Yükleniyor..
Film - Kitap İncelemeleriFilm İncelemeleri

Mommy / Ana

2014 I Kanada I 139’ I Dram I IMDb:8,1

Ana Mommy 2014 hd izle

Yönetmen: Xavier Dolan

Senaryo: Xavier Dolan

Oyuncular: Anne Dorval, Antoine-Olivier Pilon, Suzanne Clement

Ödül: Cannes Film Festivali Jüri Özel Ödülü

Film hayali bir Kanada’da geçiyor. Hayali yapan unsur ise kurgulanmış bir yasa: fiziksel ve psikolojik açıdan tehlikede olan, maddi açıdan sıkıntı yaşayan ebeveynlerin davranış problemi olan çocuklarını hiçbir hukuksal süreç olmadan kamu hastanesinde bakıma sokmalarına ahlaki ve hukuki olarak hakları vardır.

 

Diane, kocasını kaybetmiş, oğlu Steve’in ıslahevinden çıkmasıyla birlikte onunla yeniden bir hayat kurmaya çalışan, alımlı bir kadın. Steve, dikkat eksikliği ve hiperaktivite teşhisi konulmuş, öfke kontrolü ve sosyal uyum konusunda davranış problemleri olan bir genç. Kyla ise yeni bir başlangıç içinde olan Steve ve Diane’nin iki yıldır konuşma problemi olan, kocasının işi dolayısıyla kısa sürede yer değiştiren, içine kapanık karşı komşuları. Anne ve oğlun yeni bir düzen oturtma çabalarına, Kyla da kendi hayatını düzene sokmaya çalışarak eşlik ediyor. Toplumdan fayda göremeyen bu üç insanın sıkışmışlıkları içinden çıkma çabalamalarına tanık oluyoruz.

 

Filmin sahne boyutu 1:1 boyutunda, kare şeklinde. Yönetmen Xavier Dolan’ın çekimleri bu şekilde yapması karakterlerin psikolojik durumlarını daha iyi yansıtmakla beraber, izleyicinin gözünde çevre dışında tamamen karakterlere odaklanmasını ve onları daha iyi anlamasını sağlıyor. Sahne boyutu sadece iki yerde 16:9 halini alıyor, bunun da yine karakterlerin psikolojik durumunun iyiye gitmesi sebebiyle olduğu söylenebilir.

 

Film anne-oğul ilişkisi, davranış problemleri olan bir gencin yaşantısı, tek ebeveyn olan bir annenin oğlu ve kendisi için sorunlarının üstesinden gelme ve toplumda kendilerine yer edinme çabası, sessizliğe gömülmüş bir öğretmen, kayıplarla başa çıkma ile ilgili. Hikaye seyirciye uyumlu müziklerle birlikte sunuyor. Kayıplarının üstesinden gelmeye ve hayata yeni başlangıç yapmaya çalışan bu karakterlerin, umutlarını, tökezlemelerini, yeniden kalkmalarını, hayal kırıklıklarını, öfkelerini, kırgınlıklarını, sevgilerini, mücadelelerini, üzüntülerini derinden hissettiren bir yapım.

Filmin Psikolojik Açıdan Değerlendirilmesi -spoiler içermektedir-

 

Diane (Mommy):

Kocasının ölümüne kadar rahat ve mutlu bir hayat yaşar Diane. Sonrasında oğlu DEHB teşhisi alır, ıslahevine gider, maddi olarak da cebinde bir şey kalmaz. Şimdi ise ıslahevinden atılan oğlunu yeni taşındığı eve getiriyor, geçinmek için çevirmenlik, temizlikçilik gibi işler yapıyor, davası için bir avukata yalakalık dahi yapıyor, oğlunun davranışlarını düzeltmesi için yönlendirmeye çalışıyor. Bunları yaparken zorlansa da hep mizahi yönden yaklaşıyor ve umut ederek çabaladığını hissediyoruz.

 

Steve:

Duygularını ifade etmede, sosyal ilişkilerini geliştirmek ve sürdürmekte problem yaşıyor. Kural, uyarı dinlemiyor. İstediğini o an elde etmek istiyor. Ona karşı çıkılmasını kabul etmiyor, karşısındaki insanı zayıf noktalarından zorluyor, küfür ediyor, öfke kontrolü yok. Annesine karşı büyük bir sevgisi var. Bunların yanında ergenlik döneminin duygusal gelgitlerini çok daha yoğun yaşıyor ve kontrol etmekte zorlanıyor.

 

Steve’in feminen görünümü ve davranışları olduğunu hissediyoruz, barda da bu yönüyle dalga geçen insanlar oluyor. Özdeşim kurabileceği bir erkek kişinin yokluğunda belki annesine daha yakın olabilmek için, belki öyle rahat olduğu için feminen olabiliyor.

 

Steve’in analitik açıdan çözülememiş oedipus kompleksi var: Babasına ait eşyaların yerini sorarak, babasının ceketini giyerek, evi geçindirmek isteyerek, annesini babasının kullandığı cümleyle sakinleştirerek babasının yokluğunda baba-koca rolüyle özdeşim kuruyor. Onu cezalandırabilecek bir babanın yokluğunda annesini öpüyor. Babanın yerine geçebilecek bir erkek olduğunda ise -Richard- onu rakip olarak görüyor ve annesiyle cinsel olarak yakınlaşmasını engellemek için saldırıyor. Annesini öptükten sonra karşılık alamayan Steve, ertesi gün alışveriş mağazasında intihar etmesinin ardından annesine “Hala birbirimizi seviyoruz değil mi?” diye soruyor. O karşılık almamayı annesinin onu sevmemesi olarak yorumluyor, ayrıca tüm yıkıcı davranışları sonunda annesinin onu bir gün sevmekten vazgeçeceğine inanıyor ve annesinin sevgisine inanmak için onu yokluğuyla tehdit ediyor.

 

Kyla:

İki yıldır konuşma problemi olan Kyla’nın hayatının bizim için de kapalı kutu gibi olmasını sağlıyor yönetmen. Ancak onun suskunluğunun altında kaldığı baskıların olduğunu hissediyoruz. Çünkü Diane ve Steve’le bir ilişki kurmaya başladığında, kendisi olma ortamı sunan ve mücadeleci bu insanların arasında rahat hissederek konuşmaya başlıyor. Öğretmen olduğu için Steve’e derslerinde yardımcı oluyor, Diane ile bir dostluk kurarak dertlerini paylaşıyor. Konuşkan, açık ve paylaşımcı biri olan Diane, Kyla’yı da bu yönleriyle iletişim kurması için teşvik ediyor.

 

Steve’in Kyla’nın kolyesini alması ve göğüslerine dokunarak taciz etmesi sonrası Kyla istemediği bir davranışa sesini çıkarıyor. Steve’e sessizliğinin altındaki öfkeyle birlikte saldırarak onun pervasızlığının üzerine çıkıyor. Bu olumsuz yaşantı birbirlerini daha iyi tanımaları ve daha iyi olmaları için de bir fırsat oluyor. Bu olaydan sonra Steve Kyla’yı evinde ziyaret ettiğinde evdeki fotoğraflarda kızını ve filmde görmediğimiz oğlan çocuğunu görüyoruz. Buradan Kyla’nın da oğlunun kaybını yaşadığını ve bununla baş etmeye çalıştığını, onun sınırını aşmasına sebep olan kolyenin ise kaybettiği oğlu ile ilgili olabileceği tahmin ediliyor. Bu sebeple Diane’nin oğlunu kaybetmemesi için çabalarken desteklemesinde de bu yaşantısı etkili olabilir.

 

Diane bir yolculuk planlıyor üçü için ve orada oğlunun geleceği, mezuniyeti, evliliği, torunu hayalleriyle birlikte -hepimizin normlara uygun ortak hayalleri- ekran da büyüyor. Yolculuğun varış noktasına ulaştığımızda, Daine’nin hayali Kanada’nın yasa tasarısındaki hakkını kullanacağını anlıyoruz. Burada ekran tekrar küçülüyor ve Steve’in zorlu teslimiyeti herkes için kırılma noktası oluyor. Son sahnede ise Steve’in savurgan davranışıyla özgürlüğe doğru koşması içimizde bir parça umut bırakıyor.

 

Sehile KURT

Psikolojik Danışman

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir