KENDİLİĞİNDEN OLMAK

“Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.” Mevlana’nın bu anlamlı sözünü hepimiz duymuşuzdur. Mevlana’nın bu cümlesi aslında içinde pek çok anlam barındırmaktadır. Peki, biz Mevlana’nın bu öğretisini psikoloji biliminde nasıl değerlendirebiliriz? Psikoloji alanında özellikle psikolojik danışma süreçleri için önemsenen ve Mevlana’nın bu sözüyle ilişkilendirilebilecek bir kavram vardır. Bu kavram Türk dilinde otantiklik olarak adlandırılmaktadır. Türk Dil Kurumu Güncel Sözlüğü (2019) otantik kelimesinin tam karşılığını “Eskiden beri mevcut olan özellikleri taşıyan, orijinal.” olarak belirtmiştir. Otantiklik ise “otantik olma durumu” olarak tanımlanmıştır. Buradan otantikliği eskiden beri mevcut olan özellikleri taşıma durumu olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır.

Psikoloji alanında baktığımızdaysa otantikliğin kişinin gerçek benliğini günlük yaşamında sürdürmesi olarak tanımlandığını görürüz (Kernis, 2003). Bir başka tanım otantikliği üçlü bir yapı olarak görür. Kendine yabancılaşma, dışsal etkileri kabul etme ve otantik yaşama otantikliğin üç bileşenli tanımıdır. Kendine yabancılaşma boyutuna bakıldığında, bu durumun bireyin bilinçli farkındalığıyla gerçek deneyimleri ya da gerçek benliği arasındaki farkı ifade ettiği görülür. Kendine yabancılaşma kişinin kendini tanımadığının ya da gerçek benliğiyle ilişki kuramadığının göstergesidir. İkinci boyut olan otantik yaşamak ise duyguları fizyolojik durumların, bilişlerin, inançların ve hislerin bilinçli şekilde farkında olarak yaşamayı ve ifade etmeyi içermektedir. Dışsal etkileri kabul etme ise diğerlerinin kişi üzerindeki etkileri ve kişinin diğerlerinden dolayı onaylamak zorunda kaldığı inançlar anlamına gelir. Otantik yaşam sürmek, kişinin kendine karşı dürüst olması, kendi değer ve inançlarına göre yaşaması anlamına gelmektedir. Bireyin otantik yaşama sahip olması ve kendine yabancılaşmaması aynı zamanda da dışsal etkilerin bireyin üzerindeki azlığı bireyin otantik olduğu anlamına gelmektedir. Otantik insanların daha dışa dönük, anlaşılabilir, daha vicdanlı ve açık insanlar oldukları bulunmuştur. Aynı zamanda otantikliğin kişinin benlik saygısıyla, öznel ve psikolojik iyi oluşuyla olumlu bir ilişki içinde olduğu bulunmuştur (Wood, 2008). Bu yazıda otantiklik kavramının üzerinde durulmasının nedeni günlük yaşamda buna daha çok ihtiyaç duyulmasıdır.  Sosyal ortamlarda insanların gerçekçi olmayan davranışlar sergilediği hepimizin görebileceği bir gerçektir ve bu durum içinde sahte yönler barındırdığından bireylerde rahatsızlık hisleri uyandırmaktadır. Aslında Mevlana yüzyıllar öncesinden bu çağa seslenmiş insanoğlunun kendisini olduğu gibi sergileyebilmesi gerektiğinin önemini belirtmiştir. Bireylerin oldukları gibi görünerek ve göründükleri gibi olarak otantik bir yaşam sürmeleri sosyal hayatta birlikte yaşamalarını kolaylaştıracaktır.

KAYNAKÇA

Kernis, M. H. (2003). Toward a conceptualization of optimal self-esteem. Psychology Inquiry,   14(1), 1-26.

Türk Dil Kurumu Güncel Sözlük. (2019). Erişim adresi: https://sozluk.gov.tr/?kelime=

Wood, A., Linley, P., Maltby, J., Baliousis, M. & Joseph, S. (2008). The authentic  personality: A theoretical and empirical conceptualization and the development of the          authenticity     scale. Journal of Counseling Psychology, 55(3), 385-399.

                                                                                                                                Büşra TUNÇ

                                                                                                                   Psikolojik Danışman

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın