YENİ BİR SÖYLEM: BİREY MERKEZLİ TERAPİ

“Kendimi olduğum gibi kabul ettiğimde değişebilirim.” Carl Rogers İnsancıl bakış açısının doğduğu 20. yüzyılın ortasında psikolojide insanlığa dönük iki farklı bakış açısı vardı. Bunlardan ilki, hepimizin bilinçaltı tarafından davranışımızı yönlendiren saldırgan ve cinsel içgüdülerin kontrolü altında olduğumuzu söyleyen psikanaliz; diğeri ise insanı büyük bir fareden çok da farklı görmeyen davranışçı…

DÜNYA DÜZ, AY’A GİDİLMEDİ, KANDIRILIYORUZ(!)

 “Karanlık bir dünyada bilim mum ışığıdır.” Carl Sagan Bugün 12 Mayıs 2060. Dünya’nın düz olduğu birkaç ay önce otoritelerce kabul edilmiş ve insanlık henüz bunun şokunu atlatamamışken yeni bir bilimsel gerçek daha gün yüzüne çıkmaya hazır.  Bugün yapılacak olan farklı uluslardan bilim insanlarını bir araya getiren zirvede ortaya çıkacak olan…

İyileştirici Bir Temas: Dokunma

Sosyal bir varlık olan insanın hem biyolojik hem de psikolojik ihtiyaçlarının temelini oluşturan temas; görme, işitme, tatma, koklama, dokunma, hareket etme ya da konuşma ile kurulmaktadır. Temas; sadece birey ile çevre arasında değil, bireyin kendisi ile teması şeklinde de yaşanabilmektedir. Bireyin kendisi ile temasında kendi bedeni, duygu ve düşünceleri ile…

Uzaklara Giden Babalar

“Babanın rolü, yüz öğretmeninkine bedeldir. ” (George Herbert) “Babam; ağabeyim, kardeşim, arkadaşım…” demiş Nazım Hikmet bir şiirinde babası için. Bir babanın çocuk açısından ailedeki yerini özetliyor bu mısra. Çocukken sorarlardı, “anneni mi daha çok seviyorsun, yoksa babanı mı?” diye. “İkisini de” derdik. Ama ikisinden biri olmayınca bir şeyler yarım kalıyor. İşte…

İNSAN TABULA RASA MI?

Klasik davranışçı yaklaşım 17. yy John Locke felsefesinden kaynak alan ve pragmatist yönü ağır basan felsefi bir temele dayanmaktadır. Temelde öğrenme kuramı olarak çevresel koşulların etkisini, determinizmi ve kültürel etmenlerin önemini vurgular. Davranışçı kuramcılara göre salt gözlenebilir davranışlarla ilgili inceleme ve araştırmaların bilimsel geçerliliği vardır (Topses, 2012). Günümüzde çoğu davranışçı…

BELİRSİZLİĞİN İKİ YÜZÜ

Bugünlerde çekindiğimiz, kaçındığımız hatta korktuğumuz durum olan belirsizlik, hayatımızın tam ortasında yer almaktadır. Gelecek hakkında emin olamadığımız birçok durum var. Peki bu belirsizlik nedir ve ne yapabiliriz? Belirsizlik, hem gündelik yaşantımızda hem de toplumsal yaşantımızda karşımıza çıkan bir olgudur. Bu durumla çokça karşılaşılaşırız ve başa çıkma ihtiyacı duyarız (Küçükkömürler, 2017).…

Psikolektif + Dergisi – Sayı – 7

Psikolektif + dergisinin 7. sayısı yayında! 7. sayımızın kapağında ise Türkiye sinemasının önemli kadın yönetmenlerinden ”Yeşim Ustaoğlu” karşılamakta. Keyifli okumalar dileriz.

BAK ŞİMDİ SANA NE ÇİZCEM!…

Resim; çocuğun iç dünyasının, hayal gücünün, dışa aktarımı ve kendini ifade etme biçimi olarak açıklanabilir. Başka bir ifade ile resim, çocuğun fiziksel, zihinsel, gelişimsel dönemlerine dair ipuçları barındıran bir yöntemdir denilebilir. Çocuklar, çizdikleri resimlerde kullandıkları renkler, çizgiler ve kağıdı kullanım şekilleri ile iç dünyalarındaki imgeleri somut hale getirirler. Resim yapmak,…

EĞİTİMDE DAVRANIŞÇI YAKLAŞIM

Bilindiği gibi eğitim, en geniş anlamda, bireyin doğumuyla başlayan ve yaşamı boyunca devam eden bir süreci betimlemektedir. Bu süreçte birey, doğuştan getirdiği pek çok özelliği çevreyle etkileşim sırasında ortaya çıkarma olanağı bulmakta, yeni bilgi, beceri ve tutumlar kazanmaktadır. Öğrenme ise, bireyin yaşadığı çeşitli deneyimler sonucu bilgi ve davranışlarındaki görece kalıcı…

GRUBUN KARA BÜYÜSÜ:BİREYSELLİĞİN KAYBOLMASI

İhtiyaç ve ortak bir hedef doğrultusunda bir araya gelen üç ya da daha fazla sayıdaki birey, grubu oluşturmaktadır (Aronson, Wilson ve Akert, 2012). Mesela futbol takımları, düğün davetlileri, bir ödev kapsamında sunum hazırlayan öğrenciler, şirket toplantısındaki elemanlar… Aslında bir grup içine (aile) doğan bireyin yaşamı boyunca pek çok gruba katıldığını…