Yükleniyor..
Film - Kitap İncelemeleriFilm İncelemeleri

Camille Claudel, 1915

Film Künyesi

Yönetmen: Bruno Dumont

Oyuncular:  Juliette Binoche, Jean-Luc Vincent, Emmanuel Kauffman

Türü: Biyografi / Dram

Yapım : 2013, Fransa

Süre:  95 dk

Imdb: 6.5

    Bruno Dumont’un yönetmenliğinden izlediğimiz gerçek bir hayat hikâyesinden beyaz perdeye uyarlanmış olan başroldeki karakterle aynı adı taşıyan Camille Claudel, başarılı kadınları kabullenemeyen erkekleri ve onların üzerinden kurdukları hegemonya sistemini izleyiciye gösteren bir filmdir. Heykeltıraş sanatıyla uğraşan bir kadının içsel dünyasındaki çalkantılarına, acılarına, ruhsal çöküntülerine yakından şahit olarak kendi hayatımıza dair çıkarımlarda bulunabiliriz.

Filmin Psikolojik Açıdan İncelenmesi

Camille Claudel (Juliette Binoche): Tüm hayatını yeteneğine, yeteneğini de sevdiği adama adayan heykeltıraş sanatçısı bir kadındır. Ruhunu ve kanını toprağın derinliklerine akıtarak yaşamayı ilke edinmişken sevdiği adamdan ayrılmasıyla birlikte hayatının yönü değişmiştir. Özgür bir yaşamdan mahrum kalmanın yanında çevresindekilerin de engelli bireylerden oluşması onu oldukça rahatsız etmektedir ve sürekli tedirgin yaşamasına neden olmaktadır. Tüm bunlara rağmen isteklerini söylemekten asla çekinmemektedir ve uygulamaya konması için çabalamaktadır. Hayal gücünün, ruhunun ve hislerinin gelişmiş kişiliğine bağlı olduğu görülmektedir. Maalesef ki hayatının son otuz yılını geçirmek zorunda kaldığı mekân onun için sarsıcı ve ketleyici olmuştur. Yıllarını abisinden yardım eli uzanmasını bekleyerek, sakin ve uysal hayatını özleyerek geçirmiştir.


 

Paul Claudel (Jean-Luc Vincent): Yumuşak ve hayalperest bir kişiliğe sahip olan, gerçek bir aziz olmak uğruna çalışmalar gerçekleştiren Camille’nin abisidir. Yaptığı her şeyi kardeşinin daha iyi olması için yaptığını savunan ama aslına bakıldığında kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden, kendisi için kolaylaştırıcı olanı seçen bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Yanılmaktan çekinmeyen ve dürüst olmaya çalışan biri oluşu yazı hayatında ona katkı sunmuştur.

Filmden birkaç cümlelik replik örneği verecek olursak: “Ama biliyor musun, burada yaşamak çok zor. Bunu biliyor musun Paul? Burada kurallar, yaşamak için adapte olma yöntemleri var. Bazı şeyleri değiştirmek çok zor. Çok fazla gürültü var.” Camille ve Paul’un yıllar sonra bir araya gelişinde Camille’nin telaffuz ettiği bu cümleler, hepimizin günlük yaşamda muzdarip olduğu durumlar sonrasında kurabileceği diyalogların bir versiyonudur. İzleyicinin sahnelerde kendi yaşamından örnekler bulması ve bağdaşımlar kurması mümkündür.

Filmi genel açıdan değerlendirirsek belgesel tadında bir biyografi olduğunu, dram tadını da izleyiciye verdiğini söyleyebiliriz. Binoche’nin kompozisyonunun oldukça yakıştığı filmde duru ve sakin bir üslup hâkimiyetini korumuştur. Hikâyeleme tekniğine başvurularak kadın sanatçının tüm yaşamı anlatılmaktansa yaşamının bir kesiti anlatılmıştır. Bu kesitte bir bireyin benliğini ele geçirmiş paranoyaları ve sonrasındaki yalnızlaşma süreci gözler önüne serilmiştir.

                        

MİNE TEKİN

ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir