Ergen Bilişi

Ergenlik, kişinin ne bir çocuk ne bir yetişkin olduğu, henüz kendi toplumsal sorumluluklarına sahip olmadığı ama rolleri keşfedebileceği, sınayabileceği, deneyebileceği bir ara evre olarak kabul edilebilir. Şu halde, toplumun bir yol, bir kişilik, bir kimlik, bir meslek vb. seçebilmesi için gence sağladığı bir mola verme zamanı, bir süre söz konusu olabilir. Ama zihinsel büyümenin patlamasından başlayarak, cinsel olgunlaşma ve cinsel kimlikten geçerek toplumsal kişiliğe varıncaya kadar, ergenlerin karşılaştıkları gelişim görevlerinin sayısı dikkate alındığında, ara evre kavramı yerini “kargaşa dönemi” kavramına kolayca bırakabilir. Bu tanım sorunun dışında ergenliği 12-18 yaşları arasına yerleştirmekte, genellikle görüş birliğine varılmaktadır.

Ergenlik dönemiyle ilgili bilimsel araştırmaların en önemli isimlerinden biri olarak tanınan Stanley Hall ergenliği, fırtına ve stres dönemi olarak tanımlamıştır. Atkinson ve Hilgard (2015) ise ergenliğin, çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemi olduğunu ve yaklaşık 12 yaşında başlayıp onlu yaşların sonuna kadar uzanan, cinsel olgunluğun kazanıldığı, aileden ayrı bir birey olma yolunda ilerlenerek bir kimliğin kazanılması şeklinde tanımlamıştır.

Ergen, gelişen düşünme yeteneği ile yeni bilişsel ve sosyal ufuklar geliştirmeye başlar. Atkinson ve Hilgard (2015) ergenlerin, sıklıkla kendilerini gerçekte gördükleri şekilde yansıtmayan davranışlarda bulunduğunu ifade etmiştir. Santrock (2016) ergenlerin bilişinden 3 başlık altında bahsetmektedir: Piaget’nin kuramı, ergen benmerkezciliği ve bilgi işleme süreci. Piaget’nin kuramına göre, ergenler soyut işlemler döneminde bulunmaktadır. Düşünce, somut işlemler döneminde olduğundan daha soyut, idealist ve mantıklıdır.

Ergenler, gerçeklerin taklit edildiği durumları, soyut önermeleri ve tamamen varsayım olan olayları anlayabilir ve bunlar hakkında mantıklı akıl yürütme yapabilirler. Düşünce hakkında düşünebilirler, düşüncenin soyutluğuna yoğunlaşabilirler. Ergenler, çocuklara kıyasla problemi bir bilim insanı gibi düşünmeye başlarlar, soyut işlemler dönemindeki birey, problemleri çözmek için hipotez geliştirebilir ve problemi çözmek için en iyi yolu sistematik olarak düşünebilir. Bununla birlikte, pek çok ergen soyut işlemlerle düşünmez ve somut işlemlerde devam eder.

Ergen benmerkezcililiği; ergenin kendi görüntüsü ve davranışları konusundaki öz farkındalığının artmasıdır. Ergen benmerkezliliği iki bölümden oluşur: hayali seyirci ve kişisel hikâye. Hayali seyirci, ergenin kendisi gibi diğer insanların da onunla ilgilendiğine inanması ve ayrıca dikkat çekici davranışlarla ilgiyi çekmeye, görünür olmaya ve sahnede olmaya çalışmasıdır. Kişisel hikâye ise, ergenin biricik ve yenilmez olduğu duygusudur.

Ergenler benzersiz olduklarını ve bu yüzden onları kimsenin anlayamayacağını düşünürler ve kendi eşsizlik hislerini sürdürmek için hayallerle dolu bir hikâye yaratabilirler. Ayrıca ergenler sıklıkla yenilmezlik ve sağlamlık duygusu taşırlar ve bu iki duygunun etkisinde kalıp, riskli davranışlar sergileyebilirler. Son olarak bilgi işleme süreci yaklaşımına göre, ergenlikte bilgiyi işlemedeki değişiklikler, karar vermede ve eleştirel düşünmede ilerlemeleri kapsayan yürütücü işlevlerdeki gelişmelerle kendini göstermektedir.

Tuğba ZAL

Psikolog Adayı

Kaynaklar

Atkinson, R. C. veHilgard, E. (2015). Psikolojiye Giriş. Ankara: Arkadaş Yayınları.

Clotier, R. (1944). Ergenlik psikolojisinde kuramlar. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 27(2).

Santrock, J. W. (2016). Yaşam Boyu Gelişim. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir