Yükleniyor..
HERKES İÇİN PSİKOLOJİ

TEKNO TOPLUM

  • Değişim sihirli bir kelimedir. Hayatın her alanında gösterir büyüsünü. Heraclitus bu büyüyü; “aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” şeklinde tasvir etmiştir. Mekanlar değişir, insanlar değişir, toplumlar değişir. Sonuç olarak her an her şey değişir. Bizlerde bu değişime ayak uydurarak hayatımıza devam ederiz.

Değişim kaçınılmaz bir gerçektir. Bizler değişim rüzgarına kapılıp gideriz. Bir düşünün geçmişteki yaşam tarzımızla şimdi ki aynı mı? Bilimsel gelişmeler ve onun beraberinde teknoloji hayatımıza nasıl bir değişim seyri çizdi?

Teknolojinin hayatımıza girmesiyle birçok alanda değişim görüldü.  Hiç kuşkusuz hayatımıza kolaylık sundu. Ancak kullanımı konusunda ölçüsüz olursak ciddi zararlara sebep olabilir. Genel adıyla ekran bağımlılığı (telefon,internet,televizyon vb) olarak adlandırılan bağımlılık türü artık çağımızın en büyük sorunu olmaya aday durumda. İnsanlar bir biriyle konuşmayı, yüz yüze bakmayı, birlikte sosyal-sportif etkinliklere katılmayı terk edip ekran başında zaman geçirmeye başladı. Bir türlü elimizden düşüremediğimiz telefonlar artık hayatımızı şekillendirmeye başladı. Sabah onun alarm sesiyle uyanıyoruz, saati oradan takip ediyoruz sosyal medya hesaplarımızı kontrol ediyoruz ve oyunlar oynuyoruz. Peki ona ulaşamadığımızda tepkimiz ne oluyor? Bu soruya verdiğimiz cevap bağımlı olup olmadığınızı belirleyecek aslında. Yediğimiz yemekten lezzet almak, gittiğimiz gördüğümüz yeni yerlerin güzelliğinin tadının çıkarmak yerine sosyal medyada paylaşmak için sabırsızlanıyorsak artık değişim vakti geldi demektir.

 

Peki değişim için neler yapmalıyız? Şimdi burada ilk; iş hobilerimiz ve arkadaşlarımızın yüzüne bakarak iletişim için ayırdığımız saatleri arttırırken, belki de bağımlı hale geldiğimiz teknolojik aletlerle geçirdiğimiz saatleri azaltmak olacak. Benim hobim yok ya da yeterince arkadaşım yok diyorsak ilgi ve yeteneklerimiz doğrultusunda gruplara dahil olup arkadaş edinmeye başlama vakti gelmiş demektir. Aileler ise çocuklarıyla birlikte kaliteli vakit geçirmek için birlikte aktiviteler yapabilir. Aktivite dediysem illa kalkıp sinemaya, sportif aktivitelere katılma yada izleme gibi maddi karşılığı olan bir şey yapacağımız anlaşılmasın. Kendimden örnek verecek olursam annem birlikte çiçekleri sulayalım hadi derdi ve çiçekleriyle o kadar güzel konuşurdu ki çiçekleri kıskanırdım. Bunlardan bazılarını bana zimmetlerdi ve onlarla konuşup sevmemi öğütlerdi. Onun suladığı çiçekler benimkilerden her zaman daha güzel kokar daha güzel açardı. Bende kendi çiçeklerimle konuşmayı doğayı sevmeyi öğreniyordum. Sizlerde alın iki çiçek evinize ve çocuklarınıza doğa sevgisini aşılayın. Tabi bu küçük bir örnek. Hayvan beslemek, evde güzel oyunlar oynamak, birlikte kitap okumak vb. örnekleri çoğaltmak sizin elinizde.

Gelelim en önemli hususa yani ev içinde ki sevgi, saygı, hoşgörü iklimine. Eğer evimiz içinde mutlu çocuklar yetiştirirsek, onların dertlerine ve mutluluklarına ortak olursak, o tertemiz yüreklerinde sevgi tohumunu yeşertebilirsek; ailesine, arkadaşlarına ve hayatına bağlı bunun yanında hiçbir şeye bağımlı olmayan gençler olur etrafımızda.

 

Unutmayın Mevlana’nın da dediği gibi; Sevgi şifadır. Sevgi güçtür. Sevgi değişimin sihridir.

yüreğinizden de evinizden de sevgi eksik olmasın…

                                                                                               Uzman Psikolojik Danışman

                                                                                                                                                                                                                                                                           Ömer ZENGİN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir