Kübler-Ross’un Ölüm Evreleri ve Ölüm Kaygısı

Zamanın hızına yetişemediğimiz bu çağda tüm koşuşturmalarımıza ve yoğun işlerimize rağmen arada bir kaç dakika dahi olsa aklımızdan ölümü geçiriyoruz. Yaşadığımız bir kaybı, yakınlarımız kaybetme hayalini ya da bir gün kendi ölümümüzün geleceğini. Bazen de ölümle ilgili korku ve kaygı yaşayabiliyoruz. Bu noktada psikolojinin incelediği kavramlardan biri olarak kaygı ölüm kaygısı olarak da karşımıza çıkar. Kaygı algılanan gerçek bir tehdit algısı olmaksızın bir durumun doğurabileceği sonuçlar üzerine yaşanan heyecan, tedirginlik hissidir. Konu ölüm olunca ölüm korkusu ve kaygısını birbirinden ayırmak gerekir. Ölüm korkusu şiddeti daha yüksek ve daha kısa süreliyken, ölümkaygısı daha uzun süreli ve hafifi düzeyde seyreder. Ölüm korkusunda korkunun nedeni ölümün kedisidir ancak ölüm kaygısı ölümün ne zaman ve ne şekilde gerçekleşeceği de dahil olmak üzere çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir.

Ölüm kaygısı her bireyin yaşadığı bir histir ancak bu kaygının çok fazla ya da çok az olduğu durumlarda sorunlar ortaya çıkar. Psikolojik rahatsızlıkların nedenleri arasında olabilen ölüm kaygısının çok fazla yaşandığı durumlarda kişilerin işkolik olmaları, mal ve eşya biriktirme davranışları, aşırı cinsellik eğilimleri, sağlıklı ilişkiler kuramamaları, riskli davranışlar sergilemeleri, sonu ölümü hatırlatacak işlere girişememeleri, ve intihar söz konusu olabilir. Yaşlılıkta ölüme bakıldığında ise yaşlı kişilerin yaşanmışlıklarına baktıklarında pişmanlık duygusu hakimse ölüm kaygısını yoğun şekilde yaşayacakları, yaşam bütünlüğüne sahiplerse de ölüm kaygısının normal düzeyde olacağı söylenebilir.

 Kübler-Ross ölmekte olan yani ölümle yüz yüze kalan kişinin beş evreden geçtiğini savunmaktadır. Bu evrelerin ilki inkar ve yalıtılmışlık evresidir. Kişi bu evrede ölümün kendi başına gelemeyeceğini düşünerek ölüm durumunu kabullenmediği evredir. İkinci evre olan öfke evresinde kişi ölüm durumunu inkar etmeyi bırakmıştır ve bu durumun neden kendi başına geldiğini sorgulayarak öfke ve kızgınlık duyguları yaşamaktadır. Uzlaşma evresi olan üçüncü evrede, kişi ölümün geleceğinin farkındadır ve ölümünün bir süre daha geciktirilebileceği umudunu taşır. Depresyon evresindeyse kişi ölümü kesin olarak kabul etmiştir. Öleceğini bilmek kişiye üzüntü vermektedir ve bu durum depresyona neden olabilirken, depresyona hazırlayıcı da olabilir. Kabullenme aşaması olan son evrede ise kişi huzur içindedir ve ölümü kabullenip ölümle mücadele halinde olmayı bırakmıştır.

Büşra TUNÇ

Psikolojik Danışman

Kaynaklar:

Dağlı, E.N. (2010). Yaşlılarda ölüm kaygısı ve dindarlık.(Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi)Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı,Din Psikolojisi Bilim Dalı.

Santrock, J.W. (2012).Yaşam boyu gelişim (13. Baskı). G. Yüksel, (Çev.Ed). Ankara:NobelYayıncılık

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir