Yükleniyor..
Kitap İncelemeleri

Çocuk Ruh Sağlığı

Kitabın Yazarı: Atalay Yörükoğlu

Yayınevi: Özgür Yayınları

Sayfa Sayısı: 421

Fiyat: 25,84

“Gerçekten sevgi yoksunluğu çeken çocuklar sevgisizlikten yakınmayı bile beceremezler.”

Kitabın yazarı Yörükoğlu, 1928 Yozgat doğumlu. Çocuk Psikoloji Uzmanı, Türk bilim insanı Yörükoğlu, 1958’de İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra ABD’ye giderek Pittburg ve Michigan Üniversitelerinde erişkin ve çocuk psikiyatrisi dallarında eğitim gördü. Türkiye’ ye döndükten sonra Çocuk Ruh Sağlığı Klinik Başkanlığı’nı yürüten Yörükoğlu, yeniden ABD’ye giderek burada Miami Üniversitesi’nde iki yıl süreyle konuk öğretim üyeliği yaptı. Altı yıl Dünya Psikiyatri Birliği’ nin ruh sağlığı danışmanlığını yapan Prof. Yörükoğlu, Hacettepe Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı Kliniği başkanlığından emekli oldu.

“Ben çocuklarla oynar ailelerini tedavi ederim” diyen psikiyatr, Türkiye’de ve Dünya’da özellikle çocuk ruh sağlığına dayalı bir kariyer yaşamı sürdürerek önemli çalışmalar ve eserler bıraktı. Çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları konusunda yazılmış İngilizce ve Türkçe birçok bilimsel yayını olan Yörükoğlu’ nun diğer kitapları gibi bu kitabı da sadece psikoloji alanında eğitim gören meslektaşlarımın değil, her anne babanın ve de her anne baba adayının mutlaka okuması gereken bir kitap. Bir çocuğun ruhuna, eğitimine, kişilik gelişimine ve tüm benliğine dair her şeyi anlatan ve bunu her noktaya basarak yapan, ince bir titizlikle hazırlanan bu eser tam anlamıyla bir başucu kitabı diyebiliriz.

Kitap 8 bölümden ve bu bölümlerin alt başlıklarından oluşuyor. Bölümler sırasıyla şöyle: Ruh Sağlığı, Ruhsal Gelişim Dönemleri, Zeka Gelişimi, Aile, Çocuk Yetiştirme, Özel Sorunlar, Çocukta Ruhsal Sorunlar, Gençlik Çağı ve Sorunları.

Çocuk yetiştirmenin mekanik bir iş olmayıp, incelikleri olan bir sanat olduğunu belirten Yörükoğlu, çocuk gelişiminde çok büyük öneme sahip noktalara tek tek değiniyor: Freud’un anal döneminde ki “karakter oluşumunun ilk basamağı” dediği tuvalet eğitiminden, çocuk yetiştirme de -kitabın birçok noktasında da değindiği- sevginin öneminden; kekemelik, altına kaçırma, korkular, saplantılı düşüncelerin yarattığı ruhsal bozukluklardan, eş seçme ve beraberinde gelen aile kurumundan birçok konuya…

 

“İnsanoğlu sevme yeteneğini sevile sevile kazanır. Sevmeden önce sevilmeyi öğrenir (…) Kişi yeterince alamadığını başkalarıyla paylaşamaz.”

Yörükoğlu kitabında o kadar sade ve akıcı bir dil kullanmış ki okurken kendinizi, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız, çıkınca da bütün bir hayatınızı değiştirecek ölçüde farkındalıklar kazandıran bir seminer de bulunuyormuş hissine kapılıyorsunuz.

Bir zaman serüvenine kapılıp önce çocukluğunuza iniyorsunuz Yörükoğlu eşliğinde. O anlattıkça tüm korkularınız, sevinçleriniz, bir köşe de sinsice açığa çıkmayı bekleyen yaralarınızla yüzleşiyorsunuz. Okurken yaşadığınız aydınlanmalar hem sizi besliyor hem de şöyle bir sarsıyor. Çocukluğunuzdan çıktığınız yola ergenlik yıllarınızla devam ediyor ve içinde bulunduğunuz çevreyi, ailenizi, tüm toplumsal rollerinizi harika sunulan bir takrirle hatırlıyorsunuz.

Beni en çok etkileyen kısma değinmeden geçemeyeceğim. Kitabında sonunda Atalay Yörükoğlu’na hayranlığımı katbekat artıran, tüm çocukların sesi niteliğinde ki o haykırış: “Pulsuz Dilekçe” mektubu… Yörükoğlu burada tam anlamıyla nokta atışını yapıyor diyebilirim. Kitabın sonunda yer verdiği, anne babalara ders niteliğinde ki bu mektup çerçeveletilip duvara asılacak türden.

Bugün yaşadığımız bütün sorunların temelinde yatan iletişimsizlik, birbirini dinlememe sorunsalları çocuklarda görülen davranış bozukları ve uyum güçlüklerinin de en temel sebebi. Çocuğu ile problem yaşayan hangi anne baba çocuklarıyla karşılıklı oturup konuşuyor? Ya da şöyle sorayım: Çocuğuyla konuşsa bile bunu çocuğunu yargılamadan, itelemeden değil, tüm samimiyetiyle sadece ama sadece anlamaya çalışarak yapan kaç anne baba var? Cevabınız ne olursa olsun “pulsuz dilekçe” ye yani çocukların sesine mutlaka kulak verin! Belki tüm anlaşmazlıklarımız hatalarımızla yüzleşememe korkumuzdandır. Belki bu kitap birçok şeyi değiştirebilir. Çocukları anlayabilmek dileğiyle. Sözlerimi Pulsuz Dilekçe’ den kısa bir alıntı ile sonlandırmak istiyorum. Keyifli okumalar dilerim.

     “…

 Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana         verdiklerinizin yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. Yukarı da sıraladığım istekler size çok geldiyse birçoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.

    …”

Hümeyra SEFEROĞLU

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir