Geçmişin İzleri

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Gestalt terapinin ortaya koyduğu bitirilmemiş işler kavramı, karşılaşılan birçok problemin altında yarım kalan işlerin olduğunu öne sürer. Bitirilmemiş işler bireylerin enerjisini alır, kompülsif davranışlara, güvensizliğe ve kendine yönelik yıkıcı davranışlara neden olur. Bitirilmemiş işlere sahip bireyler sık sık geçmişte yaşadıkları için gündelik yaşamda yapmaları gereken bazı işleri yolunda gitmeyebilmektedir. Sosyal normlar, toplumsal statüler, iletişim ve ilişki becerileri gibi faktörler, işlerin tamamlanmasında ya da yarım kalmasında etkili olabilir. Bu bağlamda bitirilmemiş işler geçmişten kaynaklansa da bireyin şimdiki yaşantısını etkilemeye devam eder (Perls, 1969).

Bitirilmemiş işler, geçmişe dönük zihinsel yoğunluğa neden olarak bireyin şimdi ve burada var olmasını zorlaştırır. Ünlü Rus psikolog Bluma Zeigarnik bireylerin eksik bıraktıkları işlere geri dönerek, bunları spontan biçimde bitirme eğiliminde olduklarını ifade eder. Bu durum, psikoloji alan yazınına “Zeigarnik Etkisi” (Zeigarnik Effect) olarak geçmiştir. Bluma Zeigarnik bu sonuca Viyana’da bir lokantada otururken garsonları gözlemleyerek ulaşmıştır. Garsonlar henüz tamamlamadıkları çok sayıda siparişi detaylı bir şekilde akıllarında tutabilmiştir; ancak, siparişler müşterilere verilip tamamlandıktan sonra, garsonlar bunları hatırlamakta zorlanmışlardır. Garsonlar, sürekli sipariş edilenleri müşteriye verilene kadar sürekli zihinlerinde listelemeye ve eksik olanın ne olduğunu bulmaya çalışırlar. Sipariş tamamlanıp müşteriye verildiğinde döngü artık tamamlanmıştır ve gestalt oluşmuştur. Böylece, garson başka bir müşterinin siparişini tamamlamaya odaklanır. Diğer bir açıdan bakıldığında, eğer garson tamamladığı siparişleri de aklında tutsaydı, henüz tamamlanmamış ve yeni gelecek siparişleri hatırlamak için zihni fazlaca zorlanırdı. Bu durum, Gestalt terapi kuramındaki zemin ve şekil (figure and ground) ilişkisini de vurgular: Normalde bireyler, her seferinde zeminden bir nesneye odaklanıp, diğer nesneleri zemine iterler. Bu sayede, zihinsel yeterlilikler daha etkin kullanılarak, algının daha etkili yönetilmesi mümkün olur. Aksi durumda, bireyin zihinsel karmaşa yaşaması söz konusudur.

Gestalt terapi kuramına göre, bireylerin eğer bitirilmemiş işleri varsa, bitirilmemiş işlerini bitirme sancısı çektikleri kabul edilmektedir. Polster ve Polster (1973), bitirilmemiş işler hakkında şunları söylemiştir (s.36): “Bitirilmemiş işler biriktikçe tamamlanmayı bekleyip dururlar; yeterince güçlü olduklarında, kişinin zihnini işgal ederek, saplantılı davranışlara, aşırı ihtiyatlılığa, baskıcı enerjiye ve benliği tahrip eden etkinliklere yol açarlar” (Akt., Corey, 2015). Bu bağlamda bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için; bitirilmemiş işlerinin olabildiğince farkına vararak bunları tamamlamak için fırsatlar araması, bulması ve bunları değerlendirmesi gereklidir.

Bireylerin çok çeşitli bitirilmemiş işleri olabilir. Bitirilmemiş işlerin önemli göstergelerinden birisi, bireyin geçmişte yaşamasıdır. Bitirilmemiş işler arasında en çok huzursuzluk verenler, bireyin kendisi için önemli diğer bireyler tarafından geçmişten bugüne fiziksel, psikolojik her türlü ihtiyacın karşılanmaması veya eksik bırakılmasıdır (Zinker, 1998).

Bitirilmemiş işlerin önemli bir diğer kaynağı ise bireyin içinde kalan yoğun duygularıdır (Sills, Fish ve Lapworth, 1998). Bitirilmemiş işler, ifade edilmemiş dargınlık, kaygı, hüzün, terk edilme, nefret gibi olumsuz; şükran, aşk, sevinç, coşku, heyecan gibi olumlu her türlü duyguyu içerebilir (Corey, 2015). İfade edilmeyerek bireyin içinde kalan her türlü duygusu, ifade edilene kadar bireyin içinde bitirilmemiş iş olarak var olmaya devam eder (Voltan Acar, 2015).

Gestalt terapi kuramına göre, birey ihtiyaçlarını karşılamadığında veya duygularını ifade etmediğinde olduğu gibi, yapmak istediği bir işe başlamadığında veya başlayıp bitirmediğinde; diğer bir deyişle, işlerini ertelediğinde bireyin gestalt’ı tamamlanmamış olur (Perls, Heferline ve Goodman, 1951). Tamamlanmamış gestalt ya tamamlanmak üzere açık kalır ya da tamamlanmadan eksik bir şekilde kapatılır; böylece, sabit (fixed) gestalt meydana gelir (Perls, 1969). Gestalt’ ın sabit hale gelmesi, doğal ve spontan tepkilerin ortaya çıkmasına engel olur; bu nedenle, birey şimdi ve burada tam anlamda var olamaz (Greenberg ve Malcolm, 2002). Öyleyse, şu veya bu şekilde bir işe başlamayı veya başladığı bir işi tamamlamayı erteleyen bireylerş bitirilmemiş işlerinin fazla olması beklenir.

Bitirilmemiş işlerin çokluğu, farkındalığın azlığına işaret eder ve farkındalığın azlığı, sağlıksız ilişki engellerinin arttığının göstergesidir. Bitirilmemiş işler, yüzünden birey şimdi ve burada olmakta güçlük çeker. Gestalt terapinin ana amaçlarından biri bireyin bitirilmemiş işlerini fark ederek bulunla çalışmaya karar vermesidir.

Kaynakça

Corey, G. (2015). Psikolojik danışma, psikoterapi kuram ve uygulamaları. Mentis  Yayıncılık.

Greenberg, L. S. ve Malcolm, W. (2002). Resolving unfinished business: Relating process to  outcome. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 70, 406-416

Perls, F. (1969). Gestalt therapy verbatim. Moab, UT.

Perls, F. (1969). Gestalt therapy verbatim. Moab, UT.

Perls, F. S., Heferline, R. ve Goodman, P. (1951) Gestalt therapy: Excitement and growth in human personality. New York.

Voltan Acar, N. (2015). Yeniden terapötik iletişim: Kişiler arası ilişkiler. Nobel Yayınevi.

Zinker, J. C. (1998). In search of good form: Gestalt therapy with couples and families.

Görsel Kaynakça

https://tr.pinterest.com/pin/676384437780741612/

https://tr.pinterest.com/pin/27162403993418633/

Başak KILINÇ

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 96 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme