Duygusal Manipülasyon ve Gaslighting

Bireyler yaşamlarındaki davranışlarından ve hareketlerinden kendileri sorumludur. Bir kavgaya karışırsa veya kurallara uymamışsa (toplum tarafından fikir birliğine varılmış ahlaki, sosyal kurallar ve yasalar ile belirtilmiş yasaklar) tek başına cezalandırılır. Bir iyilik yapmışsa yine aynı şekilde tek başına ödüllendirilir veya takdir edilir. Çoğu insan karar verme sürecinde kendi hür iradesinin rol oynadığını düşünse de çevrenin, arkadaşlarının ve ailenin kişinin hareketlerindeki etkisi çok büyüktür, aslında bu normal düzeylerde seyrettiği sürece ve bireylerde herhangi bir olumsuz etki bırakmadıkça bir sorun teşkil etmez. Fakat normal olmayan durumlar da söz konusudur. Örneğin, her hareketi bilmeden ve kişinin isteği dışında başkasının yönlendirmesiyle gerçekleştirmesi ve hayatında artık söz sahibi olamayacak duruma gelmesi kişinin manipülasyona uğradığı anlamına gelir. Manipülasyon; yetersiz, aldatıcı ve hatta taciz edici stratejiler yoluyla başkalarının algısını veya davranışlarını değiştirmeyi amaçlayan psikolojik ve sosyal bir etki türüdür (Yılmaz,2018). Manipülasyonun pek çok tanımı ve yöntemi olduğu gibi kullanıldığı yerler çoğu zaman farklılık gösterir: medya, siyaset, duygusal ilişkiler ve insan hayatında önemli yeri olan tüm konularda manipülatif davranışlarla karşı karşıya kalırız. Manipülatif kişi karşısındaki insanın duygularından veya zaaflarından yararlanır ve kendi menfaati söz konusudur. Manipülatif kişiler genellikle saldırgan yapıda olması, diğer insanların kırılgan ve zayıf noktalarını bilmesi, bunlara göre hareket etmesi ve karşısındakinin duygularını anlama yetisinden yoksun olmasıyla bilinirler. Manipülatör, kurbanlarını psikolojik olarak yönlendirme konusunda ustadır. Manipülasyona uğrayan insanlar için ‘‘ipe asılı kuklalar’’ benzetmesi yapılabilir, kimse ipteki kukla olmak istemez fakat kişiler kukla olduklarının çoğunlukla farkında değildir (Sunstein, 2015). Hatta bu kuklayı oynatan en yakındaki insanlar hatta âşık olduğumuz kadın/erkek bile olabilir.

Manipülasyonun güçlü ve sinsi bir yöntemi olan ‘’Gaslighting’’ ise duygusal ilişkilerde en çok maruz kalınan ve fark edilmeyen durumlardan biridir. Gaslighting, kontrol amacıyla beyin yıkama, psikolojik zorbalık ve duygusal istismarın bir kombinasyonu olarak tanımlanabilir (Psychology Today, 2019). Hedeflenen bir bireye veya bir gruba şüphe tohumlarını ekmeye çalışan, kendi hafızalarını, algılarını ve akıl sağlığını sorgulamalarını sağlayan bir psikolojik manipülasyon şeklidir (Petric, 2018). “Gaslighting” terimi, Patrick Hamilton’un 1938 tarihli “Gaslight” oyunundan ismini almaktadır ve sonrasında devam eden vaka çalışmalarının sonucunda literatürde kullanılmaya başlanmıştır (Stern, 2008). Daha sonra “Angel Street” adıyla sinemaya uyarlanan filmde başroldeki Jack karısı Bella’nın psikolojisini manipüle etmek için her gün gaz lambasının ışığını biraz kısar, karısı bu lambanın ışığı azaldı mı diye sorduğunda ise sert bir şekilde karşılık verip kadını aşağılar. Sinsice işlenen bu yöntemde kişi karşısındaki kişinin elinde somut deliller olsa bile öyle bir şeyin olmadığına inandırır ve karşısındaki insanın kendinden şüphe etmesine ve hatta gerçeklik algısını yitirmesine sebep olur. Gaslighting’in en belirgin özelliği, uygulayan kişinin yalnızca kurbanını kontrol etmesinin veya bir şeylerin yoluna gitmesinin yeterli olmamasıdır, kurbanın onunla aynı fikirde olması tek amacıdır (Abramson, 2014). Manipülatör kişi empati yeteneğinden yoksundur ve narsistik kişilik bozukluğuna sahiptir. Azarlama, bağırma, iletişimi kesme, gözdağı verme, suçluluk tuzağı, küsmek, ağlamak ve kurban rolü oynamak özelliklerinden sadece bazılarıdır. Yalan başroldedir ve inandırıcılık kazanmak için manipülator her yöntemi kullanabilir, kişiyi gözüyle gördüğü olaylardan bile şüphe edebilecek duruma düşürebilir. Sadece romantik ilişkilerde değil sosyal ve aile ortamında bile maruz kalınabilecek bir manipülasyon yöntemi olan gaslighting, ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler. Özellikle uzun ömürlü olduğunda, endişe, depresyon ve hatta psikoza neden olabilir (Petric, 2018).

Günümüz dünyasında kişiliğimizin bir şeylerden etkilenmemesi durumu pek de mümkün görünmemektedir, özellikle sosyal çevremizin bizi başarılı bir şekilde yönetmeye devam ettiği şu günlerde insanlar kendilerini ve çevrelerini daha az sorgular hale gelmişlerdir. Bireylerin kendini tanıması dış etkenlerin gücünü azaltabileceği gibi manipülasyonlardan daha seyrek bir şekilde etkilenmeyi sağlayabilir. Başkalarının sizin hakkında ne düşündükleri değil sizin kendi hakkınızda ne düşündüğünüz önemlidir. Unutulmamalıdır ki, iç huzuru yakaladığınızda ve kendinizle ilgili hisleriniz gerçekten olumlu olduğunda başkaları tarafından kontrol ya da manipüle edilmeniz neredeyse imkânsız hale gelebilir.

Kaynaklar

Abramson, K. (2014). Turning up the lights on gaslighting. Philos Perspect 28(1), 1–30.

Petric, D. (2018). Gaslighting and the knot theory of mind.

Retrieved from https://www.researchgate.net/publication/327944201_Gaslighting_and_the_knot_theory_of_mind

Psychology Today (2019).  8 Ways Gaslighters Manipulate and Control Relationships.

Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/communication-success/201908/8-ways-gaslighters-manipulate-and-control-relationships

Stern, R. (2008). The gaslight effect. New York: Random House.

Yılmaz, H.  (2018). ‘İnsan İlişkilerinde Manipülasyon Ölçeği’’, Manas Sosyal Araştırmalar Degisi, 7(4), 450.

Görsel Kaynaklar

http://www.yeniduzen.com/gaslighting-bir-istismar-ve-psikolojik-siddet-yontemi-92893h.htm adresinden erişilmiştir.

http://ogrencikariyeri.com/haber/en-etkili-manipulasyon-teknikleri adresinden erişilmiştir.

Melisa AKPINAR

ODTÜ KK KAMPÜSÜ/ Psikolojik Danışma ve Rehberlik

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın