Margot at the Wedding – Kız Kardeşim Evleniyor

Filmin Adı: Margot At The Wedding ( Kız Kardeşim Evleniyor)

Yapım: 2007 -ABD

Tür: Dram, Komedi

Süre: 91 Dak.

Yönetmen: Noah Baumbah

Oyuncular: Nicole Kidman,  Jack Black,  John Turturro,  Jennifer Jason Leigh,  Ciaran Hinds

IMDb: 6,1

Noah Baumbach’ın ikinci uzun metrajlı filmi olan Margot at the Wedding, insan ilişkileri, takıntılar ve çarpık aile ilişkileri üzerine yoğunlaşıyor. Margot Zeller (Nicole Kidman) gittiği her yerde kaosa neden olan zeki ve sivri dilli bir yazardır. Kız kardeşi Pauline (Jennifer Jason Leigh) özgürlüğüne düşkün ve alçakgönüllü bir kişiliktir. Margot sürpriz bir şekilde uzun süredir görmediği ve uzaklaştığı kız kardeşinin düğününe gitmeye karar verir. Margot, hızlı bir şekilde olgunlaşan oğlu Claude’la (Zane Pais) bu yolculuğa çıkar. Pauline’in nişanlısı işsiz bir sanatçı olan Malcom’dır (Jack Black). Margot, müstakbel damadı ilk gördüğü andan itibaren gerçekleşmek üzere olan bu evliliğin geleceğinden şüphe etmeye başlar. Düğün yaklaştıkça bir sorun bir diğerine neden olmaya başlar. Çünkü iki kardeş bir süredir görüşmemektedir ve aralarında çözülmemiş problemler vardır. Margot ve Pauline düğün için haftasonu bir araya geldiklerinde bu sorunlar tekrar gündeme gelecek ve bilinmeyen aile sırları deşifre olacaktır.

Filmin Psikolojik Açıdan İncelenmesi:

Filmdeki karakterlerin hiçbirinin normal olduklarını söylemek oldukça zor. Filmdeki birçok karakterin nevrotik bozukluk yaşadığı söylenebilir.

Margot Zeller (Nicole Kidman): Margot karakteri baskın bir karakter. Ön planda olan ve hükmeden bir karakter izliyoruz. Margot’nun narsist özellikler geliştirdiği söyleyenebilir. Ayrıca kendisinin önemli takıntıları olduğunu görüyoruz. Hayatını sürdürebilmek için edinmek zorunda kaldığı bir takım takıntı ve saplantılar var.  Margot, duygu ve kaygı bozukları yaşayan biridir. Nevrotik özellikler gösterdiği söylenebilir.

Pauline (Jenifer Jason Leigh): Pauline, kendi ifadesiyle; Margot’a bağlanmış bulunan (doğal bağlar vasıtası ile) kendi imhasına bilmeden götürülen karakter. Pauline’nin de nevrotik bir birey olduğu söylenebilir. Çünkü, nevrotik yaşam tarzında her zaman bir rakipten kuşkulanılır. Bu genellikle ailenin bir üyesi ya da karşı cinsten biri olmaktadır. Suç ve sorumluluk hep başkasına atılır. Katkıda bulunmaktan çok hep başkasına yaslanırlar. Film boyunca, iki kardeşin birbirinden ne denli kuşku duyduklarını görebiliyoruz.

Malcom (Jack Black): Malcom karakterinin nevroz semptomları gösterdiği söylenebilir. Malcom, bazen haddinden fazla agresif ve sinirli bir karakter, bir işe sahip değil, hayatında büyük problemler var ama hep başkası sorunlu ve suçlu onun gözünde. Zaten sinirliliğini ve agresifliğini bu durumu baskılamak için kullanıyor. Bildiğimiz gibi, nevrozda her zaman gizli bir suçlama öğesi vardır. Nevrozlu bireyle ne kadar ilgilenilirse ilgilenilsin, o yine de kendisini tahttan indirilmiş ve ilgiden yoksun bırakılmış gibi hissetmeye devam edecektir. Bu hissin sorumluluğunu ve suçunu başka birine yüklemek istediğinden, aslında çoğu zaman kendisinin de farkında olmadığı gizli bir öç alma arzusu ve suçlama içerisindedir. Suçu ve sorumluluğu başkasının üzerine yıkma, suçlama ve intikam duyguları ile bir yandan insanlar ve toplumsal kurallar ile mücadele ederken öte yandan kendisini bu toplumdan soyutlayarak hiç girmediği bir savaşta galip olur. Yani toplumsal aktiviteyi dışlayarak kendi doyumsuzluklarından biraz olsun kurtulur.

Genel açıdan film hakkında şunları söylemekte fayda var. Durağan bir yapıya sahip ve anlattığı konu itibariyle herkesin sevebileceği tarzda bir film değil. Ancak, psikolojiyle ilgilenenlerin çok fazla kişilik analizi yapabileceği, bu konuda önemli bulgular bulabileceği bir film.

Sinemayla kalın.

 

Ahmet YAŞAR

İnönü Üniversitesi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir