DUYGULARININ FARKINDA MISIN?

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Bir yere varmadan oradan dönemezsiniz.

Leslie Greenberg

Psikolojik sıkıntılardan dolayı yardım almak isteyen pek çok kişi yıkıcı duyguların, düşüncelerin ve davranışların esaretinde sıkışıp kalmışlardır. Psikoterapide duyguları ayrı bir yerde konumlandıran Leslie Greenberg ve Sue Johnson’a göre duygular terapinin ana malzemeleridir ve psikoterapötik değişimde duyguların rolü hayati derecede önemli ve karmaşıktır (Çelik ve Aydoğdu, 2018).Duygu Odaklı Terapinin (DOT) temel fikri duyguların doğal olarak olumlu olmasına rağmen pek çok etkene bağlı olarak (örn. geçmiş travmalar, bebeklik döneminde ebeveyn tarafından duygu düzenlemenin yapılamaması, duyguların yok sayılması vb.) problem yaratma olasılığının olmasıdır (Koçak, 2020). DOT psikoterapötik değişimlerde duygunun rolünü anlamaya yönelik terapi sürecidir. (Gavas-Aslan, 2019).

Duygu odaklı terapistin görevi duygu koçu olmaktır (Koçak, 2020). Danışanlarının acı verici ve kronik duygulardan sıyrılmasına yardımcı olur. Terapist kendi duygularının farkında olmalı, evrensel duygusal tepkileri bilmeli, seans içinde an be an danışanın duygusunu takip eden kişi olmalıdır. Terapist danışanın kontrol edemediği yoğun duygularla baş etmesine yardımcı olur, danışanın ikincil duygudan birincil duyguya geçerek burada kalmasını ve içselleştirmesini sağlar (Koçak, 2020). DOT, danışanların sorunlarının kaynağı hakkında karar vermek ve bu noktada danışanı bilgilendirmek konusunda terapistlerin uzman olma konumunda olmasını reddeder. Çünkü terapistin uzman olma konumu terapötik ilişkinin doğasını bozarak danışanların kendi deneyimlerine dikkat etmelerini ve onlarla ilgili olan şeyleri keşfetmelerini engeller (Çelik ve Aydoğdu, 2018).

DOT, terapötik ilişkinin sağlanması ve terapötik çalışmanın kolaylaştırılması olmak üzere iki temel iyileştirme prensibini benimser. Bu bağlamda duygu odaklı terapinin genel çerçevesi üç bölüm altında sekiz ilkeden oluşturulmuştur. Bunlar;

Bölüm 1: Bağlanma

a- Danışanın hislerini dinleme. Empati kurma. Danışanın yaşadığı çatışmaların ona nasıl acı verdiğinin ve onu nasıl zorladığının farkında olma.

b- Ortak bir odak oluşturma. Bilişsel duygusal sürecin altında yatan koşulları veyahut bu koşulları üreten durumları tanımlama.

Bölüm 2: Hissettirmek ve Keşfetmek

c- Aklına getirme ve canlandırma. Kötü hisleri ya da acı deneyimleri güvenli bir ortam içinde danışanın yeniden deneyimlemesini sağlar.

d- Acı verici yaşantılardaki bilişsel-duygusal sıralamayı ya da kötü hisleri yaratan koşulları keşfeder.

Bölüm 3: Duyguyu Yeniden Yapılandırma

e- İşlevsiz olan esas duyguya ya da birincil duygusal deneyime ulaşma

f- Yeniden yapılandırma. Birincil işlevsel ihtiyaç, amaç ve kaynaklara ulaşarak işlevsiz inançlarını ortadan kaldırma. Bu sayede ana şemaların yeniden yapılandırılmasını kolaylaştırma.

g- Olumlu tutumunun gelişmesi için kendine destek sağlama. Kaynakları harekete geçirme, kendini rahatlama becerilerini geliştirme, duygusal düzenlemeyi sağlama ve öz-empati gelişimini destekleme.

h-Yeni anlam oluşturma. Yansıtmayı teşvik etme. Bulunan yeni anlamlarla yeni metaforlar ve yeni öyküler oluşturma (Greenberg ve Paivio, 1997; Greenberg, 2010b; Akt. Çelik ve Aydoğdu, 2018).

Duygu Değişim İlkeleri

Bu terapide değişimin ana odağı, duygusal süreç ve bu süreçten anlam çıkarılması üzerine yoğunlaştırılır ve süreçte şu adımlar takip edilir;

Duygusal Farkındalık: Danışanların bedenlerine odaklanması, duygularını keşfetmeleri ve isimlendirmeleri istenir. Böylelikle danışanların duygularından kaçması önlenir. Bu durum, duygusal süreci başlatarak işlevsel bilgilerin alınmasına da yardımcı olur.(Greenberg 2004; Akt. Aras-Kemer, Tuzgül-Dost 2020).

Duygusal Dışavurum (Duyguyu ifade etme):Birincil duygulara odaklanılarak danışanların bu duygulara yakınlaşmaları ve onları dışa vurmaları gerekir.Bu sayede danışanlar gerçek duygularının farkına varır ve bu duyguları hissetmemek için geliştirdikleri çarpık inançların ve düşüncelerin neler olduğunu keşfederler (Çelik ve Aydoğdu, 2018).

Duygu Düzenleme: Duyguyu isimlendirme, tanıma, tolere etme, onunla çalışabilecek mesafeyi yaratma, olumlu duyguları arttırma, olumsuz duygulara olan yatkınlığı azaltma, kendini rahatlatma, nefes ve dikkat dağıtma becerilerini kapsar (Çelik ve Aydoğdu, 2018).

Duygusal Yansıtma (Duygu üzerine düşünme):Danışanlara yeni bir bakış açısı kazandırır, deneyimlerini açıklayabilmeleri için onlara yeni ifade şansı sunar. Bu sürecin etkin kullanımı danışanların duygusal tepkilerin altında yatan gerçek nedenleri fark etmelerini sağlar. Örneğin, dışlanmış hissettiği için eşine öfke duyan danışanın öfkesinin aslında geçmişte deneyimlediği terk edilme hissinin bir yansıması olduğunu fark etmesi (Koçak, 2020).

Duygunun Dönüştürülmesi(Kişilerarası Deneyim ile Duygu Değişimi): Birincil işlevsel olmayan duyguların, işlevsel olan bir duyguyla değiştirilmesidir. Bu süreç kötü hislerin mutlu anılarla iyileştirilmesi gibi görünen fakat basit bir şekilde gerçekleşmeyen bir süreçtir. Yas döneminden geçen bir danışanın, odağını kaybettiği kişiyle olan mutlu anlara yoğunlaştırmayı sağlamak ve böylece yaşanan üzüntüyü hafifletmek buna örnek olarak gösterilir (Koçak, 2020).

Düzeltici Duygusal Deneyim: Yer değiştirilerek oluşturulan yeni duyguların hayata uyarlanmasıdır. Terapötik ortamda danışanın utanç duygusuyla yüzleşmesi buna rağmen terapisti tarafından kabul görmesi onun utanç hissini değiştirmesine yardımcı olur. Bu sayede danışan olumsuz duygularını, cezalandırılmadan veya kötü bir tepki almadan danışmana rahatça açıklayabilir ve ondan aldığı kabul ve onay tepkisiyle bu duyguları dönüştürebilme becerisine kavuşur (Aras-Kemer, Tuzgül-Dost 2020).

Bu yaklaşım geleneksel terapi yaklaşımlarından farklı olarak, duyguları, düşünceye destekleyici ikincil bir araç ya da içsel rahatlamanın sağlanması için gereken malzemeler olarak değil terapinin ana malzemeleri olarak görür. Özellikle 21. yüzyıl insanının sıklıkla yaşadığı duygusal sorunlarının giderilmesinde hem bireylere hem de psikoterapi yaklaşımlarına yeni bir bakış açısı sunar.

Kaynakça

  1. Aras-Kemer F. ve Tuzgül-Dost, M. (2020). “Masal Terapi” Kitabının Duygu Odaklı Terapinin Temel Kavramları Açısından İncelenmesi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar 12(1), 411-425. doi: 10.18863/pgy.807954
  2. Çelik, H. ve Aydoğdu, B. (2018). Duygu Odaklı Terapi: Psikoterapide Yeni Bir Yaklaşım. e – Kafkas Eğitim Araştırmaları Dergisi, 5(2), 50-68.
  3. Gavas-Aslan A. (2019). Duygu Odaklı Terapinin Diğer Kuramlarla Karşılaştırılmalı Analizi. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi 2/3, 110-116.
  4. Koçak, N. (2020, Ocak 14). Duygu Odaklı Bireysel Terapi. [Video]. Erişim Adresi: https://www.youtube.com/watch?v=MF3moSM1S0E

 

Görsel Kaynakça

  1. https://psicoterapiamadridcentro.wordpress.com/2016/12/15/razon-o-emocion/
  2. https://www.allure.com/story/lets-talk-therapy-month

 

Sümeyye Nur KANDEMİR

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 292 Görüntülenme, (Bugün) 5 Görüntülenme