Yükleniyor..
HERKES İÇİN PSİKOLOJİ

ÇOCUĞUMUN ÖDEVİNİ YAPTIĞIM İÇİN UTANIYORUM

Ben bir anneyim. Çocuğumun duygusal, fiziksel, sosyal, psikoloji gibi bütün alanlarda en iyi şekilde gelişmesini sağlamam lazım diye düşünürdüm. Ben de diğer anneler gibi çocuğum mükemmel olsun derdinde değildim ama çok iyi olmasını istemekten de geri kalamıyordum. Çocuğum çok iyi yerlerde olmalıydı. Bütün gelişim kitaplarını okuyordum. İnternetteki bütün anneleri takip ediyor ve bütün çocuk gelişim yazılarına göz atıyordum. Mükemmel bir anne olmalıydım ki çocuğum hiçbir şeyden eksik kalmamalıydı. Sürekli giydiği kıyafetin yamukluğuna söylenip kıyafetini düzeltiyordum. Ayakkabılarını her defasında bağlamaya çalışıyordum. Yemek yemediği zamanlar içim içimi yiyor ve zorla ona da yemek yediriyordum. Bazen onun için her şeyi yaptığımı düşünüyordum. Mesela bazen arkadaşlarıyla kavga edince arkadaşları haksızsa onlara kızıyor ya da annelerine söylüyordum.


1.sınıfın ödevlerinin yoğunluğunu hepiniz bilirsiniz. Bazen sinirden ağlayan, bazen kendini çocuğuna bağırırken bulan, bazense yeter artık diyerek tükenen bir anneye dönüşüyordum. Bir gün yine her zamanki saatinde kızım eve ödevleriyle birlikte geldi. Okulda öğretmen gördüğü yetmiyormuş gibi bir de evde aslında annesi olan öğretmenle karşılaşıyordu. Oturup sohbet etmeye, birlikte vakit geçirmeye kalmayan zaman ödevlerle geçiyordu. O gün de öyle oldu. Öğretmen herkese saat yapmayı ödev olarak vermişti. Kızım kendinin güzel yapamayacağını ve çirkin olursa sınıfta güleceklerini söyledi. Ben onun bu masum söyleyişine ve sınıfta öğretmen ve arkadaşlarına rezil olmasından korktuğum için ödevi yapmaya karar verdim. Oysa o an kızımın yaptığı başından savarak ödevi bana yaptırmaktı. Çünkü ben bu zamana kadar hep onun yapması gerekenleri yapmıştım. Hala bu durumun farkında olmayarak mükemmel saati yapmaya koyuldum. Kızım televizyona daldı. Yorgun diye ilişmedim ona. Yaptığım saatin çok güzel olduğunu yineleyip durdum içimden. Bu saati bir çocuk nasıl yapabilirdi ya da nasıl bu kadar güzel yapabilirdi. Saati masanın üzerine koyarak gururla uyuyan kızımı yatağına yatırdım.

Ertesi gün kızım eve geldiğinde öğretmenin saate yaptığı yorumu çok merak ederek sordum. Kızım, öğretmeninin saati çok beğendiğini ve kimin yaptığını sorduğunu, söyledi. Benim yaptığımı duyunca hiçbir şey demeyen öğretmen o gün sonunda toplu mesajla veli toplantısı yapacağını bildirdi. Rutin yapılan bir veli toplantısı olduğunu düşünerek toplantı saatinde okula gittim. Tanıdığım birkaç veli ile sohbet ettik. Öğretmen sınıfa girdi halimizi, hatırımızı sordu. Yüzünden bir şeylerin yolunda gitmediği anlaşılıyordu. Bizlere şu konuşmayı yaptı: “Sayın velilerim, biliyorum ki şu an burada bulunan sizler çocuklarınızın yapabileceği ya da yapamayacağı her şeyde çok yeteneklisiniz. Gerçekten yaptığınız saatlerden ötürü bir kısmınızı tebrik ediyorum. O kadar kusursuzlardı ki nasıl yorum yapacağımı bilemedim. Ancak yaptığınız mükemmel saatlerin çocuğunuza ve bana bir yararı yok. Siz egonuzu tatmin için kendi faydanıza ödevi yapmışsınız. O ödevin çocuğunuzun gelişim dönemine, öğrenmesine katkı sağlayacağını düşünmeden sırf çocuk rezil olmasın, ödev mükemmel olsun derken çocuğunuza nasıl zarar verdiğinizin farkında değilsiniz. En beğendiğim saatler kendi çabasıyla ödevini yapan öğrencilerimin oldu. Kendi uğraşlarıyla ödevini yapmasına fırsat veren anne-babaları canı gönülden kutluyorum. İşte mükemmellik burada.  Tabii ki düşündüğünüz gibi sınıf ortamında hiçbir öğrencimi küçük düşürmedim. Şunu söylemeliyim ki sizin çocuklarınızı benden daha iyi düşünmenizi ümit ederdim. Eğer onların öğrenmesini, yaratıcı ruhlarının gelişmesini, sağlıklı özgüven oluşturmalarını istemiyor ve aklınıza gelebilecek bütün gelişimlerini köreltmek istiyorsanız  lütfen mükemmel ödevler yapmaya devam ediniz.” diyerek sınıftan çıkan öğretmenin arkasından bakakaldım. Ne yapmıştım ben ve yaptığım şeyle nasıl övünebilmiştim. Bütün bunları düşünürken kendimden çok utandım. Eve gidince bütün her şeyi tekrar gözden geçirerek ne kadar kötü ve eksik olursa olsun küçük yardımlar dışında çocuğumun gelişimini olumsuz etkilemeden hareket etmeyi kendime ödev bildim.

 

PSİKOLOJİK DANIŞMAN VE REHBER ÖĞRETMEN

ZEHRA AVŞAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir