Günübirlik Hayatlar (Ölüm Kaygısı ve Umutsuzluk Üzerine Bir İnceleme)

Kitabın adı: Günübirlik Hayatlar

Kitabın yazarı: Irvın D. Yalom

Yayın yeri ve yayıncı: İstanbul, Pegasus Yayınları

Yayımlanma tarihi: Şubat 2016

Baskı sayısı: 5.Baskı

Sayfa sayısı: 207

Fiyatı: 16,50 tl (kitapyurdu.com referans alınmıştır.)

 

Bu yazımızda PDR öğrencilerinin lisans eğitimlerinin ilk senesinden itibaren ismini oldukça fazla duydukları duayen psikiyatr,psikoterapist Irvin Yalom’un Günübirlik Hayatlar isimli gerçek psikoterapi öykülerinden oluşan kitabını inceleyeceğiz. Yalom, varoluşçu ve hümanist bakış açısı ile terapilerini sürdürmekte olan ve alanda oldukça tanınıp takip edilen bir yazar. Olayları anlatışındaki akıcılık sizi her vakanın içerisine kolayca çekiyor. Yaşananlarla birlikte danışana o anda yansıtamadığı bazı düşünceleri de satırlara döken Yalom, size danışma odasında bir gözlem stajı yapma imkanı sunuyor adeta. 10 öyküden oluşan kitapta ana temalar ölüm korkusu, umutsuzluk, ölümle yüzleşme gibi bir çerçeveden oluşuyor.

Ben bu kitabı geçen sene edinmiştim. Okuduğumda henüz PDR bölümüne başlamamıştım. Kitabı bir de bu ay içerisinde yani lisans eğitimimin ilk senesini bitirdikten sonra okudum. Bu yazımda kitaba bu iki perspektiften bakmak istiyorum. İlk perspektifimiz, alanda olmayan birisi bu kitabı okuyup neler edinebilir? İkinci perspektifimiz ise bir PDR öğrencisi olarak bu kitaptan edinebileceğimiz kazanımlar neler olabilir?

“Yaşanmamışlık ne kadar çoksa ölüm korkusunun da o kadar şiddetli olduğuna defalarca şahit oldum.”

İlk perspektiften kitabımıza bir göz atalım: Kitabı ilk okumam benim için kaygılarımla yüzleştiğim bir süreç yarattı. Eğer siz de ölüm korkusu yaşıyorsanız veya yakın zamanda bir yakınınızın ölümüne şahit olduysanız bu yüzleşme sürecini bu kitapla gerçekleştirebilirsiniz.

Bu kitabı okumaya başladığınızda bilinçdışımızda olup da bilinç yüzeyimize çıkamamış kaygılar,duygular ve korkular okudukça derin bir kuyudan biz buradayız dercesine size sesleniyorlar sanki. Hocalarımızın her zaman bahsettiği “önce kendi terapinizden geçmelisiniz” deyimi için bu bağlamda oldukça uygun bir kitap. Zira benliğimizin yansımalarını danışanların öykülerinde kolayca bulabilir, kendimizi sıklıkla onlarla özdeşleştirerek bir nevi kendi kendimize bibliyoterapi uygulayabiliriz. Ölümle ilgili düşünceler sizi rahatsız ediyorsa,umutsuzluk,kararsızlık veya kimi korkularla boğuşuyorsanız,bir terapi sürecine başlamayı düşünüyorsanız veya terapi sürecindeyseniz bu kitap sizin için biçilmiş kaftan diyebiliriz.

Şimdi bir de PDR öğrencisi gözüyle nasıl okuduğuma bakalım. Aslında sadece 1 senelik bir eğitim sürecinden geçmeme rağmen oldukça fazla bilgi biriktirdiğimi farkettim. Bu bilgilerin teoride kalmaması yani uygulamaya dökebilmek bizim alanımız için oldukça önemli. İşte bu kitap burada bize yardımcı oluyor. Danışma odasına girip danışan-danışman ilişkisinin boyutlarını görebildiğimiz bu kitapta Yalom’un kullandığı psikoterapi yöntemlerini de kolayca saptayabiliriz.

Örneğin ben saptayabildiklerimden örnekler vereyim. “Arabesk” başlıklı vaka öyküsünde rüyalar ve serbest çağrışımın kullanımını net bir şekilde görüyoruz. Yine kendini suçlayan bir bireyin öyküsünü anlatan “Hakiki Olmak Üzerine” başlıklı vaka öyküsünde de danışanın rüyaları terapiye yön veriyor. İşte burada Yalom’un Freudyen kurama göz kırptığını görüyoruz. Rüyalarla ilgili kısımlarda bilinçaltımıza gizlenmiş korkularımızın imgelere bürünerek nasıl rüyalara dönüştüğünü görüyor, Freud’un rüya yorumlarını bir kez daha düşünmüş oluyoruz.

Varoluşçu ve hümanist kuramın etkileri çoğu öyküde seziliyor, hatta Yalom bir öyküde öngörülemeyen insan davranışı ve düşüncesinin psikoterapi sürecini danışanların kendi müthiş yollarından erişerek sonlanmasına sebep olduğunu ifade ediyor. Burada varoluşçu terapinin izleri açık bir şekilde görülmektedir. Kuram uygulamaları açısından bunlar çok kıymetli kestirimler.

Alanımız için başka kazanımlara bakacak olursak, danışanın gösterdiği direnci analizi etmek, uyum problemi veya kararsızlık gibi problemlerle Yalom’a başvuran danışanların asıl problemlerinin başka olduğunu görmek gibi PDR öğrencileri için oldukça kıymetli, ders konusu niteliğinde kazanımlar mevcut.

Okunması ve faydalanılması dileğiyle. Keyifli okumalar dilerim…

Hazırlayan:

Sibel UYANIK

Marmara Üniversitesi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir