Pedagojik Değerler Serisi – 3

Pedagojik değerler serisinin geçen ay yayınlanan yazısında bireylerin birbirleriyle ve toplumla daha uyumlu olmasını sağlayabilmek için ihtiyaç duyduğu bazı olmazsa olmaz değerlerimizden bahsetmiştik. Bu ay da toplumsal düzenin işleyişinde, gerek toplumsal kuruluşların ve gerekse bireylerin sahip olması gereken bazı değerlerden ve sorumluluklardan bahsetmek istedik.
Toplumsal düzen ifadesini başlı başına bir olgu olarak kabul edebiliriz. Bu olgunun hayata yansıması ise ancak birtakım temel değerler sayesinde olacaktır. Bu değerlerin başında ‘adalet’ ve ‘eşitlik’ gelmektedir. Ardından adalet ve insan hakları temeliyle oluşan bir değer olarak ‘demokrasi’ de toplumsal düzen için vazgeçilmez bir kavramdır. Ve yine bütün bu bahsettiğimiz değerlerin ve toplumsal düzen olgusunun dayandığı temeli tek kelimeyle açıklamak gerekirse bu da ancak ‘vicdan’ olacaktır. Vicdan, eşitlik, adalet ve demokrasi kavramlarının farkında olan ve insan ilişkilerinde bu değerlerden ödün vermeyen bireylerin oluşturduğu toplumlarda ‘yardımlaşma ve dayanışma’ değerleri de varlığını koruyacaktır. Dolayısıyla bütün bu değerler, daha önce toplumsal düzen olarak bahsettiğimiz olguya hizmet etmiş olacak -sadece bir olgu olarak kalmasının ötesinde- düzen, artık hayatın bir vazgeçilmezi olacaktır.
Tarihin her döneminde eşitlik, insanların her zaman istediği, hayal ettiği bir durumdur. Ancak eşitliğin asıl anlamını birçok kesim hala tam olarak kavramış değildir. Eşitlik herkesin her anlamda aynı olması veya birbirine benzemesi gibi algılansa da öyle değildir. Zira öyle olsaydı bireysellik diye bir şey olmazdı. Farklılıkların olmaması tekdüzelik, sıradanlık demektir ki bu da ‘eşit’lik değil ‘eş’liktir. Asıl önemsenmesi gereken eşitlik, hukuksal eşitliktir ve bu da birbirinden din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep vb. açısından farklı olsalar da her bireyin kanunlar önünde eşit sayılması demektir.

Eşitliğin daha işlevsel ve topluma faydalı bir değer olabilmesi için adalet kavramı ile bir bütünlük göstermesi gerekir. Çünkü ancak bu şekilde insan haklarına hizmet edecektir ve böylece toplumsal huzurun ve düzenin önemli bir parçasını tamamlamış olacaktır. Adalet, bireylere haklarını teslim ederken herkesin kendi emeğine ve ihtiyacına uygun olanı vermeye özen göstermektir. Bununla ilgili olarak felsefeci yazar Teoman Duralı, adalet, bir şeyin, bir var olanın ait olduğu yerde bulunmasıdır şeklinde düşüncelerini dile getirmiştir.
Huzurlu insanların ve düzenli bir toplumun varlığında adalet ve eşitlik değerleri çok kıymetli olsa da bunlar tek başına yeterli değildir. Çünkü toplumun sağlıklı bir gelecek hayali kurabilmesi için hem eşitliği hem de adaleti kapsayan demokrasi de vazgeçilmez değerlerden biridir. Demokrasi başlı başına bir değer, bir yaşam tarzıdır, sadece bir yönetim biçimi olarak sınırlandırılmamalıdır. Demokratik yaşam tarzını benimsemiş bireyler ve toplumlar, sahip oldukları hak, özgürlük ve fırsatların bilinciyle hareket ederler ve başkalarının haklarına saygılı davranıp sorumluluklarını bilirler.

Vicdan, insanın içindeki Tanrı’dır, der Victor Hugo. Biz de vicdan kavramına en bilindik tanımıyla iyi ve kötünün ayrımını yapabilmemiz için bizlere yön veren içsel gücümüz, başka bir deyişle rehberimiz diyebiliriz. Bu açıdan vicdan belki de seri boyunca ele aldığımız ve alacağımız tüm değerler ile birey arasında bir köprü görevindedir ve hatta bazen de bir yüzleşmedir. Bireylerde vicdan gelişimi, aile ve toplum içerisinde yaşam boyu süren bir eğitim süreciyle gerçekleşmektedir.
İnsanoğlu fıtratı gereği sosyal olmak ister, sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya eğilim gösterir. Güngör’e (2017) göre sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın amacı, bireylerin geçimlerine katkı sağlayarak, canları, inançları, onurları ve malları bakımından huzurlu, güvenli bir ortamda yaşamalarını sağlamak, devamlılık ve esenliklerinin güvencesini vermek, erdemli bir dirliğin yollarını gerçekleştirmektir.
Pedagojik değerler yazı dizisinin dördüncü bölümünde araştırma, bilme, deneme, cesaret, sınav, başarı ve bilgelik değerlerinden bahsedeceğiz.

Nursena ALUÇLUER
Psikolojik Danışman

KAYNAKÇA
1. Güngör, E. (2017). Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının politikaları ve politikaların etkinliği (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). İstanbul Üniversitesi, İstanbul.

Görsel Kaynakça:
1. http://2.bp.blogspot.com/-jBVyH4LlQQw/W2ngRHrSG0I/AAAAAAAAAm4/-o1i8ar-g94ImetahiJR5YVxWI6KUeqvQCK4BGAYYCw/s1600/362068-3-4-f5f7d.jpg
2. http://www.kisacabilgi.com/wp-content/uploads/c6-1.jpg

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir