AİLE DANIŞMANLIĞINA SİSTEMATİK BAKIŞ: ÇOK KUŞAKLI AİLE TERAPİSİ

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakikadır.

Aile danışmanlığı son yıllarda daha çok duyulsa da yıllardır devam eden ve gelişen bir süreçtir. Aile danışmanlığı, kişilik kuramlarında olduğu gibi birçok farklı bakış açısına dayanan farklı ekollere ayrılmıştır. Bu ekollerden biri de Murray Bowen’ın kuşaklar arası aile terapisidir. Murray Bowen 1950’li yıllardan itibaren ailelerle çalışmıştır. 1960’lı yıllardan sonra ise “Bowen kuşaklar arası aile terapisi”,  “Bowen aile sistem teorisi” veya “Bowenian terapi” şeklinde adlandırılan kuramı geliştirmiştir. Bowen’a göre birey ilk duygularını ve ilk deneyimlerini ailede yaşamaktadır. Ailede yaşanan ilk duygular ve öğrenmeler bireyin sonraki hayatında ve çekirdek ailesinde de etkili olmakta ve kuşaklar arası aktarılmaktadır (Katmer, Demir, Kul ve Özkamalı, 2021).

Bowen (1978)’ a göre, aile ve çift ilişki etkileşimleri karşılıklı, kalıplaşmış ve tekrarlayıcı olma eğilimindedir. Bowen, kök aile içerisindeki bireyselleşme ve yakınlık düzeylerinin, karı-koca veya diğer önemli kişilerle olan ilişkilerde yeniden üretildiğini varsaymıştır (Akt., Karaman, 2013).

Bowen’a göre aile sistem kuramının üç ana ilkesi vardır:

  • İletişim ilk ailede öğrenilir, kuşaklar arası aktarılır.
  • Aile dengeli ve sabit yapıdadır.
  • Bireyin kendi davranışları ve aile içindeki davranışları, ilk yaşantılarla öğrenilen kalıpların sonucudur (Nazlı, 2003; Akt., Katmer, Demir, Kul ve Özkamalı, 2021).

Bowen’ın Yaklaşımının Temel Kavramları

Benliğe Farklılaşma-Birleşme

Bowen (1985), farklılaşma ve birleşme kavramlarını evrensel bir olgu olarak tanımlamaktadır. Benliğe farklılaşma, bireyin heyecansal ve zihinsel süreçlerini ayırt etmesinin yanında ailesi ile kendi kişisel süreçlerini de ayırt edebilmesidir. Farklılaşma bireyin biricikliğini vurgularken, birleşme kişinin sevgi gereksinimini gösteren bir güç olmaktadır. Bu iki gücün dengeli ve uyumlu bulunduğu bireylerin oluşturduğu aileler daha sağlıklı olarak tanımlanmaktadır (Akt., Katmer, Demir, Kul ve Özkamalı, 2021).

Benliğin farklılaşması, kişinin duygusal süreçler ile nesnel entelektüel süreçleri ayırabilme derecesidir. Bowen’a göre, insanlar, duygusal ve entelektüel işlevleri arasındaki ayrımlaşma ya da kaynaşma derecesine göre tanımlanabilmektedir. Duygular ile mantığın çok fazla karıştığı kişiler bir uçtadır ve yaşamları duygusal sistemle baskılanmaktadır. Daha az esnektirler ve daha az uyum sağlama yetenekleri vardır. Özellikle birilerine bağımlı olan kişilerdir. Diğer uçta ise, son derece ayrımlaşmış kişiler vardır. Stresli durumlarda entelektüel işlevlerini görece bir özerklik içinde sürdürebilen bu kişiler, daha esnek, daha uyum sağlayabilen ve daha bağımsız kişilerdir (Gibson ve Donigian, 1993; Akt., Akbaş ve Hanımoğlu, 2018).

Üçgen

Üçgen, hem bireysel sistemi hem de aile sistemini içine alan bütünsel bir süreçtir. Üçgenin üç köşesi ailenin temel yapısını, sabit yapısını ve sosyal çevreyi ifade etmektedir. Üçgen, iki kişi arasında oluşan stres durumlarında, stresi azaltmak ya da durdurmak için dışarıdan bir kişinin aile içine dâhil olması olarak da ifade edilmektedir. Ancak üçgen her zaman aile içerisindeki anksiyeteyi azaltmak konusunda başarılı olmayabilir.  Üçgenin dört çıktısı vardır. Bunlar:

  • Sabit bir çift, üçüncü kişinin aile katılımı ile değişkenleşebilir.
  • Sabit bir çift, üçüncü kişinin aileden çıkması ile bozulabilir.
  • Değişken çift, üçüncü kişinin aile katılımı ile sabitleşebilir.
  • Değişken çift, üçüncü kişinin aileden çıkması ile sabitleşebilir (Çömlekçiler, 2019).

Çekirdek Ailenin Duygusal Sistemi

Aile içerisindeki duygusal fonksiyon kalıplarını tanımlayan çekirdek ailenin duygusal sistemi, önceki kuşaklardan kopya edilmiştir ve gelecekte de tahmin edilebilir davranışları tanımlamaktadır. İki farklı ailede büyüyen bireyler çekirdek ailenin temelini atarlar. Kendi ailelerinden getirdikleri farklılaşma düzeyleri çekirdek ailedeki duygusal sistem üzerinde etkili olmaktadır (Çömlekçiler, 2019).

Kuşaklar Arası Aktarım

Gehart (2014)’e göre, kuşaklar arası aktarım, bireyin stres örüntüleri ve baş etme yöntemlerinin aileden öğrenerek kendi çekirdek ailesine de aktarmasını ifade etmektedir. Kuşaklar arası aktarım sürecinin ilk nesnesi çocuktur ve çocuğun farklılaşma düzeyi üzerinde ebeveynlerin farklılaşma süreci önemli bir rol oynamaktadır (Nazlı, 2003; Akt., Çömlekçiler, 2019).

Bowen (1978)’ın aile sistemleri yaklaşımında kullanılan belli başlı teknikler ise; genogram oluşturma, benliğinde farklılaşma, süreç soruları sorma, ilişki deneyleri, aile koçluğu, üçgeni bozma, ben dilinin kullanımı, kişiden kişiye ilişki, danışmanla konuşma ve üçgenin dışına atmadır (Yıldırım, 2020).

Bowen’ın yaklaşımını ele alan veya uygulamada kullanan pek çok farklı çalışmaya ulusal ve uluslar arası literatür incelendiğinde ulaşmak mümkündür. Bowen’ın aile sistemleri yaklaşımı üzerine olan düşüncelerini ailelerin sorunlarına başarı ile yansıtabilmesi, literatürde sıklıkla başvurulan bir referans noktası olması bu yaklaşımın ne kadar kabul gördüğü ile açıklanabilir.

Son yıllarda Türkiye’de yapılan bazı çalışmalar incelendiğinde Bowen’ın yaklaşımı sıklıkla kullanılırken araştırmacıların ana odağı benlik farklılaşması / ayrımlaşması üzerine olmuştur. Bir çalışmada (Polat ve İlhan, 2018) benliğin farklılaşmasının evli bireylerde çift uyumunu, depresyonu, kaygıyı ve stresi anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür.  Başka bir çalışmada (Kalkan ve Aydoğan, 2018) evlilik ilişki kalitesi, benliğin farklılaşması ve ilişkisel özgünlük arasında anlamlı ilişkiler elde edilmiştir (Akt; Yıldırım, 2020).

Bowen aile sistemleri yaklaşımı; kendi doğasında sistematik, kontrol odaklı, uygulamada bilişseldir. Bu nedenle klinisyen ve danışanlarına somut değerlendirme süreci için bir yol verir. Diğer aile yaklaşımlarından farklı olarak, Bowen aile sistemleri yaklaşımı eşler ve bireylerle kapsamlı bir şekilde kullanılabilir (Yıldırım, 2020).

KAYNAKÇA

Çömlekçiler, F. (2019). Üniversite Öğrencilerinde Benliğin Ayrımlaşmasının Eş Seçimi Tutumlarına Etkisi (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi ). Selçuk Üniversitesi, Konya.

Hanımoğlu, E. ve Akbaş, T. (2018). Üniversite Öğrencilerinde Aile Fonksiyonları, Benliğin Ayrımlaşması, Algılanan Stres, Kaygı Ve Depresyon Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 27 (2): 55-69.

Karaman,  N. (2013). Evlilik Öncesi İlişki Değerlendirmenin Yordayıcısı Olarak Aile İletişim Kalıpları Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Hacettepe Üniversitesi, Ankara.

Katmer, A., Demir, R., Kul, A. ve Özkamalı, E. (2021). Marriage Story (Evlilik Hikayesi) Filminin Yapısal ve Psikoanalitik Aile Danışmanlığı Kuramlarına Dayalı İncelenmesi. Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi, 5 (9): 21-30.

Yıldırım, B . (2020). Sosyal Hizmet Uygulamasında Bowen’ın Aile Sistemleri Yaklaşımı. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 20 (47): 287-313.

GÖRSEL KAYNAKÇA

http://www.hayatolyesi.com/aile-dizimi-bireysel-seanslari/

https://www.thefsi.com.au/the-life-and-times-of-dr-murray-bowen/

Gül Nida Evin

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 884 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme