Yükleniyor..
Kitap İncelemeleri

PSİKANALİZ ÜZERİNE

Kitabın Yazarı: Sigmund Freud
Çeviren: Kamuran Şipal
Yayın yeri ve Yayıncı: İstanbul, Cem Psikoloji
Yayımlanma Tarihi: Kasım 2014
Baskı Sayısı: 4.Baskı
Sayfa Sayısı: 112
Fiyatı: 5,46 tl (kitapyurdu.com referans alınmıştır.)

Sigmund Freud… Kuramı en çok tartışılan, adı en çok duyulan ve 18.yy’da ortaya koyduğu psikanaliz tekniği hala çoğu terapist tarafından benimsenen Avusturyalı nörolog. Fizyoloji alanındaki çalışmaları esnasında kuramının temelini oluşturacak fikirler edindi. Freud’un bu
temeller üzerine inşa edeceği; serbest çağrışım, yanılgılar, düş yorumları gibi kavramları barındıran psikanaliz ilkeleri Breuer’ in vaka tecrübelerinden faydalanarak 21.yy Viyanası’ nda ortaya çıktı.

“Nihayet ruh, çalınması hiç de kolay sayılamayacak bir çalgıdır.”

Freud’un psikanaliz yöntemini ve uygulanabilirliğini anlattığı kitabının sadeleştirilmiş halini incelemekteyiz. Kitabı okumak için alandaki temel kavramlara hakim olmak gerekiyor. Freud’un psikanalizi hakkında belirli bir bilgi birikiminin üzerine okunursa kitap anlaşılır hale geliyor. Aslında Psikolojiye Giriş dersini almış olmak bu kitabı okuyabilmek için yeterli bir temel veya alana ilginiz varsa farklı kaynakların size sağladığı bilgiler ışığında bu kitap okunabilir.

İlk bölüm, Freud’un Psikanaliz Yöntemi başlığıyla başlıyor. Belli başlı kavramlar ve psikanalizin temelleri kısaca açıklandıktan sonra Freud’un katartik yani analitik yöntemi hakkında verdiği söylemleri okuyoruz. Genellikle katartik yöntem ipnotizma ile anılır. Lakin Freud, katartik yöntemden ipnotizmayı çıkarmıştır. İpnotizmanın hastadaki direniş mekanizmasını işlemez duruma getirdiğini, bunun da ilgili mekanizmayı gözlemlemekten hekimi alıkoyduğunu belirtmiştir. Bu da sağaltımda geçici başarıların elde edilmesine yol açmaktadır. Bu yüzden Freud, bilinçdışının kapısını bilince açmanın yeni bir yolunu bulmuştur. Bu da telkinle mümkündür. Zira duygu ve heyecanların bir boşalımdan yoksun bırakılması ruhsal travmaları aktifleştirmektedir. Bu belirtiler ruhsal alandan bedensel alana aktarılmış bir uyarılmışlık haline gelir ve nevrozlar ortaya çıkar.

Kitaptaki mevcut söyleminin bir kısmında Freud, telkinin ipnotizmaya olan üstünlüğünün sebeplerini çok güzel bir dille anlatmıştır: “Ünlü Leanardo Da Vinci’nin resim ve heykel sanatları arasında saptayıp per vi adi porre ve per vi adi levare sözleriyle dile getirdiği karşıtlığa benzemektedir. Resmin per via di porre tekniğiyle çalıştığını söyleyen Leonardo; boya lekeciklerini daha önceden onların bulunmadığı bir yere, boyasız bir tuval üzerine götürüp kor. Heykelcilik ise bir mermer bloku içerisinde saklı heykelin üzerine örten taş parçalarını ilgili bloktan yontup uzaklaştırır. Tıpkı bunun gibi, telkin tekniği per vi adi porre ilkesine uygunluk içinde çalışır; hastalık belirtilerinin kökeni, gücü ve anlamıyla ilgilenmeyerek hastaya daha önceden kendisinde bulunmayan bir şey yükleri yani hastalandırıcı düşüncenin kendini açığa vurmasını engelleyeceğini umduğu bir telkinle donatır onu. Analitik sağaltım ise hastaya yeni bir şey yüklemez. Amacına ulaşmak için de hastalık belirtileri ile ortadan kaldırılması gereken düşüncelerin üzerinde durur.”

“Bir insanın hemen bütün ruh durumları, yüz kaslarının gerilim ve gevşemelerinde, bakışlarında, cildinin kanlanmasında, sesinde, kol ve bacaklarının, en başta ellerinin duruşunda açığa vurur kendini.”

Kitabın ikinci bölümü Psişik Tedavi başlığına sahip. Psişik tedavi yani ruhsal tedavinin ne olduğuna dair açıklamalar ve tanımlamalar yapılan bu bölümde ipnotizma ile ilgili de ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz. Bedenle ruh arasındaki karşılıklı ilişkinin insanlar tarafından kabulünü de bilim tarihi perspektifinden bu bölümde bulabilirsiniz.

Üçüncü bölüm: Psikanalizin Önemi. Bu bölümün başlangıç sayfalarında Freud’un psikanalizinin temelini oluşturan çağrışımlar, yanılgılar, dil sürçmeleri ve rüyalar hakkında açıklamalar bulunuyor. Aynı zamanda bu bölüm psikanalizin pedagojik önemi isimli bir alt başlık da içeriyor. Öğretmen adaylarının kesinlikle okuması gereken bir bölüm olarak görüyorum.

“Güçlü içgüdülerin dışarıdan zorla bastırılması, çocuklarda bunun silinip gitmesini asla sağlamaz, tersine ileride bir nevroz eğilimine dönüşecek baskılamaya yol açar.”

Bu bölümü okuduktan sonra bir eşyanın yerini unutmanızın basit bir unutkanlıktan ibaret olmadığını fark edecek, bunun ruhsal çatışma durumlarınızın dolaylı yoldan dışa vurumu olduğunu anlayacaksınız. Baskı alınan isteklerimiz yanılgı kılığına girerek kendilerini açığa vurmaktadırlar.

“Düş oluşumunun görevi uykunun devamlılığını sağlamaktır. (Düş uykunun bekçisidir.)”

Sabah uyanıp da ne kadar saçma bir rüya dediğiniz rüyaların bu izlenimi bizde kasıtlı olarak bıraktığını, bunun bir sansür mekanizması olduğunu öğreneceksiniz. Açık yani görünen düş içeriğinizin bir de gizli düş kısmı olduğunu da bu bölümden öğrenebilirsiniz.

Katkısı bol ve kesinlikle notlar çıkartarak okunması gereken bir kitap. Okunması ve Freud’un kuramına olan önyargıların yıkılması adına kuramın söylemek istediğini tam olarak anlayabilmek dileğiyle. Keyifli okumalar dilerim.

 

Sibel UYANIK

MARMARA ÜNİVERSİTESİ

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir