Danışanın uzman konumu: ÇOPD

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Terapistler danışanlarının getirdiği problem hakkındaki uçsuz bucaksız bilgiler denizinde kayboldukları zaman çözümü bulmakta zorlanırlar. Danışanlar sanki terapistin çözüm yolunu bulmasını istemezler. Çözüm odaklı terapi birçok geleneksel yaklaşım gibi sorunu çözmeye odaklanmak yerine, tamamen çözüme odaklanır. Terapistin görevi çözüm yolları ve gerçekçi hedefler konusunda danışanla iş birliği yapmaktır (Selekman, 2005; Akt. Güner, 2018). Aynı şekilde Bertolino ve O’ Hanlon (2002)’ de, işbirliği temelli terapötik ilişkilerin oluşturulması gerektiğini belirtmişler ve bunun başarılı bir terapi için önemli olduğunu vurgulamışlarıdır. Terapistlerin değişim yaratmada uzman rolünü reddetmişler; danışanların yaşamlarının uzmanı olduğu ve geçmişte işe yaramış veya yaramamış olup da gelecekte işe yarayabilecek çözüm yollarını kendilerinin bulabileceklerini savunmuşlardır (Corey, 2015). Walter ve Pelter (1992) çözüm odaklı kısa süreli terapi sürecini dört adımda açıklamıştır:

  1. Danışanların neyi istemediklerini bulmak yerine, ne istediklerini araştırıp, belirlemek.
  2. Olayı patolojik olarak görmemek; danışanlara teşhis koymaya teşebbüs etmemek.
  3. Eğer yaptığı şeyler işe yarar değilse, danışanları farklı şeyler yapmaya teşvik etmek.
  4. Son veya tek oturum olsa bile, her oturumu kısa tutmak (Corey, 2015).

Çözüm odaklı terapinin temel amacı, danışanların sorun yerine çözüm konuşulan bir dili ve davranışı kendilerine uyarlayabilmelerinde onlara yardımcı olmaktır. Sorunlardan konuşmak başka sorunları da beraberinde getirecektir fakat değişim hakkında konuşmak değişimin gerçekleşmesini sağlayacaktır. Danışanlar yeteneklerine göre yapabildikleri, sahip oldukları kaynakları ve geçmişte işe yaramayan şeyleri konuştukları sürece, terapinin temel amacına uyarlar (Nichols, 2006, 2007; Akt. Corey, 2015). Bu bakış açısıyla danışan, danışma sürecinde kendi kaynaklarını ve güçlü yanlarını tanır ve sorunlarının çözümünün kendisinde olduğuna inanır. Bunun sonucunda danışan, danışma sürecin de aktif bir rol üstlenir, sorumluluk alır ve çözüme ulaşmakta daha istekli hale gelir (Macdonald, 2007; Seligman, 2006; Akt. Gündoğdu, 2020).

Danışma sürecinde terapistler ‘‘bilmeme konumu’’nu danışanların yaşamları hakkında uzman olmaları için araç olarak kullanırlar (Corey, 2015). Bilmeme konumu, danışmanın bilgi, deneyim ve kapasitesini gizli tutup kullanmadığı danışanın konuşmalarına merakla ve ilgiyle yaklaşarak onun dünyasına girmesidir (İkiz, 2016). Terapist iş birliğine dayalı bir ilişki için çabalar. Aynı zamanda karşılıklı saygıya, diyaloga, araştırmaya ve doğrulamaya dayalı bir ortam geliştirmeye çalışır (Corey, 2015).

Terapist ve danışan arasındaki ilişki diğer terapi yaklaşımlarında olduğu gibi bu terapi yaklaşımı için de önemlidir. İlişkinin kalitesi, terapinin sonuçları üzerinde belirleyici rol oynar. Güven ilişkisinin kurulması önemlidir (De Jong ve Berk, 2008; Akt. Corey, 2015). Terapi mümkün olduğunca kısa olarak planlanır böylece terapist vakit kaybetmeksizin konunun odağını sorun yerine çözüm yollarını araştırmaya çekebilecektir (Corey, 2015).

Çözüm odaklı psikolojik danışma yaklaşımında danışma sürecine gelen danışanlar üç grupta sınıflandırılmaktadır:

  1. Gönüllü danışanlar
  2. Şikayetçi danışanlar
  3. Ziyaretçi danışanlar

Gönüllü danışanlar, kendi isteğiyle danışmaya gelmişlerdir ve işbirliğine açıktırlar. Şikayetçi danışanlar, sorunu ortaya koyup sorunun çözülmesini bekleyen danışanlardır. Ziyaretçi danışanlar ise danışmaya başka biri istediği için gelmiş ve kendisinde bir sorun olduğunu kabul etmezler (İkiz, 2016).

Danışanlar ilk görüşmeye geldiğinde başlamadan önce öncelikli olarak kendilerine süreç açıklanır. Süreç açıklandıktan sonra Walter ve Peller (1992) amaç yönelimli soruları sormayı önerir. Sorularla somut davranışsal amaçlar belirlenmeye çalışılmalıdır. Danışanların amaçları 4 şekilde olabilmektedir;

  1. Pozitif amaçlar,
  2. Negatif amaçlar,
  3. Zarar verici amaçlar,
  4. ‘’Ben bilmiyorum’’ şeklinde olabilir.

Amaç belirlerken danışanlar somut amaçları tam olarak tanımlamazlar. Bunu hızlandırmak için ‘‘mucize soru’’ tekniği kullanılır. Süreç içerisinde danışan amaçlarına ulaşsaydı yaşamı nasıl olurdu veya problemin olmadığı anları fark etmesi sağlanır. Mucize sorunun art arda verilmesi ile amaçlar, bir şeylerin bitmesi ya da olmaması yerine bir şeylerin başlaması ya da olması haline gelir (Sklare, 2018). Amaç belirlenirken, amacın somut, ulaşılabilir ve gerçekçi olmasına, açık, net ve anlaşılır olmasına, danışanların elinde olan bir amaç olmasına, ‘‘şimdi ve burada’’ ya odaklanmasına dikkat edilmesi gerekir (İkiz, 2016).

Danışma sürecinde amaçlar net bir şekilde tanımlandıktan sonra istisna anları belirlemeye yönelik sorular sorularak danışanın farkındalık kazanması sağlanır. Daha sonra danışanlardan kendilerini bir skala üzerinde amacına ne derece ulaştığını değerlendirmesi ve bir derece daha ileri gitmesi için neler yapması gerektiğini düşünmesi istenir (İkiz, 2016). Oturum sonlanırken danışana mesaj yazılır. Bu mesaj üç bölümden oluşmaktadır:

  1. Övgüler
  2. Durumlar arasındaki ilişkinin kurulması
  3. Görevler’ dir.

İlk görüşmede olduğu gibi iyi organize bir süreç diğer oturumlarda da devam eder. Süreç şu şekilde özetlenebilir:

Çıkar: İyi olanı ortaya çıkar

Açıkla: İyi olanların etkisini ayrıntıları ile açıkla

Pekiştir: Bu değişimlerin nasıl olduğunu pekiştir

Başla: İlave başarıları keşfederek başla (Sklare, 2018).

Kaynakça

Corey, G.(2015). Psikolojik danışma, psikoterapi kuram ve uygulamaları. (Sekizinci basım). Ankara: Mentis Yayıncılık.

Gündoğdu, R. (2020). Psikolojik danışman adaylarıyla çözüm odaklı grupla psikolojik danışmanın çözüm odaklı eğilim ve otomatik düşüncelere etkisi. OPUS-Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi. 15(10), 5149- 5196. DOI: 10.26466/opus.693205

Güner, O. (2018). Çözüm bende saklı (Dördüncü baskı). Ankara: Efil Yayınevi.

İkiz, F.E.(2016). Psikolojik danışma ve psikoterapide kuramlar ve yenilikçi yaklaşımlar. Ankara: Nobel Akademi Yayıncılık.

Sklare, G.B. (2018). Okul danışmanları için çözüm odaklı kısa süreli psikolojik danışma (Sekizinci basım). Ankara: Pegem Akademi.

Walter, J.L. & Peller, J.E. (1992). Becoming solution-focused in brief therapy. Newyork:Brunner/Mazel Inc.

                                                                                              Başak KILINÇ

                                                                                              Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 423 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme