Yükleniyor..
HERKES İÇİN PSİKOLOJİ

MAHREMİYET EĞİTİMİ

Son yıllarda üzerinde çokça konuşulan bir konu var: mahremiyet eğitimi… Haberlerde televizyonda karşılaşılan olaylar adeta herkesi travmatize edip bu konu üzerinde durmaya zorluyor. Herkes en doğru bir şekilde çocuğuna bu eğitimi vermek ve tehlikelere karşı korumak istiyor.

O zaman bu günkü yazımızda bu eğitim nasıl ve kimler tarafından verilmeli biraz bundan bahsedelim. Mahremiyet sözcüğünün kelime anlamına bakıldığında gizlilik, gizil olma durumu olarak ifade ediliyor. Bizim çocuk eğitiminde bahsettiğimiz mahremiyet kavramı ise daha çok çocukların kendi bedenlerini tanımaları ve cinsel istismara karşı kendilerini korumalarını içermektedir.

Çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren anne babalarına cinsel konularda sorular sormaktadırlar. “Ben nasıl doğdum? Kızlar nasıl tuvaletini yapıyor?” gibi sorularla pek çok ebeveyn karşılaşmıştır. Onların bu sorularını cevapsız bırakmamak ve kızmadan açıklamalar yapmak gerekir. Mahremiyet eğitiminin ilk basamağı çocuğun sorduğu bu soruları yaşına uygun bir şekilde cevaplamaktır. Soruları cevaplanan çocuk, anne baba ile bu konularda konuşabileceğini anlayıp güven duyacaktır.

   Bazı çocuklar da bu konularda konuşmak istemeyebilir, anne babaya sorular sormayabilir. Soru sorsa da sormasa da 4-5 yaşından itibaren çocuklara mahremiyet eğitimi verilerek cinsel istismara karşı koruma sağlanmalıdır. Bu eğitimi verecek olan kişiler; çocuğun güvendiği ve en yakını olarak gördüğü anne babasıdır. Tabi ki bir anaokulu öğretmeni, bir psikolojik danışman da çocukla bu konuları konuşabilir. Ancak bir meslek elemanlarının vereceği destek daha çok anne babanın verdiği bilgiyi pekiştirmek olmalıdır. Anne baba her zaman çocuğunu koruma ve eğitme sorumluluğunda birinci sırada görev almalıdır.

   Mahremiyet eğitiminde çocuklara öğretilecek ilk kural; bedenindeki özel bölgeleri tanıtmaktır. “Bedeninde özel bölgeler bulunmaktadır. Bu bölgeler iç çamaşırı ya da mayo ile kapanan bölgelerdir. Bu bölgelere kimse dokunamaz. Özel bölgelere bazen doktorlar muayene etmek için dokunabilir. Ancak bu durum da seni rahatsız ederse bunu istemediğini söyleyebilirsin.” Oyuncak bebek ya da basit bir resim üzerinden bu bölgeler çocuğa tanıtılır. İkinci kural; iyi dokunma- kötü dokunmayı çocuğa anlatmaktır. “Senin bedenin sana aittir. Onu sen koruyabilirsin. Bazen bedenine dokunan ve sana sarılan insanlar olabilir. Bu dokunmalar seni üzer, huzursuz eder ise o kötü bir dokunmadır. Bazı dokunmalar ise iyidir, o kişi sana dokunduğunda sarıldığında kendini mutlu ve huzurlu hissedersin. Örneğin; anneannen sana sarıldığında mutlu olma gibi.” Mahremiyet eğitiminde üçüncü kural ise; “hayır diyebilmeyi öğretmektir”. Çocuklara hoşlarına gitmeyen davranışlarda ve dokunmalarda hayır diyebileceği öğretilmelidir. “Hoşuna gitmediyse hayır de ve ortamdan uzaklaş. Hayır diyebilirsin.” Okul öncesi dönemde çocuklara hayır deme ile birlikte çığlık atması da istenebilir. “Senin özel bölgelerine dokunurlarsa hayır de ve çığlık at”. Son kural da çocuğa her koşulda destek olunacağını anlatmaktır. “Ne olursa olsun biz hep senin yanındayız. Seni biri rahatsız ederse  bize ya da güvendiğin bir büyüğüne, öğretmenine hemen söylemelisin.” Çocuk anne babasından sevgi ve destek göreceğini bilirse kendini güvende hissedecektir.

Çocuklarımıza bu eğitimi verirken sakin bir tutum içinde olmamız önemlidir. Anne babanın panik hali ve korkuları çocuğu da etkileyecektir. Bir kez bu eğitim verildikten sonra yılda bir kez hatırlatmak yeterlidir. Yoksa her an, her hafta bu konunun çocukla konuşulması çocukta bir korku ve endişe yaratabilir. Mahremiyet eğitimiyle amacımız; çocuğu bilgilendirmek ve anne babanın çocuğuna her zaman destek olacağını ifade etmektir.

Tüm çocukların korunduğu, tehlikesiz bir dünyaya kavuşmak ve hep bilgilenmek dileğiyle…

  Emine YANIT              

Uzman Psikolojik Danışman

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir