Okullarda Öğretmenler, Aileler ve Öğrenciler Arasındaki Güçlü İlişki Öğrencilerin Gelişiminde Finansal Kaynaklardan Daha Etkili

Sosyal sermaye bilim insanlarının okul idarecileri, öğretmenler, aileler ve akademik başarıyı destekleyen, güven ve normları inşa eden topluluklar arasındaki ilişki ağına verdikleri addır. Araştırmalar sosyal sermayenin, okuldaki okuma ve matematik puanları üzerinde finansal kaynaklardan 3-5 kat daha etkili olduğunu gösterdi.

Araştırmanın yazarlarından Roger Goddard “Bazı okulların neden diğerlerinden daha iyi performans gösterdiği hakkında düşündüğümüzde, harcadıkları para miktarındaki farklılıklar tek geçerli bir açıklama olarak varsayılıyor. Araştırmada paranın kesinlikle önemli olduğunu gördük. Ancak çalışma, öğrencileri, özellikle dezavantajlı olanları desteklemek için en uygun maliyetleri yolları düşünmede sosyal sermayenin daha büyük bir rolü hak ettiğini gösteriyor.”dedi.

Araştırma Michigan’da rastgele seçilen 78 ilköğretim okulundan 5003 öğrenciyi ve öğretmenlerini kapsamaktadır. Örneklem eyaletteki bütün ilkokulların demografik özelliklerini temsil etmektedir.
Öğretmenlerden okullarındaki sosyal sermaye düzeylerini ölçen bir anketi doldurmaları istendi. “Bu okulda ebeveynlerin katılımı öğrenmeyi destekliyor.” , “Bu okuldaki öğretmenler öğrencilerine güveniyorlar.”ve “Toplulukların girişimiyle öğrenme imkanları iyileşiyor.”gibi ifadelere ne kadar katıldıklarını belirttiler. Her okuldaki finansal sermayeyi ölçmek için öğrenci başına düşen öğretim harcamalarına ilişkin eyalet verileri kullanıldı. Son olarak da araştırmacılar öğrencilerin performansını ölçmek için devletin hazırlamış olduğu dördüncü sınıf okuma ve matematik testlerindeki sonuçları kullandılar.

Sonuçlar daha fazla para harcayan ortalama okulların az harcayanlardan daha iyi test puanlarına sahip olduğunu göstermiştir. Ancak sosyal sermayenin etkisi, finansal sermayeden matematik puanlarında 3 kat, okuma puanlarında 5 kat daha fazla etkili olmuştur.

Goddard: Sosyal sermaye öğrenme için sadece öğretim harcamalarından daha etkili değil, aynı zamanda okulların yoksulluğu, etnik yapısı ve daha önceki başarısından da daha etkili bir faktör. Okullarda yoksulluk seviyeleri arttıkça sosyal sermaye azalmaya eğilimli olsa da bu o kadar da büyük bir düşüş değil. Bulgularımızdan anlaşılıyor ki yarıdan fazla okulun erişebildiği sosyal sermayenin, hizmet verdikleri topluluğun yoksulluk düzeyiyle hiçbir ilgisi yok. Sonuçlarımız yüksek düzeyde yoksulluğun olduğu mahallelerde sosyal sermaye inşasının önemine ve pratikliğine değiniyor.

Araştırma ayrıca öğrenci öğrenimi için harcanan paranın okullardaki sosyal sermaye düzeyleriyle ilişkili olmadığını göstermiştir. Bu okulların daha fazla para harcayarak sosyal sermayeyi satın alamayacağı anlamına geliyor. Sosyal ilişkiler daha farklı bir türde yatırım gerektiriyor.

Çalışma okullarda sosyal sermayenin nasıl gelişeceğine yanıt veremese de Goddard’ın birkaç önerisi var.
Biri öğretmenlerin birlikte çalışmasına yardımcı olmak için okulların daha fazla şey yapması gerektiğidir.
Goddard: Araştırmalar öğretmenler ne kadar işbirliği içinde olurlarsa, ne kadar eğitimsel gelişim için birlikte çalışırlarsa öğrencilerinin o kadar yüksek test puanları elde ettiğini göstermiştir. Bunun nedeni işbirlikçi çalışmanın öğrencilerin önemli destek kaynaklarına erişmelerini sağlayan sosyal sermaye oluşturmasıdır.

Toplumla ilişkiler kurmak da önemlidir. Çocukların yetişkinlerle iletişimini artıran okul temelli rehberlik programları bunun bir yolu olabilir. Çocukların öğrenimine ve etkili öğretim yöntemlerine odaklanan sürekli ilişkiler, insanların sosyal sermayenin kalbinde yer alan güven ve sosyal ağlar oluşturmaları için en iyi yoldur.
“Okulların sosyal sermaye oluşturmak için kasıtlı çaba göstermesine ihtiyacımız var. Bunu şansa bırakamayız.”

Çeviren: Begüm SEVİL
Çevrilen Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/10/181025103300.htm

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir