ÖLÜM KORKUSUNU YENMEK

“ÖLÜM KORKUSUNU YENMEK”

 

Kitabın Yazarı: Irvin D. Yalom

Yayınevi: Pegasus Yayınları

Sayfa Sayısı: 97

 

Irvin D. Yalom, Rus kökenli Yahudi asıllı Amerikalı psikiyatrist, psikoterapist, yazar ve eğitimci. Psikoloji alanında eğitim görmüş veya görmekte alan her bireyin adını, kitaplarını mutlaka duyduğu yazar.

Yalom, felsefi bir akım olarak ortaya çıkan daha sonraları psikoloji dahil birçok alana yayılan ‘’varoluşçu terapi’’ ve grup terapileri üzerine yoğunlaşan bir psikoterapisttir. Gençliğinde Dostoyevski ve Tolstoy başta olmak üzere sürekli kitap okuduğunu söyleyen ve ‘’o dönem de bir insanın yapabileceği en iyi şeyin harika bir roman yazmak’’ olduğunu düşünen Yalom bugün dünyada kurgu ve kurgu olmayan birçok popüler kitaba imzasını atmıştır. Kitaplarının temeli danışanlarının öykülerinin çeşitli değişiklikle sunulmuş halidir ve bu anlamda en bilimsel yazıyı bile her kesimden okuyucunun okuyup anlamasını sağlamasıyla alanındaki diğer yazarlardan farklıdır.

Irvin Yalom’un bu kitabı ise bütünüyle bir gerçeklik içermektedir diyebiliriz. Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunlarının, mezuniyetlerinin ellinci yılı maksadıyla gerçekleştirdikleri buluşmasıyla başlayan bir anı kitabı temelde. Başrolünde Yalom’un tıp fakültesi günlerinden kalma tek dostu olan Bob Berger.

Bob, sıra dışı hikayesi ve yine sıra dışı başarı öyküsüyle bir kalp cerrahı. Gündüzleri normal geçen hayatının yanında geceleri yıllardır savaşını verdiği kabuslarından kurtulamayan bir savaş mültecisi. Naziler tarafından yapılan henüz 17 yaşındayken şahit olduğu soykırımın kan donduran vahşetlerinin içinden kaçıp kurtulan bir Yahudi. Yalom’la olan elli yıllık dostlukları boyunca bu konuyla ilgili asla açılmayan, açılamayan bir dost. Aslında Yalom kendisinin de buna hazır olmadığı için arkadaşını hiç zorlamadığını ifade ediyor kitabında. Kısaca sessizce kurulmuş gizli bir ittifakla iki taraf için de o kadar yıl soykırım, konusu asla geçmeyen bir sır küpü olarak kalıyor, ta ki bu buluşmaya kadar. İşte bu noktadan sonra senelerdir açığa çıkmayı bekleyen bir bastırma duygusunun en açık öyküsüne şahit oluyoruz.

Bob’un çocukluğuna döndüğümüz yolculuktan tüyler ürperten aynı zaman da alt metinde birçok mesajın alınabileceği bir noktaya varıyoruz. Kendisi de Yahudi olan ve bu soykırım nedeniyle Amerika göç eden fakir bir aile de büyüyen Yalom’un dostu bu soykırımdan kaçıp kurtulma konusunda daha şanssızdır ve yıllarca içinde sakladıkları, bir yerde açığa çıkmayı bekleyen geçmişi, iş için gittiği gezide yaşadığı bir kaçırılma olayı esnasında kullandığı iki kelimeyle bir an da patlayacaktır.

  ‘’Bir şeyler oluyor. Geçmişim durmadan aklıma geliyor. İkili hayatım, gece ve       gündüz, hepsi birbirine giriyor. Konuşmamız gerek.’’

 

Bob Berger aslında seçtiği meslekten evinde bulundurduğu -Yalom’un gördüğünde gerildiği-tablolarından hayatının birçok noktasında yaşadığı ağır travmaların yansımalarını taşıyor. Alanında başarılı bir kalp cerrahı olan Bob’un zaten kendini en güvende hissettiği yer ise ameliyathane. Bu tür vakaların ne gibi ilginç ve ağır sonuçları olduğunu kanıtlar nitelikte ifadelerde bulunan Bob, Yalom’un ifade ediş şekli ile, ‘’yalnızca çarpan bir insan kalbini ellerinde tuttuğunda’’ kendini gerçekten canlı hissediyor. Gece gördüğü rüyalar ya ameliyathane ya soykırım üzerine olan dostu; biriyle geceleri biriyle gündüzleri savaşıyor ve yetmiş yıla aşkın bastırdığı duygusuyla bu şekilde yaşıyor. Kendi ifadesi ile ise ‘’biraz tehlike onu yatıştırıyor’’ yıllarca.

Arkadaşının yaşadıklarının ağırlığı altında ezilen Yalom kitapta duygu aktarımını hem sade hem de etkili bir şekilde sunuyor okuruna. Danışanını kendisinin 17 yaşındaki dert ve sıkıntı olarak gördüklerinin hatırına kapılarak büyük bir utançla dinliyor. Hatta durumlar öyle bir noktaya geliyor ki Yalom tüm samimiyetiyle kitabın bir noktasında arkadaşının anlattıklarından çok etkilendiği sırada Bob’un söylemleri sonrasında ‘’düşünün o beni teselli ediyor’’ ifadesinde bulunuyor.

’Hepimiz her zaman sınırda yaşıyorduk.’’

 Kitap okuyanı üç noktada ele geçirebilir: bir yazarın dili, anlatışının samimiyeti, sadeliği, iki anlatılan öykünün altında yatan tarihe duyulan merakı uyandırması üçüncü ve sonuncusu ise ağır bir bastırma duygusunun en açık örneğini yukarda söylediğim nedenlerle birleştirince son derece ilginç noktalara dayandırılan yapısı. Yani sadece psikolojiyle ilgilenen ya da bu alan da eğitim gören bireylerin değil her kesimden insanın çok rahatlıkla bir günde bitirebileceği bir eser.

Kitabın 71. Sayfasından itibaren ise ‘’Irvin Yalom’la Röportaj’’ adlı bir bölüm başlamaktadır. Bu kısımda Yalom’un çocukluğuna gençliğine, terapi sürecinde yaşadıklarına, Bob ile olan dostluğuna, kitaplarını ortaya koyma sürecine hem kitabında bulunan vakalarla ilgili hem de çeşitli konularla ilgili tavsiyelerini içermesine kadar birçok konuya değinilmiştir. Hiç şüphesiz kitap sonunda bulunan bu sürpriz röportaj ile de Yalom’u daha da yakından tanıma fırsatı sunuyor Ölüm Korkusunu Yenmek. Şimdiden okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim. 🙂

 

Psikolojik Danışman Adayı

Hümeyra SEFEROĞLU

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir