Yükleniyor..
Film - Kitap İncelemeleriKitap İncelemeleri

Yakıcı Sır

Kitabın Yazarı: Stefan ZWEİG
Çevirmen: İlknur İGAN
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskı: 7.Baskı
Sayfa Sayısı: 88

Farklı türlerde yetkin eserler veren yazar Viyana’da doğmuştur. Avusturya, Fransa ve Almanya’da öğrenim görmüştür. Yaşadığı dönem itibari ile dünyanın hızlı değişimine ve gelişen küresel olaylara şahit olmuş ve bunları gözlemlemiştir. Yazar bu çalkantılı yıllarda sürekli yer değiştirmek zorunda kalmıştır. Yazarın psikolojiye olan ilgisi ve Freud’un öğretisine olan bağlılığı yazılarında olanca etkisiyle karşımıza çıkmaktadır. Bu ilgisi onu derin karakter analizleri yapmaya itmiştir. Kitabı okuduktan sonra bu konudaki becerisine hayret etmemek elde değil.
Yazar karakterleri konuştururken onları fiziksel görünümünden çok arka planda olanı, görünmeyeni, gizli olanı meydana çıkarmış ve yoğun olarak bunun üzerinde durmuş diyebiliriz.


Farkında olunmayanı açığa çıkartma yolunu seçen yazar karakterlerin bilinçaltında olağanüstü bir gezintiye çıkmış ve bunu kusursuz bir şekilde okuyucuya iletmiştir. Yazar karakterlerin arzularına bir ruh sağlığı uzmanı bilinciyle ulaşmış ve bunları eserin içerisine dağıtmıştır. Karakterlerden bahsedecek olursak; Erkek karakter kendini beğenmiş, istediğini istediği zaman elde edebileceğini düşünen, narsisit kişilik özellikleri gösteren biri. Kadın karakter oğluyla ilgilenen geri planda durmayı seven daha çok çekingen kişilik özellikleri baskın olan bir karakter. Kadının oğlu ise bir diğer karakter. Bu karakter haşarı, yerinde bir türlü duramayan, meraklı, bakışlarında her zaman soru işareti olan ve yetişkin ilişkilerini bir türlü idrak edemeyen biridir. Yaşadıkları çocuğu idrak sahibi yapacak ve gözlerini açacaktır. Bu idrak onun çocuk saflığına yalanı bulaştıracaktır.


Olayların akışına ve karakterlerin konuşmalarına bakınca ve birde yazarın Freud’a olan ilgisini düşününce Freud’un yapısal kuramını düşünmeden edemedim. Kendini arzu ve ihtiyaçlarının hemen karşılanmasını isteyen beklemeyen sabırsız erkek karakter id görevi görüyor. Erkek karakter bu rolü yerine getiriyor. Kadın karakter çekingen olmakla birlikte eser içindeki rol ve konuşmaları dolayısı ile ego görevi üstleniyor gibi duruyor. Çocuğa gelince o kuşkusuz bu eserin içselleştirilmiş, yaşam biçimi haline getirilmiş kuralları yani süperegosu idi.
Yazarın Psikolojiye olan ilgisine daha önce de değinmiştim. Yazarın bu yolu bilinçli bir şekilde seçtiği aklımıza gelmiyor değil. Bende bu durumu göz önüne alarak bu esere bu yönden yaklaştım. Sizi derinden sarsıp zihninize sorular bulaştıracağı muhakkak…

Psikolojik Danışman Muhammet ÖZKAN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir