Yükleniyor..
Psikogündem

Çocukluğunu Yaşayamayan “Çocuk’’ İşçiler

Neredeyse toplumların birçoğunun görünen yüzünde çocuklar adeta bir melektir, korunmaya muhtaçtır, eğitim almaları zorunludur, fiziksel veya psikolojik yönden istismarları asla kabul edilemez gibi uzayıp giden, çağdaş yaşamın onlara sunduğu pozitif ayrımcılığın içinde ele alınırlar. Ki bu sözler havada kalmasın, çocuklara yönelik bu haklar korunup uygulanabilsin diye de Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesi hazırlanmıştır. Bir de dünyada bu olayların görünmeyen kısmı vardır ki işte o kısımda çocuklara yukarıda bahsedilenin aksine masum bir gözle bakılmaz. Bu kısımdakilerden bazıları çocukları istismar eder, bazıları yaşını bile umursamadan evlendirir, bazıları ise “çocuk işçi’’ adı altında gelir kapısı olarak kullanır. Türkiye’ açısından düşünüldüğünde maalesef ki az önce sayılan kötü muamelelerin hepsine yönelik örnekler bulanabilmektedir. Bu sebeple de aslında görünmeyen kısımda kalan bu olaylar gün yüzüne çıkarılmalıdır ki yapılanların sorumluları cezasız kalmasın ve olabildiğince kişi bu konuda bilinçlensin.

Çocuklara yönelik kötü muamele kapsamına giren her durum aynı önemle ele alınmayı gerektirir. Bu konular zaman zaman devlet politikası olarak da yapılan çalışmalarla gündeme taşınmaktadır. Türkiye’nin yakın gündeminde de bu sıralar “çocuk işçiliği’’ üzerine birtakım gelişmelere imza atıldığı görülüyor. Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın koordinasyonuyla hazırlanan ‘Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı (2017-2023) kapsamında;

Çocuk işçiliği ile mücadeleye ilişkin duyarlılığının artırılması, programın politika ve hedeflerine en üst düzeyde katkı sağlanması amacıyla 2018 yılı ‘Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı’ ilan edildi (“Çocuk İşçiliği”, 2018).

Alınan bu karar çocuk işçiliği ile ilgili duyarlılığın arttırılmasına yönelik önemli bir adımdır. Basite indirgediğimizde sokaklarda simit veya mendil satan çocuklar aklımıza gelebilir ancak bu durumun daha trajik kısmı olarak fabrikalarda, tarlalarda veya sanayide çalışmak zorunda bırakılan çocuklar da bulunuyor. Ayrıca Suriyeli sığınmacı çocuklara yönelik, Türkiye’deki tekstil atölyelerinde kayıt dışı olarak ve düşük ücretlerle çalıştıklarına dair BBC’nin yaptığı bir haber de bulunuyor (“Çocuk Sığınmacılar”, 2016). Buradan da anlaşılacağı üzere durum maalesef ki öyle hafife alınacak bir boyutta değil. Buna yönelik olarak da;

Resmi gazetede yayımlanan genelgede, çocukların zihinsel, bedensel, ruhsal ve sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen çocuk işçiliğinin, küresel ve ulusal çapta önemli sorunların başında geldiği belirtildi (“Çocuk İşçiliği’’, 2018).

Önemli sorunların başında oluşu aslında o çocukların hayatlarının daha çok başında, çocukluklarını yaşamalarına izin verilmeden büyümelerinin talep edilmesinden kaynaklanıyor. Bir kritik dönem olarak da ifade edilebilecek çocukluk döneminde bulunan çocukların sokaklarda, parklarda oyunlar oynaması, okula gitmesi beklenmektedir. Nitekim birçok özellik bakımından bu evrede yaşanan saf mutluluk ve huzurun yaşamın ilerleyen dönemlerinde aynı şekliyle yaşanabilirliği de tartışmaya açık bir konudur.

Durum daha da trajik bir boyuta taşındığında çocuk işçilerin, çalıştıkları işlerde iş kazalarına kurban giderek hayatlarını kaybedebileceği gerçeği de vardır. Bu durumla ilgili olarak Türkiye’deki istatistikler aşağıda bulunmaktadır.

  • 2017’nin ilk 7 ayında en az 28 çocuk işçi yaşamını yitirdi.
  • 2016 yılında en az 56 çocuk işçi hayatını kaybetti.
  • Ülkemizde 2002-2014 yılları arasında ölen çocuk işçi sayısı ise 127 (“Çalışırken hayatını kaybeden”, 2017).

 

 

 

Çocuğun gelişim sürecindeyken çalıştırılması onun fiziksel, sosyal, duygusal ve kişilik gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu olumsuzluklar ilerleyen dönemlerde ise kendilerini davranış problemleri ve uyum sorunları olarak gösterebilmektedir. Psikolojik gelişim açısından erken yaşta ağır bir sorumluluk yüklenen çocukta; depresyon, kaygı ve stres görülebilmektedir. Özgüvenin yitimi, içe kapanma, düşük benlik saygısı gibi sonuçlara da neden olması çocuğun akranlarıyla sosyal ilişkilerde bulunmasını da olumsuz yönde etkileyebilmektedir.  Bu durum ilerisi için de ayriyeten okul başarısında düşüş veya okul terkine, madde bağımlılığı ve saldırganlık gibi davranışlara da yol açabilmektedir.

Çocuk işçiliğini önlemede, bu çocukların farkında olma konusunda okul psikolojik danışmanları bilinçli olmalıdır. Okul içerisinde öğrencilere ve velilere çocuk hakları ve kanunlara yönelik bilgilendirmeler yapılabilir. Ayrıca çalıştırıldığı bilinen öğrenciler ve yine onların velileriyle konuşulup çocuğun bir daha çalıştırılmaması yolunda çalışmalar yapılabilir veya herhangi bir destek için okul aile birliğiyle birlikte hareket edilebilir. O çocuklarda çalıştırılmalarının getirisi olarak oluşabilecek psikolojik sorunlarını çözmek adına da bireysel veya grupla danışma uygulamaları yapılabilir. Çalıştırılan çocukları fark etmek onlarda birçok olumsuz etki bırakabilecek bu durumun önlenmesinde oldukça önemlidir. Çocuğu bu durumdan kurtarmak belki de onun hayatını önemli ölçüde değiştirecek bir eylem olacaktır.

Tüm bunların dışında çocukların çalıştırılmasının suç olduğunun vurgulanması yönünde kamuoyunu bilinçlendirici çalışmaların yapılması ve bu konuda daha caydırıcı cezalar olmasının sağlanması da oldukça önemli bir etki yapacaktır.

 

Betül BOSTANCI

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

 

 

Kaynakça

  1. 2018 çocuk işçiliği ile mücadele yılı seçildi (2018, 20 Şubat).

Erişim Adresi:  https://tr.sputniknews.com/turkiye/201802201032321365-2018-cocuk-isciligi-yili-basbakanlik-genelgesi/

  1. Çocuk sığınmacılar Türkiyede tekstil atölyelerinde çalıştırılıyor (2016, 24 Ekim).

Erişim Adresi: https://tr.sputniknews.com/turkiye/201610241025445039-cocuk-siginmacilar-turkiyede-tekstil-atolyelerinde-calistiriliyor/

  1. Çalışırken hayatını kaybeden çocukların aileleri anlatıyor: Oğlumun ölümüne kar hırsı neden oldu (2017, 18 Ekim) Erişim adresi: http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-41650936

Görsel Kaynakça

  1. http://kathmandupost.ekantipur.com/news/2016-11-10/stop-child-labour.html
  2. https://www.birgun.net/haber-detay/cocuk-isciligi-emek-somurusunun-en-vahsi-bicimidir-164183.html

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir