Eyvah! Çocuğum Artık Bir Ergen

“Çocuğumu artık tanıyamıyorum davranışları değişmeye başladı, benden uzaklaşıyor, ona ulaşamıyorum.” diyorsanız eğer çocuğunuz level atlamaya, büyümeye başlıyor olabilir, yani artık bir ergen.

Tüm anne babaların korkulu rüyasıdır ergenlik dönemi… Gelmesi hiçbir ebeveyn tarafından istenmez ama yaz mevsiminde kışı bekler gibi bekleriz gelsin ve hemen bitsin diye. Neden ebeveynler ergenlikten ürküyor?
Çoğumuz sorunların ergenlik evresinde türediğini düşünüyoruz, kalıplaşmış bu fikir üzerine konuşalım. Ayrıntıya odaklandığımızda problemlerin birçoğu ergenlikte oluşmaz. Bu evrede çocuğun gerek kendisi gerekse ailesi ile yaşadığı çatışmaların kaynağı geçmiş dönemlerin izlerini taşımaktadır. Kümülatif olarak çocukluk (oyun- ilkokul ) dönemlerinden itibaren biriken sorunlar ergenlik döneminde alev almaktadır. 3 yaşında yaşanan bir oyuncak kavgasının muadil bir olayı bu evrede şiddetlenmektedir.

Ergenlik dönemi insanlık evresinin en stresli, fırtınalı sürecini oluşturur. Süreç anne babayı zorlamaktadır ancak en büyük savaşı ergen vermektedir. Ergenin yaşadığı biyolojik, ruhsal evrimsemeler çocuk olarak girdiği çağdan kimliğini bulmuş genç bir yetişkin olarak çıkmasını sağlamaktadır. Dönüm noktası sayılabilecek değişim bedensel olarak başlar, ergenin gerçekçi şekilde kişiliğini bulmasına dek sürer. Başlangıçtaki bedensel değişimler cinsiyetlere göre farklılık gösterir. Kızlar (10-12) genellikle 2 yıl önce ergenliğe girmektedir. Kilo, boy artışı, yumurtalık oluşumu gibi değişiklikler gözlenir, yağ dokusu geliştiği için kilo aldıklarından yakınırlar bu durum normaldir . Dengeli beslenme ve spor gelişimi desteklenmelidir. Erkekler(12-14)de göze çarpan boy uzamasıdır. Ses kalınlaşması, üreme organında gelişimler görülür. Ergenlerdeki biyolojik değişim çeşitli kaygılar uyandırabilir. Merak eder ancak paylaşmak istemezler. Eğer ebeveynler çocukluk çağlarda cinsel konularda yöneltilen sorulara yaşına uygun cevaplar verdiyse bu dönemde çekingenlik olmayacaktır.

Ergenlikte çocuklarınızın her şeye itiraz ettiğine şahit olursunuz. Ergen, sizden uzaklaşırken sevginize ihtiyaç duyma ikilemine düşer. Sizden duyduğu her cümleyi sorgularken akranlarının fikirleri olağanüstü önemlidir çünkü aile dışında sevgi aramakta ve toplumda birilerine ait olmak ister. Çeşitli kültür gruplarına katılır. Bu ihtiyaç zarar verebilecek alt kültür gruplarıyla karşılaşmasına neden olabilir ve ergen yaşamını tehdit edici davranışlara yönelebilir.
Birey çatışmalarla boğuşurken kendi dönüşümünü gerçekleştirir. “Ben Kimim? , Amacım Ne?, kimliğe bürünme, yol çizme” arzusuyla kendini keşfetme sürecinde değişik kimlikler benimseyebilir. Değişik tercihler yaparak “Nasıl biri olmak istiyorum?” sorusuna yanıt arar. Başarılı kimlik kazanımının yolu buradan geçmektedir. Ancak her ergen kimlik arayışına girmez. Moratoryum dediğimiz süreçte ergen kaygı, korku yaşayarak kaçınmayı tercih eder bu ergenin kimlik bunalımı yaşamasına neden olur.

Ergenlik sürecinde çocuğunuzun yanlış kararlar vereceğini düşünerek özneli sorularına, mesleğine ya da kim olacağına dair seçimleri siz yapıyorsanız kimlik edinim sürecini ipotek altına alıyorsunuz. Çocuk, sarsıntı yaşayarak yaşantısı boyu size yâda başkasına bağımlı hale gelir. Nitekim sınırlarınızı iyi belirlemelisiniz, çocuğunuzun ürkmesine sebep olacak korku ve kaygıları bırakmalısınız. Çocuğunuzla doğru iletişim sağladığınızda çatışma minimuma inerek sorunsallar birlikte aşılır.
Nitekim çocuklarınızla ilişkinizi ergenlik döneminden önce geliştirin, gözlemleyin. Yaklaşımlarınız stabil ve keskin olmasın, denemesine izin verin. Kendinizi açarak örnekler sunarsanız size yabancılaşmayacaktır. Akran grupları sosyal öğrenme deneyimleri sunar. Ergenin arkadaş seçimi kendisine bırakılmalıdır bu onun özgüven, karar verme mekanizmasını destekler; arkadaş seçimini eleştirmek ergen tarafından saldırı olarak algılanabilir. Bırakın seçimleri kendisi yapsın siz izleyin, tanıyın. Bunun için arkadaşlarının da katılacağı davetler düzenleyebilirsiniz.

İhtiyaçlarını doğru tespit ederek bunlara doğru zamanlarda temas edin. Ebeveyn sınırına ihtiyaç duyduğunu unutmadan desteğinizi ve ilginizi hissettirmeniz güven ortamı oluşturacaktır. Sınırların korunması önemlidir, aşırılık durumunda aile fertleri arasında rol karmaşası yaşanabilir. Böyle durumlarda çocuklarınızla sevgilerini, zamanlarını, sınırlarını ve kendilerini düşünmeleri için destek vermeli pozitif akran ilişkisi oluşturmalısınız.
Ebeveyn olarak yapacağınız iyi davranış “kıyaslamamaktır” Ne biz de ergen olduk diyerek geçmiş dönemi gösterin ne de başka bir ailenin ferdini çocuğunuzla kıyaslayın. Unutmayın her birey kendine özgüdür.


Çocuğun hatalarını bulmaya çalışan bir ebeveyn değil onun başarılarını, çabalarını destekleyen ebeveyn olmanız çocuğun kimlik oluşumunu başarılı şekilde tamamlamasını sağlar. En önemlisi mutlu aile olmanın bir yolu bireylerin içinde özgür hissettikleri yuvadır. Israr etmeden size gelen çocuklarınız varsa en güzel anılarının başrollerini ebeveyn oluşturuyorsa başardınız şanslısınız.

KAYNAKÇA:PDM, İ. Ergenlikte Akran İlişkileri

Sınıf Öğretmeni/ Aday Psikolojik Danışman

Duygu KÖSE

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir