EĞİTİMDE CEZA

Ülkemizde yıllardır farklı eğitim politikaları uygulanmaktadır. Geçmişte fiziksel veya psikolojik cezaya yer verilirken artık cezaların çoğu okullarda yasaklanmıştır. Bu durum, eğitimciler arasında bazı ayrılıklara sebep olmuştur. Bazı eğitimciler cezanın eğitimde yeri olmayacağını savunurken bazı eğitimcilerse otoritenin özellikle cezayla sağlanabileceğini savunmuşlardır. Böylece okullarda uygulanan cezanın disipline etkisi gerek günlük yaşamda gerekse akademik boyutta sorgulanmıştır.

Ceza, istenilmeyen davranışların azaltılması amacıyla davranışın sonunda uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemin iki türü vardır: Birinci tip cezada organizmanın istemediği bir uyarıcı ortama sokulur. İkinci tip cezada ise organizmanın istediği bir uyarıcı ortamdan çıkartılır. Bir öğrenci kopya çektiği için öğretmeni tarafından azarlanırsa bu birinci tip, teneffüslerden mahrum bırakılırsa ikinci tip ceza verilmiş olur (Erözkan, 2012). Her ne tipte verilirse verilsin eğitimde ceza, etkili bir araç değildir. Çünkü doğal bir yöntem değildir. Doğada ceza yoktur, davranışın olumlu veya olumsuz geribildirimleri vardır. Bu yüzden cezanın insan doğasına aykırı bir yöntem olduğu söylenilebilir. Bu noktada cezanın güçsüzlüğünden bahsedilebilir. Bir davranışın yapılmaması gerektiğini öğreten bu yöntem; bireylere karmaşık davranışları, eleştirel düşünmeyi, doğayı sevmeyi veya matematiği öğretemez (Dökmen, 2006). Cezanın güçsüz yanları dışında olumsuz etkileri de söz konusudur. Ceza;

  • Cezalandırılan bireyde korku duygusunu tetikler. Bu duygu çevredeki diğer uyarıcılara da tetiklenir.
  • Bireye yapılması gereken şeyi göstermez, yapılmaması gereken şeyi gösterir.
  • İstenmeyen başka davranışlara sebep olur.
  • Davranışı baskılar. Cezalandırılan birey, davranışı yapmamayı öğrenmekten ziyade davranışı yaptıktan sonra yakalanmamayı öğrenir (Erözkan, 2012).
  • Utanma ve vicdan duygusunu köreltir. Ezilmişlik ve nefret duygusu oluşturur.
  • Yalanlara kapı aralar.
  • Ceza verenin saygınlığını zedeler (Güneş, 2015).

Bu denli olumsuz etkilere sahip olan cezanın eğitimde kullanılması istenilmeyen bir durumdur. Sınıfında disiplini sağlamak isteyen bir öğretmen cezayı kullanmadan da sınıf yönetimini sağlayabilir mi? Bu tabii ki mümkündür. En azından cezadan daha güçlü ve risksiz yöntemler kullanılarak istenmeyen davranışların önüne geçilebilir.

Öncelikle, sınıfta olumsuzluk yaratan öğrencinin bu istenmeyen davranışı yapma sebebi öğrenilmelidir. Bu sebep; aileden, öğretmenden, öğrenciden, programdan veya öğretim yönteminden kaynaklanıyor olabilir. Sebebi bilinemeyen bir davranışı önlemek de zordur (Sayın, 2001). Öğrencinin gerçekleştirdiği davranış, içinde bulunduğu durumla birlikte değerlendirildiğinde daha etkili bir çözüme de ulaşılmış olur. Mesela öğrenci, ailesinde olumsuz davranışları pekiştirildiği için okulda da takdir toplamak için uygunsuz davranışlar sergileyebilir. Bunu önlemenin tek yolu da bir neden belirlemektir.

Davranışın nedeni öğrenildikten sonra cezaya alternatif durumlar veya sınıf istenmeyen davranışları önleme yolları kullanılabilir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  1. Görmezden gelme: Öğrenci davranışı ilk defa yapıyorsa veya davranışı yaparken dikkat çekme amacı güdüyorsa davranış görmezden gelinir.
  2. Sözsüz uyarıcı kullanma: Göz teması, sessizce bekleme gibi uyarıcılar kullanılır.
  3. Sözlü uyarıcı kullanma: Öğrencinin ismiyle bir örnek verilebilir.
  4. Ara verme: Sınıfta genel bir sıkılma veya uygunsuz davranış sergileme gözleniyorsa derse ara verilerek küçük bir hikâye anlatılabilir.
  5. Ortam değiştirme: Öğrencinin yeri değiştirilebilir.
  6. Öğrenciyle veya öğrenci velisiyle görüşme
  7. Öğrenciyi okul rehberlik servisine yönlendirme

Öğretmenlerin sınıf içerisindeki disiplini sağlama uygulamaları mesleki donanımları ile alakalıdır. Sınıfta cezayı sık kullanan öğretmenlerin bu donanımı edinmede sıkıntıları olduğu gözlenmiştir. Farklı/alternatif otorite sağlama uygulamalarının sınıfta kullanılması cezayı da azaltacaktır (Demir, Şahin ve Kartal, 2012). Bu nedenle öğretmenlerin sınıf yönetimine hâkim olmaları gerekmektedir. Bunun için de hizmet içi eğitim programlarında bu konu üzerinde durulmalı, öğretmenlerin konunun önemli olduğunu idrak etmeleri önem taşımaktadır (Sayın, 2001).

KAYNAKÇA

Demir, M. K. , Şahin, Ç. ve Kartal, O. Y. (2012). Öğretmen adaylarının sınıf içi disiplin sağlamada tercih ettikleri ceza uygulamalarının incelenmesi. Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 14(2), 71-86.

Dökmen, Ü. (2006). Küçük şeyler. İstanbul: Sistem Yayıncılık.

Erözkan, A. (2012). Davranışçı yaklaşımda öğrenme. İçinde M. E. Deniz (Ed.), Eğitim psikolojisi (ss:236-268). (Altıncı baskı). Ankara: Maya Akademi.

Güneş, A. (2015). Çocuk eğitiminde pozitif iletişim. İstanbul: Nesil Yayınları.

Sayın, N. (2001). Sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve bu davranışların nedenlerine ilişkin görüşleri ile istenmeyen davranışları önleme yöntemleri (Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi). Anadolu Üniversitesi: Eskişehir.

GÖRSEL KAYNAKÇA

GÖRSEL 1: http://dortmevsimegitim.com/index.php/2016/05/26/egitimde-odul-ve-cezanin-yeri/

GÖRSEL 2: https://www.kidsgourmet.com.tr/cocuk-egitiminde-odul-ve-ceza-sistemi/

Şeyma KÜÇÜK

Psikolojik Danışman

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın