Yükleniyor..
HERKES İÇİN PSİKOLOJİ

Lütfen Beni Sosyal Medyada Paylaşma

Son yıllarda 7den 70’e herkesin buluşma noktası olarak göze çarpan Sosyal Medya toplumun her kesimini etkisi altına alabilecek enerjiye sahiptir aynı zamanda yeni bir iletişim alanı olarak sayılmaktadır. Peki sosyal medya nedir?  Bu birleşik terimi parçalayalım.

Sosyal medya kişinin ürettiği yazı fotoğraf vs. gibi içerikleri paylaştığı bir platformdur, yalnızca paylaşmak mı? elbette hayır hepimizin yakinen takip ettiği etmese de mutlaka fikir sahibi olduğu İnstagram, Facebook, Twitter gibi sosyal ağlar bulunmaktadır ve birçoğumuz  paylaşımda bulunmasa da kurum kuruluş ya da kişisel sayfaları takip etmektedir.  Bu sayfaları niçin takip ediyoruz? Sorusuna tam yanıt olmamakla beraber yayınlanan çekilişler, ödüller sayfaları daha çekici kılıyor olabilir. Yakın dönemde bireylerin sosyal medyayı kişisel haz ve mutluluk kaynağı olarak görmesi de  ağlara olan ilgiyi daha da arttırmıştır. Bireylere sempatik görünen bu mecranın toplumun bütünlüğüne daha da önemlisi aile bütünlüğüne nasıl katkı sağlıyor?  gibi soruları eski dönemlere göre daha sık sormaktayız, bunun sebebi ise sosyal medyayı yanlış kullanıyor olmamızdır. sosyal medya üzerinde aşırı zaman tüketimi topluma, aileye, ebeveynlere ve çocuklara ciddi zararlar vermektedir; bir toplumda eğer çocuk zarar görüyorsa bir nesil kaybı yaşanma riski büyüyor demektir. Bir çocuk ailede yalnızca fiziksel şiddet gördüğünde mi zarar görmektedir? Önce soru üzerine düşünerek bakış açımızı genişletmeliyiz. Hepimiz ebeveyn olarak bir çocuğu büyütürken onun her anını paylaşarak birçok dostumuzun görmesini isteriz

Bununla ilgili:

Michigan Üniversitesi’nde, 0-4 yaş arası çocuk sahibi ailelerle yapılan  anketin sonuçlarını paylaşıyorum: Ailelerden yüzde 28’i çocuklarının nasıl uyuduğunu, yüzde 26’sı nasıl yemek yediklerini paylaşıyor. Yüzde 19’u da diğer ailelerle çocukları nasıl disipline edeceklerine dair fikir alışverişi yapıyor. Peki siz değerli okuyucularımız uyurken yemek yerken ağlarken konuşurken bunlar gibi her anını fotoğraflayıp sosyal medya aracılığı ile paylaşmayı  ne olarak anlamlandırıyorsunuz? “Çocuğum zarar görmüyor, fiziki bir yaralanma yok hem o da eğleniyor bunda bir şey yok.” şeklinde yorumluyorsanız bunun üzerinde bir süre düşünmenizi tavsiye ediyorum çünkü aile bütünlüğünü tehdit edici durumların peyda olması an meselesi.

Sosyal ağların yaşantımıza bu denli müdahil olmasıyla beraber mahremiyet kavramı büyük önem kazanmıştır. Bir çocuk 18 yaşına gelene kadar anne baba çocukların korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve yasalarla getirilen sınırlamalar dışında her türlü hakka sahiptir. Bu bağlamda çocukla ilgili normal fotoğrafların paylaşımında bir sakınca yok.

Keyifle yapılan bu paylaşımlar başkasının hürriyetini mahremiyetini şahsi alanını sabote ediyor o halde bu durum yasağı çiğnemek olmuyor mu?

Bununla ilgili yakın zamanda gündemimize oturmuş bir haberden bahsetmek istiyorum sosyal medyada 200bine yakın  takipçiye sahip bir blogger annenin  eşi tarafından açılan  boşanma davasında baba, blogger annenin hesabında çocuklarının fotoğraf ve videolarını paylaşarak istismara davetiye çıkardığını iddia etmektedir. Mahkeme ise babanın çocuklarına ait fotoğraflarının paylaşılmaması talebini haklı bulmuş ve paylaşıma yasak getirmiştir, çocukların velayeti ise dava bitimine dek babaya verilmiştir. Anneye ise çocuklarını hafta sonu görme hakkı tanınmıştır. Bu görebildiğimiz bir örnek ya bilinmeyenler onların zararı ise gecikerek geliyor belki de..

Ebeveyn olarak paylaştığımız fotoğraf gelecekte çocuğumuzun utancı olabilmekte, sildiğimizi düşündüğümüz bir paylaşım Google gibi arama motorlarının belleğinde olabilir yahut başkası tarafından kaydedilebilmektedir.

3Küçükken çocuk durumu idrak edememekte,  ergenlik dönemine gelindiğinde geçmişteki fotoğrafının arkadaşları tarafından görülmesi durumunda onda değersizlik hissi yaratabileceği olasılığı göz ardı edilmemeli böyle bir durumda çocuğun ailesiyle çatışma yaşaması kaçınılmazdır. Nitekim çocuk yetiştirirken özen gösterdiğimiz nokta kişisel alandır oysaki bilinçli ya da bilinçsiz sergilediğimiz bu davranış mahremiyet alanına ciddi zararlar vermektedir.

Şimdi düşünmeliyiz ebeveyn olarak mahremiyet alanına girdiğimiz çocuğumuzun haklarına  kişisel kimliklerine saygı mı duyuyoruz yoksa yeni bir istismar vakasına örnek mi oluyoruz.

 

KAYNAKÇA

Tunahan, E. (2017, 3). makale kütüphanesi . 8 12, 2017 tarihinde http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_18166.htm adresinden alındı

Ulus, Ç. (2017, 6 30). Vatan Gazatesi. 8 10, 2017 tarihinde http://www.gazetevatan.com/-blogger-anneye-cocuk-istismari-suclamasi–1080670-gundem/ adresinden alındı

Yarma, E. (2016, 1 7). Hürriyet . 8 10, 2017 tarihinde http://www.hurriyet.com.tr/cocugunuzun-her-anini-sosyal-medyada-paylasmak-dogru-mu-40037278 adresinden alındı

 

Psikolojik Danışman

Duygu KÖSE

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir