BENLİĞE SOSYAL MEDYA ETKİSİ

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakikadır.

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine göre ihtiyaçlar aşamalı bir sistem halindedir ve bireyler en alt basamaktan itibaren ihtiyaçlarını karşıladıkça, üst basamaklara doğru hareket edecektir. Bu sürecin sonunda ise bireyin ulaşabileceği en üst seviye; kendini gerçekleştirme basamağıdır. Kendini gerçekleştirme kavramı; bazı bireyler için anlık yaşadıkları bir deneyim iken, bazıları içinse daha uzun vadeli olarak yaşanan bir deneyim olmaktadır. Maslow’a göre kendini gerçekleştiren insanlar; kendisini ve başkalarını olduğu gibi kabul eden, yaşamlarının tadını çıkarmaya çalışan, yaratıcı, sorumluluk sahibi, dürüst, insanlara değer veren ve çevresindekilerin sorunlarını önemseyen kişilerdir (Cüceloğlu, 2006). Bireyin kendini gerçekleştirebilmesi için benlik saygısının yüksek olması gerekmektedir. Maslow’a göre benlik saygısının oluşumunda iki etken vardır: Bunlardan biri; bireyin yaşamında önem atfettiği kişiler tarafından gördüğü sevgi ve kabul iken, diğeri de bireyin kendine dair duyduğu yetkin ve başarılı olma halleridir (Joseph, 1995;Akt. Aktaş, 2011). Sevgiyle büyüyen bireylerin benlik ile ilgili algılamaları olumlu olmaktadır, bireyin sevgi ihtiyacının karşılanmış olması benlik saygısını etkileyen en büyük etkenlerden biridir (Doğru ve Peker, 2004).

Dijitalleşen iletişim teknolojileri insanların bireysel ve toplumsal tüm ilişki boyutlarını etkilemiş ve değiştirmiştir. Özellikle mobil telefonlar ve mobil uygulamalar aracılığıyla elde taşınır hale gelen dijital dünya ve sosyal ağlar, günün her anında ve her mekânda insanların yaşamlarının bir parçası haline gelmiştir. Sosyal medya ortamlarında takipleşmek, beğeni almak, yorum yapmak, paylaşmak gibi eylemler önemliyken, bir yandan kişilerin kendilerini hangi isimlerle, görseller veya yorumlarla ifade ettikleri de bir o kadar önemli olmaktadır. Bireylerin kendi kişilik ve benliklerini sunuş biçimlerinin gerçek dünyanın ötesinde sanal dünyada farklılaştığı gözlemlenmektedir. Sosyal medya bireyin kendini özgürce ifade edebildiği ortamlardır. Davranışlara bakıldığında bireylerin belirli bir düşünce biçiminde davranması beklenir. Sosyal medya, kim olduğunuz ile ilgilenmek yerine kim olmak istersiniz algısında yer edinmektedir. Sosyal medya; gerçekliğin uzantısından, kimliğin göstergelerine ve davranış örüntülerine bağlılık taşımadan, kendi algı ortamına ulaşmayı hedeflemektedir (Özdemir, 2019). Dijital ortamlarda yaşayan bireyler yeni kavramlar, yeni tutumlar ve davranışlar geliştirerek dijital bir kültür oluşturmaktadır (Yıldırım ve Becan, 2018).

Sosyal medya “ben kimim” sorusuna bağlı sistemini ilerletmek yerine “ben kim olmalıyım” algısını bireyde yerleştirmeyi hedeflemektedir. Bu algının yerleşmesi durumunda birey kendi olma eğilimini ortadan kaldırmaktadır. Birey, başkalarının davranışlarını, düşüncelerini, görüşünü dışarıdan izleyip kendisiyle kıyaslayarak sosyal karşılaştırma yapmakta ve kendisiyle ilgili bilgi edinmek için dışarıya bakmaktadır(Yıldırım ve Becan, 2018). Çünkü toplum içinde olduğumuzda normal şartlar altında bireyin davranış şekli, grup içinde yer alan diğerlerinin tavrını almasıyla belirlenir. Sosyal medya kimliği kendi boyutunda gerçekleştirerek, benliğe ilişkin davranış örüntülerini ortaya koymaktadır. Bu yüzden benlik, kendi algısını kimlik üzerinde göstermeye çalışabilmektedir. Fakat sosyal medya bireyin bireyler arası olan ilişkisini kitlesel yapının parçası olması için, kendi rolü üzerinden kolaylaştırarak kimliğini sunmaktadır (Özdemir, 2019).

Sosyal medyanın benliğe etkilerine dair pek çok çalışma yapılmıştır. Lmape ve arkadaşlarının (2008), 2006 (288 kişi), 2007 (468 kişi), ve 2008 (419 kişi) yıllarında Michigan Devlet Üniversitesi’nde ‘Facebook Kullanımındaki ve Algısındaki Değişimler’ adlı bir çalışma gerçekleştirmişlerdir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, Facebook platformunun sanal ortam dışında tanışılan insanlar hakkında bilgi elde etmek için kullanılması her yıl anlamlı bir biçimde artmıştır (Akt. Köseoğlu, 2012). Yapılan bir araştırma sonucunda bireylerin sosyal medya üzerindeki kimliklerinin, gerçek kimlikleri ile güçlü bir ilişkisi olmadığı sonucuna varılmıştır (Özdemir, 2019). Artan (2017), üniversite öğrencileri ile yürütmüş olduğu çalışmanın sonucunda, sosyal medya kullanım süresi fazla olan kişilerin olumlu benlik şemasının daha yüksek olduğunu bulmuştur. Özellikle sosyal medyadan kendileri hakkında olumlu geri bildirim alan kişiler sosyal medyayı daha fazla kullanabilmektedirler. Valkenburg, Peter ve Schouten (2006; Akt. Yıldız, 2021) yapmış oldukları araştırmanın sonucunda da sosyal medyadan kendi sayfaları ilgili olumlu geri bildirim alan ergenlerin benlik saygısının yüksek olduğunu bulmuşlardır. Yapılan bir başka araştırmada ise sosyal medya bağımlılığı arttıkça sahte benlik algısı da artmaktadır. Ayrıca sahte benlik ve sosyal medya bağımlılığı ile cinsiyet değişkeni arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki ve yaş değişkeni ile negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (Yıldız, 2021). Facebook kullanan kişi, akranlarından olumlu geri bildirim aldığında, o kişinin benlik saygısı, kişinin fiziksel görünümü ve ilişkileri olumlu yönde bir gelişme gösterebilir. Facebookta kişinin profilinde paylaşılan bilgileri kendisine göre düzenlemesi de benlik saygısını arttırabilir. Çünkü sosyal medyada ideal benliğini herkes istediği şekilde ortaya koyabilmektedir (Gonzalez ve Hancock, 2011, s.79; Akt., Artan, 2017).

Günümüzde öğrenciler sosyal medya araçlarını bilgi edinmek, iletişim kurmak, vakit geçirmek, eğlenmek ve önemli oranda sosyalleşmek için kullanmaktadırlar. Her geçen gün gelişen teknoloji sayesinde sosyal medya da sürekli yenilenmekte ve toplumdaki çoğu insanın sosyal medyayı düzenli olarak kullandığı görülmektedir. Görülen o ki sosyal medya kullanıcılara kendilerine ait oluşturdukları dünyalarında bir benlik inşası sunma fırsatı tanımaktadır. Söz konusu inşalar kimi zaman gerçek bizi yansıtırken kimi zaman da olmak istediğimiz bizi yansıtabilmektedir. Zira sanal ortam olması nedeniyle kullanıcıların bilgileri, verdikleri bilgilerle sınırlı kalmakta ve kişi o bilgilere göre tanınmaktadır. Öyle ki hiç tanımadığımız birisi için bu durum tamamen verdiği bilgilere bağımlı kalma durumunu ortaya çıkartmaktadır.

Kaynakça

  1. Aktaş, S. (2011). 9. sınıfta anne baba tutumları ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin bazı değişkenler açısından incelenmesi (Yayınlanmamış doktora tezi). Selçuk Üniversitesi.
  2. Artan, T. (2017). Benlik saygısı, vücut algısı, narsisizm ve sosyal karşılaştırmanın sosyal medya kullanımı üzerine etkileri (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Yakın Doğu Üniversitesi.
  3. Cüceloğlu, D. (2006). İnsan ve Davranışı (15. Baskı). Remzi Kitabevi.
  4. Doğru, N., ve Peker, R. (2004). Özsaygı geliştirme programının lise dokuzuncu sınıf öğrencilerinin özsaygı düzeylerine etkisi.Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi,17(2). 315-328.
  5. Köseoğlu, Ö. (2012). Sosyal ağ sitesi kullanıcılarının motivasyonları: Facebook üzerine bir araştırma. Selçuk İletişim Dergisi, 7 (2), 58-81.
  6. Özdemir, B. (2019). Dijitalleşen iletişim ortamlarında kimlik inşası ve benlik sunumu: iletişim fakültesi öğrencileri üzerine bir araştırma. Yeni Medya Elektronik Dergisi, 3(3)178-191.
  7. Yıldız, E. B. (2021). 18-25 yaş arası gençlerde sahte sosyal statü yaratma ile sosyal medya kullanımı arasındaki ilişkinin incelenmesi (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Okan Üniversitesi.
  8. Yıldırım, G. ve Becan, C. (2018). Kişisel marka iletişimi sürecinde sosyal medyada benliğin sunumu: Instagram’da sporcular üzerinden bir araştırma.Mersin Üniversitesi Uluslararası Dijital Çağda İletişim Sempozyumu, 18-19 Ekim, http://cida.mersin.edu.tr/assets/kitaptammetinson.pdf

Görsel Kaynakça

  1. https://iyikigormusum.com/sosyal-medyanin-benlik-saygisina-etkisi
  2. https://statikyazilim.com.tr/sosyal-medya-yoneticiligi.html

 

 Sümeyye Nur KANDEMİR

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 312 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme