Yükleniyor..
Kitap İncelemeleri

ANNE FRANK’IN HATIRA DEFTERİ

ANNE FRANK’IN HATIRA DEFTERİ

Kitabın Yazarı: Anne FRANK

Türkçe Söyleyen: Can YÜCEL

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Baskı: 4.Baskı

Sayfa Sayısı: 275

Anne FRANK 13 yaşında bir kız gibi değil de ego bütünlüğüne ulaşmış bir kadın imgesi çiziyor yazdıklarıyla. Biyolojik olarak yıllarda yol katetmemiş birine göre Anne bilişsel ve ruhsal yönden bize çarpıcı ve olağanüstü bir profil çiziyor yazdıkları ve yaşadıkları ile. Frankfurt’ta dünyaya gelen Anne, ailenin ikinci çocuğu. 1940 yılı ve sonrası dünya olaylarına tanıklık eden Anne Nazilere yakalanma tehlikesi ile yaşamış ve bu tehlikenin onu alıp götürdüğü ve hastalanmasına sebep olan bir kampta ölmüştür. Anne 1940’ların kavmiyetçi anlayışına kurban gitmiş ve tarihteki yerini büyük bir acının bedeli olarak almıştır. Başta değindiğim gibi Anne 13 yaşındadır. Zorlu yaşam koşulları ve baskılar onu ve ailesini gizlenmeye mecbur etmiş, gizli bir yerde istemeyerek de olsa yaşamaya katlanmak zorunda kalmışlardır. Aile dostları ve yakınları ile bir yaşam sürmüşlerdir bu gizli yerde.

Anne bir yazar değildir. Kitap Anne’nin hatıralarından oluşmaktadır. Bir yazar olmamasına rağmen Anne dili yıllardır yazan biri gibi kullanabilmiştir. Günlük yaşantıları günlük cümlelerle dile getirmesine karşın kendi içsel yaşantısını olağanüstü kelimelerle büyük bir başarıyla yazmıştır. Anne gelişim dönemleri açısından ergenlik dönemindedir. Hatıralarında kimi yerlerde bu döneme özgü egosantrizme ve omnipotent düşünce biçimine denk geliyoruz. Anne yaşadığı olayları hatıralarına aktarırken bizlere günlük yaşantı içerisinde gelişen durumları görmemizi belki karşısındaki olabilmeyi göstermiştir diyebiliriz. Birbirinden farklı insanların birbirinden farklı iletişim örüntülerini okuyunca karşısındaki olmanın önemini kavrıyor, anlamayı ve dinlemeyi yaşam biçimi haline getirmenin inancını yineliyorum. Anne bir sembol ve onun hazin bir öyküsü var. O zor koşullarda bile bize bu hatıraları yazabilmiş ve bizlere bir şekilde ulaşabilmiştir. Tarihsel zamanın bu kadın üzerindeki etkisini ve yaşam biçimini nasıl etkilediğini kavramak için Anne’nin hatıralarında hazin bir yolculuğa çıkmak gerek.

“Kâğıt insandan sabırlıdır.”

Anne ve Kitty (Hatırlarını yazdığı deftere verdiği ad), yani anne ve defterini danışmadaki danışan ve danışman olarak ele alabiliriz diye düşünüyorum. İçsel deneyimi yoğun olan bir danışanın direnç göstermeden bu yaşantılarını karşındakine anlatması, yazması ve bunun sonucunda duygusal boşalım (katarsis) yaşaması olarak düşünebiliriz hatırlarını.

Anne yaşadığı olayları belki daha ilerideki zamanlarda bir ruh sağlığı uzmanına anlatacaktı. Belki de hiç anlatmayacaktı. Ama Anne’nin hatıra defterini okuyunca onun kendi ruh sağlığı uzmanını 13 yaşında bulduğunu, buna gönüllü olduğunu, yaşadıklarından ve yazdıklarından anlayabiliyoruz.

“Öldükten sonrada yaşamak istiyorum. Yaşamak ve insanlara hizmet etmek istiyorum.”

Anne’nin yaşadıkları insanlık için üzüntü verici. Sembol haline gelmiş bu kadının hatıraları, karşısındaki olabilmek, vicdanen özgür olmak için çok önemli satırlar. İletişimlerimize ve o yaştaki bireylerle olan ilişkilerimize ışık tutacak nitelikte. Arkanıza yaslanın ve kitabı açın, Anne anlatmaya başlasın ve siz başkası olun.

PSİKOLOJİK DANIŞMAN
MUHAMMED ÖZKAN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir