Fizyolojik ve Psikolojik Stres Tepkileri

Sadece insanoğlunun değil hayvanların ve bitkilerin de stres yaşadığı göz önüne alınırsa stressiz bir yaşamın mümkün olmayacağı akla gelir. Evet, sakin ve kendiliğinden bir yaşam sürüyor gibi gördüğümüz bitkiler dahi gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecek çevresel faktörlerin varlığında stres yaşarlar ve bu stres durumlarına çeşitli cevaplar verirler. Bitkilerde strese yol açan bu negatif faktörler bakterilerden ısıya kadar uzanan çeşitli etmenleri içerir. Yapılan bir araştırmada çiftlik hayvanlarının da stres yaşadığı, stresin bu hayvanlarda üreme, süt üretimi ve hastalıklara dayanıklılık gibi faktörleri olumsuz etkilediği belirtilmiştir. Stresin yalnızca insanlara özgü olmadığı bu örneklerle aydınlanmış olmaktadır.

Bizler de tıpkı bitkiler ve hayvanlar gibi strese neden olan çeşitli yaşantılar deneyimleriz ve stres durumlarına çeşitli tepkiler veririz. Stres durumlarına verdiğimiz bu tepkileri fizyolojik ve psikolojik stres tepkileri olmak üzere ikiye ayrılabiliriz. Fizyolojik stres tepkileri, stres durumunda vücudumuzda meydana gelen fizyolojik bir takım değişimleri içerir. Bunlar nefes almanın hızlanması, kan damarlarının, beynin ve iç organların büzülmesi, kan basıncının artması, sindirim gibi o an için gereksiz olan bazı vücut işlevlerinin durması, terlemenin artması, bronşların açılması, kalp atışının hızlanması, göz bebeğinin büyümesi, tüylerin ürpermesi, böbrek üstü bezlerinin adrenalin salgılanmasına yol açması, idrar torbasının gevşemesi, pankreas salgılarının ve midedeki sıvı salgılarının azalması, karaciğerin dolaşımdaki kana şeker salması gibi değişimlerdir.

Psikolojik stres tepkilerinin ise pek çoğu öğrenilmiştir ve bilinçli kontrol olmaksızın ortaya çıkan ve ön görülebilir tepkileridir. Verilen psikolojik stres tepkileri yaşanılan olaylara göre değişmektedir. Yani birey farklı stres yükleyicilere farklı psikolojik stres tepkileri vermektedir. Örneğin bir araştırmada, yapılacak bir işi erteleyen bireylerin işin bitirilme zamanı yaklaştığında verdiği stres tepkilerinde artış gözlemlenirken, ertelemeyen bireylerin stres tepkilerinin başta ve sonda anlamlı şekilde değişmediği görülmüştür.İşi erteleyenler, başlangıçta ertelemeyenlere göre daha az stres ve stres belirtileri yaşasalar da, işin bitirme zamanına yaklaştıklarında daha fazla stres ve stres belirtileri deneyimlemişlerdir. Bu araştırma bir olayın bireylerde neden farklı etki oluşturduğunu göstermektedir. Yaşamdaki negatif, ön görülemez, üzerinde kontrole sahip olmadığımız olaylar da oldukça stresli durumlardır ki travmatik olaylar olarak adlandırabileceğimiz bu strese neden olan durumlar bir depremden trafik kazasına kadar uzanan çeşitli olayları içerebilir.

Eşin ölümü, boşanma, hamilelik gibi başlıca yaşam olaylarının strese neden olmasıyla birlikte çeşitli günlük zorluklar da stres etmenleridir. Şimdi hepimizin deneyimleyebileceği ve açık başlangıç ve sonuçlarıyla geçici uyarılma durumu olan akut strese yol açabilecek birkaç durumu düşünelim. Yarına yetiştirmeniz gereken bir sunum var ve her şey yolunda giderken bilgisayarınız kapanıyor ve tüm yolları denemenize rağmen bilgisayarı açamıyorsunuz. Hemen bir tamirciye gitmeyi düşünseniz de gece on birde bir tamirci bulamayacağınızı fark ediyorsunuz. Çok önemli bir görüşmeye girmek üzere aracınızda yol alırken trafik aniden kilitleniyor ve en az bir saatlik gecikmenin söz konusu olduğunu anlıyorsunuz.

Tribünde taraftarı olduğunuz takımın güçlü rakip karşındaki oyununu izlerken tuttuğunuz takımın en iyi oyuncusunun sakatlandığını görüyorsunuz. Yorgun bir iş gününün ardından evinize geldiniz ve eviniz kapısını açmak üzere elinizi cebinize attığınızda anahtarların cebinizde olmadığını anladınız, anahtarların nerede olduğunu ise bilmiyorsunuz. Günlük yaşamda bu durumlara benzer şeyler yaşarız ve üzerine düşünecek olursak zaman zaman bunlar çok sık rastladığımız tablolar olabilir. Akut strese neden olan bunlara benzer durumların kronikleşerek(anahtarını kaybeden kişinin sürekli kaybedeceğine ilişkin endişe yaşamasının olayla ilgili stresi kronikleştirmesi) yol açabileceği kronik stres, genelde toplumsal ve çevresel faktörler tarafından etkilenmektedir. Bu noktada bulaşıcı hastalıklar, ekonomik zorluklar, yaşam şartlarındaki güçlükler gibi durumların üzerimizde kronik strese yol açabilecek etkileri olabileceğini, çeşitli stres yükleyicilerin bireye etkisinin ise bireyin onlarla etkili şekilde baş etmesine bağlı olarak değişebileceğini söyleyebiliriz.

Kaynaklar:

Büyük, İ.,Soydam-Aydın, S., ve  Aras, S.(2012).Bitkilerin stres koşullarına verdiği moleküler cevaplar. Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi, 69(2): 97 – 110.

Gerrig, R.J. ve Zimbardo, P.G.(2013). Psikolojiye giriş psikoloji ve yaşam.(19. baskı.).(G. Sart, Çev.).Ankara:Nobel Yayınları.(Orijinal çalışma basım tarihi 2012).

ÖzişAltınçekiç, Ş.ve  Koyuncu, M.(2012).Çiftlik hayvanları ve stres. Hayvansal Üretim Dergisi, 53(1): 27-37,27.

 

Büşra TUNÇ

Psikolojik Danışman

 

 

 

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir