Yükleniyor..
HERKES İÇİN PSİKOLOJİ

Zeka Hem Bela Hem Deva’dır

“Bir insanı ahlaken eğitmeden sadece zihnen eğitmek topluma bir bela kazandırmaktır.”

Theodore Roosevelt

 

Bu yazım cani bir şekilde katledilmiş 4 ESOGÜ kahramanına ithaf edilmiştir. Ruhları şad olsun…

 

Gelişim görevlerimizi tek tek icra etmeye çalıştığımız şu dünyada evlenip de bir çocuk dünyaya getirdiğimiz andan itibaren artık hayatımızın odak noktası belli oluyor. Onun iyi bir geleceğe sahip olması amacımız haline geliveriyor. İyi okullarda okuması, yurtdışı eğitimi alması belki bir bilim insanı olarak ülkeye faydalı işler yapması…

O okusun da gerisi önemli değil, yemek yapmasın, ortalığı toparlamasın. Tıp okusun da okuyunca yardım eder insanlara. Şimdi çocuğun derslerden toplumda olanları düşünecek hali mi var. Sözleri veya benzerleri birçoğumuzun aşina olduğu türden… Bizim önceliklerimiz de birden akademikleşiyor; insani değerler, merhamet, sevgi öteleniyor ve ister istemez zeki, çalışkan ve insani değerleri çok da umursamayan bireylerle dolup taşıyor ortalık. Sevgi vermek yerine para vermek; ilgi göstermek yerine yeteneklerini geliştirecek kurslara yönlendirmek, birlikte vakit geçirip çocuğumuzu anlamaya ve tanımaya çalışmak yerine istediğimiz forma sokmaya çalışmak bir zaman sonra tehlike çanlarının çalmasına yol açabiliyor.


Zeki ama problem çözemeyen, yaşam becerilerinden yoksun, istediğini elde edemeyince gözü hiçbir şey görmeyen kimselerin geçmişlerine bakıldığında yaşam standartları yüksek bile olsa insani değerlerden ve sevgiden uzak yetişmiş oldukları görülebiliyor. Ya sonra mı?

Yurt dışında eğitim alıp, yaptıklarının sorumluluğunu alamayan, öfkesini iletişim kurarak çözmek yerine gözü hiçbir şey görmeyip dört masum cana kıyan, sonrasında pişman değilim diye ifade verebilen akademik bir cani. Tabi böyle insanların da savunma mekanizmaları oluyor. “Erdemli insan yetiştirme modeli” adlı akademik çalışmayı yaparken kendi davranışlarına da hacı Bektaş’tan esintiler getirebilseydi bugün dört masum canın arkasından feryat eden yürekler olmayacaktı. Teorik anlamda bir şeyleri bilip hayata uygulayamamanın bir başka nedeni de; erken çocukluk döneminde insani değerlerden uzak olması yaşantı geçirmemesi sıradan kitabi bilgi olarak düşünmesidir. Şimdi diyeceksiniz ki adli dengesi yerinde olmayan adamı bize örnek veriyorsun olacak iş mi! Heyhat adli dengesi yerinde olmadığı iddia edilen adamın ne çok akademik yayını nerelerde eğitimi var baktınız mı hiç? Adli dengesi mi yerinde yok yoksa insani vasıfları mı? Bu soruyu siz kendinize sorun şimdi.

Bir de diğer boyut var. Fakültesinde çok sevilen, öğrencilerine odası her daim açık olan, alanındaki bilgi ve becerisi gıpta ile karşılanan ama neden öldüğünü bile anlayamadan giden akademisyen, onlara yıllar boyu emek veren aileleri, geride kalan ve fakülteye nasıl gireceğim diye düşünen yüzlerce öğrenci!!!

Olan olaya çok boyutlu baktığımızda; duygulardan ve değerlerden yoksun ama zeka küpü olan insanların davranışlarından etkilenen ne çok insan var… O yüzden yetişkinler olarak ileride karşımıza çıkacak ve geleceğin yetişkinleri olacak çocuklarımızdan ne istediğimizi bilmemiz çok önemli. “Başkalarına değer biçmek, kendine değer biçmek demektir.” diyor ya Murathan Mungan. O yüzden bizden şekillendireceğimiz ve yetişmesinde etkili olacağımız çocuklarımıza çevresindeki insanlarında en az kendisi kadar önemli değerli ve yaşamaya hakkı olduğunu öğreterek başlayalım işe…

Sevgiyle…
Uzm. Psikolojik Danışman
Asiye DURSUN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir