Yükleniyor..
Kitap İncelemeleri

ŞEKER PORTAKALI

Kitabın Yazarı: Jose Mauro de Vasconcelos
Çevirmeni: Aydın Emeç
Yayınevi: Can Yayınları
Baskı Sayısı: 105. Baskı
Sayfa Sayısı: 200
Fiyatı: 14 tl

“Günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü.. “

Yazarımız Brezilyalı ünlü yazar Vasconcelos, 1920’de Rio de Janeiro yakınlarındaki Bangu’da doğmuş. Çok yoksul bir aile yaşantısı olduğundan amcasının yanına gönderilmiş ve 9 yaşındayken Potengi Irmağı’nda yüzmeyi öğrenmiş ve ilerde yüzme şampiyonu olmasının hayalini kurmuş. Sizce de o yaşlarda hissettiği bu hayali bugüne yansıtması çok güzel değil mi? Sonrasında 2 yıllık tıp öğrenimini görüp yarıda bırakarak doğduğu şehre dönüp hafif siklet boks antrenörlüğü yapmıştır. Buna benzer daha bir çok işte çalışmış ve bu da yazarlığına önemli bir katkıda bulunmuştur.

Kitaplarında hep kendi aile yaşantısına benzer konular işlemiştir. O günün sorunlarını da yansıtmıştır çoğu kitabında. Yaban Muzu, Beyaz Toprak, Evden Uzakta, Sular Çekilince, Ateş Çizgisi önemli kitaplarındandır. En ünlü kitabı Şeker Portakalı’dır ve onu da 12 gün gibi kısa bir sürede yazmıştır. Bu kadar etkileyici ve her kelimesinin insanın üzerinde derin izler bırakarak ödül alan bu kitabın yazım süresinin kısalığı beni oldukça şaşırtmıştı.
Onu 20 yıl yüreğimde taşıdım.” der Vasconcelos. Küçük Zeze’nin serüvenini Zeze’nin gözünden yansıtan yazar ‘Güneşi Uyandıralım’ ve ‘Delifişek’ adlı kitaplarla serüvene devam etmiştir.

Bu kitabı okurken bir çok yerde kendimi hissetmiştim, öyle bir şey ki Zeze okudukça kendinizi ondan bir parça gibi hissediyorsunuz. Araştırmalarıma göre de birçok kişi benimle aynı fikirde. Küçük bir çocuk, hiperaktif ve çok zeki.
Mahallede küçük şeytan olarak anılan Zeze, çok fakir bir ailenin küçük oğludur. Hayvanlarla veya bitkilerler konuşmayı, onlara isim verip kendine dost edinmeyi seven Zeze, küçük yaşta hayatın tüm zorluklarını hissediyor. Babası işsiz, annesi ise bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır.
Her olaya farklı bakış açısıyla yaklaşan Zeze’nin düşünceleri, yaptıkları yaşıtlarından oldukça farklı. Fakirliğin de ayrı etkisiyle yaşamına kendisinin yol vermesi, insanlar hakkındaki kendi içerisinde yaptığı analizleriyle yaklaşım tarzı hep bir başka olmuştur. Para kazanmak için çabalamaları, sabahtan akşama kadar ayakkabı boyamaları ya da sırf sevdiği müziği dinlemek isteğinden de yola çıkarak para kazanma isteği sizin gözünüzde ayrı yerlere oturtacak kendini.

“Kimseden hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum.”

Yaptığı yaramazlıkları hiçe saymamak gerek tabi. Hep bir aksiyon peşinde olan Zeze bu yaramazlıkların sonucuna da pek bir ağır katlanıyor. Öyle ki en sonunda öyle bir hal alıyor ki duygusal olmayan biri olarak sayfaları okurken ağlamıştım. Tabi olaylara psikolojik bakma özelliğine sahipseniz kitaptaki tüm karakterlerle empati yapma girişimin de bulunuyorsunuz ve en azından o anı hafifletebiliyorsunuz belki de. Bende öyle olmuştu.

Son olarak kendisine düşman olarak seçtiği Portuga’ dan sonra olaylar öyle bir değişiyor ki en azından içiniz ferahlıyor. Yaşlı bir insanla dost olan Zeze ilerde öldüreceğim dediği adamı hayatının merkezi alıyor ve yaptığı konuşmalarla o yaşta bir çok sanatsal faaliyetleri, isimleri biliyor.

Kitabın içeriğinden çok bahsedip de heyecanınızı kaçırmak istemedim ve nedense bir kitap analizinde bu kadar yoğun duygular hissettim. Bu yüzden de düşüncelerimi tam olarak size yansıtamadığımı düşünüyorum, üzgünüm.

Umarım siz de kitapta kendinizden bir parça hissedersiniz. Keyifli okumalar dilerim.

Betül SERTKAYA
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir