde, çocuklarımızın okulu, öğrenmeyi seven, olumlu tutumlara sahip, öğrenilmiş çaresizlikten uzak, özgüveni yüksek olan bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olunmalıdır. Öğretmenler, okulda çocuklara mümkün olduğu kadar mutluluk veren yaşantılar kazandırmalı bunu öğrenmeyle ve okulla ilişkilendirmelerine yardım etmelidir. Çocukların korkuları, kaygıları vb. olumsuz duyguları da sönme yoluyla giderilebilir.

Watson’un eğitime getirdiği katkı ise, eğitimin nesnel bir bilim dalı olarak gelişiminde uyarıcı olmuştur. Katı bir çevreci olarak gerekli çevre düzenlemelerinin yapılması, uygun uyarıcıların verilmesiyle çocuklara istenilen niteliklerin kazandırılabileceği görüşünün de temellerini atmıştır. Çocukların korkularının ve olumsuz diğer duygusal özelliklerinin giderilmesi ile ilgili bazı ilkelerin (örneğin; sistematik duyarsızlaştırma) uygulamalarının da öncülerinden birisidir. Öğrenmede, istenilen davranışların kazanılmasında tekrarın önemini benimseyerek öğrenmeyi sağlama görevini üstlenenlere bir ipucu oluşturmuştur.

Bir başka kuramcı olan Guthrie’ye göre ise öğretmen ya da diğer bireyler çocukların olumsuz, istenmeyen davranışlarını yok edebilmek için bazen cezaya başvurabilirler. Cezanın etkili olabilmesi için, istenmeyen davranış görüldüğünde verilmesi ve istenmeyen davranışa zıt bir davranış oluşturabilmesi gerekir. Ceza uygun durum ve yollarla verilmezse cezalandırılan davranışı daha da güçlendirir. Guthrie’nin alışkanlıkları kırma, yok etme ya da istenen davranışları oluşturma yöntemleri olan eşik, zıt tepki ve bıktırma yöntemleri de gerek sınıf yönetiminde; gerekse bir konuya karşı ilgi, olumlu tutum ve duygu geliştirmede, korkuları, kaygıları yok etmede etkili olarak kullanılabilir.

Guthrie “dikkat edilen şey, yapılan şey için işaret haline gelir” demiştir. Hedef davranışın yapılmasını sağlayacak uyarıcıların öğrencinin dikkatini çekici nitelikte olması gerekir. Dikkat çekici bir uyarıcıya beklenen tepki gösterilir. Böylece uyarıcı-tepki bağı oluşarak istenen öğrenme gerçekleşebilir. Gutrhrie’ye göre “öğrenci yaptığı şeyi öğrenir.” O halde öğretme- öğrenme ortamında, yaparak yaşayarak öğrenme önem taşımaktadır. Guthrie de Thorndike gibi, mümkün olduğunca okulun gerçek yaşamın bir temsilcisi olması gerektiğine inanır. Öğrencinin okul dışında ne yapması bekleniyorsa okul içinde de onu yapması, yani benzer şeyleri öğrenmesi sağlanmalıdır.

Thorndike’a göre öğrenme, birdenbire değil, küçük birimler halinde oluşmaktadır. Bu durumda, öğrenme adım adım ve kolaydan zora doğru sağlanmalıdır. Thorndike, öğrencinin uyarıcı durumdaki dikkati çeken, baskın olan ögeleri seçerek onlara tepkide bulunduğunu, diğer önemsiz ayrıntıları elediğini belirtmiştir. Bu durumda öğrenme-öğretme ortamında seçilecek uyarıcıların dikkat çekici ve hedef davranışa yöneltici nitelikte olmasına özen göstermek gerekmektedir. Öğretmen öğrencilerle birebir ilgilenerek öğrenmelerini sağlamaya çalışmalıdır.

Skinner’e göre eğitim, bireye ve başkalarına yararlı olabilecek davranışları oluşturur. Bu durumda öğretmen ise, yararlı davranışları meydana getiren mühendistir. Skinner’e göre tepki ya doğal olarak meydana gelir ya da biçimlendirme yoluyla oluşturulabilir. Öğretmenin görevi, davranışları biçimlendirmektir. Eğitimin temel işlevi, davranışın oluşumunu desteklemek için pekiştirme koşullarını düzenlemektir. Skinner programlı öğretimin okullarda uygulanması gerektiğinde ısrar etmektedir. Programlı öğretimin hem öğrencilerin öğrenmesini destekleyeceğini hem de öğretmenlere saygıyı artıracağını ileri sürmektedir. Skinner’e göre okuldaki disiplin problemleri de çoğunlukla eğitimin iyi planlanmamasından kaynaklanmaktadır. Bu amaçla programlı öğretim kullanılmalıdır (Senemoğlu, 2010).

KAYNAKÇA

Açıkgöz, K. (2014). Aktif Öğrenme (On üçüncü baskı). İstanbul: Biliş Yayıncılık.

Deryakulu, D. ve Kuzgun, Y. (2017). Eğitimde Bireysel Farklılıklar (Dördüncü baskı). Ankara: Nobel Akademi.

Senemoğlu, N. (2010). Gelişim, Öğrenme ve Öğretim (On altıncı baskı). Ankara: Pegem Akademi.

Şahin, H. (2004). Kişisel Rehberlik ve Psikolojik Danışma, İçinde A. Kaya (Ed.), Psikolojik Danışma ve Rehberlik (s. 170-200). Ankara: Anı Yayıncılık. 

GÖRSEL KAYNAKÇA:

http://www.cocukaile.net/cocuk-egitiminde-odul-ceza/

http://blog.milliyet.com.tr/egitimde-odul-ve-ceza/Blog/?BlogNo=557215  adreslerinden erişilmiştir.

Gül Nida EVİN

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 2,347 Görüntülenme, (Bugün) 10 Görüntülenme