KİMSENİN BİLEMEYECEĞİ ŞEYLER

Kitabın adı: Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler

Kitabın yazarı: Sinan Canan

Yayın yeri ve yayıncı: İstanbul, Tuti Kitap

Baskı sayısı: 9. Baskı

Sayfa sayısı:  292

Fiyatı: 20 TL

 

Bugünkü yazımızda “Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler”i konuşacağız. Sinan Canan hocanın kaleme aldığı bu kitap beynimizi ve kendimizi anlayabilmek adına, bize dair birçok şey anlatıyor. Kitap incelememize geçmeden önce yazardan biraz bahsedelim.

Yazar kendisini şöyle tanıtıyor: Biyoloji mezunu. Fizyoloji doktoru. Sinirbilim sevdalısı… “Kaotik ve fraktal” olan her şeye tutkun… Bilgiye ve hikmete dair her öğrendiğini herkese anlatma takıntısından muzdarip. Hayatın tek bir işle uğraşmak için fazla uzun, insanın tek bir işle ömrünü tüketmek için fazla karmaşık olduğuna ikna olmuş, hikmet ve şahitlik peşinde nefes alan, yemeyi-içmeyi seven biri… Aybike, Metehan ve Melike Canan’ın babası olmaktan daha ehemmiyetli ve gurur verici bir marifeti olmayan, zanları, hataları ve kusurları ile insanlardan bir insan…

Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm “Bize Dair”, ikinci bölüm “Bilime ve İnanca Dair”, üçüncü bölüm ise “Kaosa Dair”. Bu yazımızda alanımıza daha net dokunuşlar yapan ilk bölüme daha çok değinmekle birlikte diğer bölümlere de temas edeceğim.

İlk bölüm bize ve beynimize odaklanıyor. Bize dair anlatılabilecek ne var diye düşündüğümüzde aslında aklımıza pek çok şey gelebilir. Herkesin kendine dair anlatacakları farklıdır. Fakat bize kafatasımızın içi kadar uzakta olan mucizevi organımız beynimizi biraz olsun anlayabilmenin bize yani insanlara dair birçok şeyi anlatabileceğini kestirmek zor değil.

Bu bölüm bize beynimizin dil öğrenmek gibi biyolojik bir yeteneği nasıl gerçekleştirdiğini anlatıyor. “İkinci bir dil öğrenmek neden bu kadar zor, zihin kontrolü dediğimiz olay aslında nedir? “ gibi sorulara cevap bulabileceğiniz bölümde beynin fizyolojik yapısı ile ilgili yüzeysel bilgiler de edinebilirsiniz. Özellikle PDR lisans eğitimi almış kişiler için fizyolojik psikoloji dersinden oldukça aşina olacakları bu terimler konu ile ilgili herhangi bir bilgisi olmayan kişiler için de fazlaca detaya girmeden açıklayıcı bir dille anlatılmış.

“İnsan beyni lisan öğrenmek için kurgulanmış biyolojik bir yetenekle doğar.”

 Zihin kontrolü gibi son yıllarda oldukça popüler olan bir konuyla ilgili de aydınlatıcı açıklamalara yer verilmiş. Okuduktan sonra aslında zihnimizi kontrol ediyor diye gösterilen çoğu şeyin gerçek zihin kontrol yöntemlerini nasıl gizlediğini ve gözümüze perde indirdiğini görerek şaşırıyorsunuz. Her gün bizim için çok sıradanlaşmış magazin haberlerinin beynimize nasıl bir etkisinin olduğunu biyolojik altyapıda anlayarak bireysel ve toplumsal psikolojimizi nasıl etkilediğini ve davranışlarımızı nasıl yönlendirdiğinin farkına varıyorsunuz.

Bölümde aşık beyin ile ilgili de birçok davranışı açıklayan bilgiler mevcut. Benim oldukça ilgiyle okuduğum ve konu ile ilgili beni araştırmaya sevk eden yazı ise gerçeklik ile ilgiliydi.

“Gerçeklik pek kalıcı olsa da sadece bir yanılsamadır.”
– Albert Einstein

 Gerçeklik nasıl yanılsama olabilir? diye düşünebilirsiniz. Hepimizin aynı gerçekliği deneyimlemediğini biliyoruz. Peki bizim algıladığımız dış dünya gerçekliğin yüzde kaçını yansıtıyor? Beynimiz dış dünyadan aldığı uyartıları bir elektrik sinyaline dönüştürüyor ve yorumluyor. Algıladığımız gerçekliğin kısıtlılığının farkına varabilmemiz için göz alıcılarının algıladığı aralığı örnek veriyor yazar: 350-700 nm arası. Yani gördüğümüz gerçeklik sadece bu nanometreler arasında.

“Vücuttan ayrı bile olsa, hayatta tutulan bir beyin, uygun uyaranlar sağlandığında kendisini farklı ortamlarda farklı deneyimler geçiren bir canlı olarak algılayabilir. Yani siz şu anda, rahat koltuğunda kitap okuduğu sanrısını yaşayan ‘kavanozdaki bir beyin’ olabilirsiniz!”

 Birçok farklı düşünce deneyini ve düşünmeye iten varsayımı içeren kitapta bilimin doğası ve felsefe ile ilgili de bilgi birikiminizi arttıracak nitelikte bilgiler mevcut.

Evrim ile ilgili tartışmalı konulara değinen ikinci bölüm, konu ile ilgili iseniz inanç ve evrim arasındaki zıt gibi görünen noktalara ışık tutmak açısından oldukça faydalı ve okumaya değer. Üçüncü bölüm ise hayatımızdaki “fraktalları” keşfetmek açısından farklı bir bakış açısı kazandırıyor.

Kitabı bitirdiğinizde birçok konuya olan bakışınızın değişeceğini düşünüyorum. Kavanozdaki bir beyin olmadığınızı ispatlayabilmek için ispatlar arayıp zihninizi zorluyorsunuz. J  Gerçeklik, beynimiz, davranışlarımız ve kendimiz üzerine düşünebilmek adına okunması gereken başarılı bir kitap.

Keyifli okumalar dilerim.

Sibel UYANIK

Marmara Üniversitesi

 

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir