Din Psikolojisinin Çalışma Konuları

2- Din Psikolojisinin Çalışma Konuları

Din psikolojisinin çalışma konuları arasında dindarlık, maneviyat, dine dönüş ve din değiştirme ile birlikte parapsikoloji, batıl inanç yer almakta. Din psikolojisinin çalışma konuları arasında yer alan bu başlıkları tek tek ele alalım. Dindarlık; dini inançların bireyin veya toplumun yaşam/yaşamları üzerinde etki bırakmasına denir. Daha özel bir ifade ile dindarlık, bireyin yaşamını dinin esasları çerçevesinde düzenlemesi, sürdürmesi manasına gelmektedir. Dindarlık kavramının algılanışı dinden dine değişkenlik göstermektedir. Bu haliyle, dindarlık kavramı dinamik bir süreç arz etmektedir. Bireyin dindar olmasını etkileyen birçok husus vardır. Kişisel özellikler, cinsiyet, yaşanılan sosyal çevre, medeni hal, eğitim durumu, dine bakış ve travmatik yaşantılar bireyin dindar olmasında etkili olabilir. Köse ve Ayten (2012)’e göre ‘‘dindarlığın temelinde tanrıya inanma ve onu tanıma vardır. Dindar, inandığı Tanrı’nın her şeyin yaratıcısı olduğunu ve mutlak anlamda güç sahibi olduğunu kabul eder.’’ Dindarlık kavramı kaynağını içten alabileceği gibi dıştan da alabilir. İç ve dış kaynaklı dindarlık kavramlarını Gordon Allport vurgulamıştır. İç kaynaklı dindarlık bireyin içsel motivasyonu ile dine yönelmesini ifade ederken, dış kaynaklı dindarlıkta göz önünde olma, gösteriş yapma vardır. Dış kaynaklı dindarlıkta, dindar olma amaç değil araçtır. Dindarlık başlığı ile ilgili ele alınabilecek son husus, dindarlığın ölçülmesidir. Köse ve Ayten (2012)’e göre ‘‘Ülkemizde ve diğer İslam ülkelerinde dindarlıkla ilgili çalışmalar yapılırken daha çok Batı’da üretilen ölçekler tercüme edilerek kullanılmıştır. Örneğin, Allport ve Ross’un geliştirmiş olduğu ölçek hem Türkiye’de hem de Arap ülkelerinde en çok kullanılan ölçeklerin başında gelmektedir.’’ Maneviyat; uzun yıllar dindarlık kavramının kapsamında değerlendirilmesine rağmen dindarlık kavramına göre farklılık arz eden bir kavramdır. Maneviyat, bireyin kendi istek ve çabası ile kutsal alanla ilgili konularla ilgilenmesini, hayata yönelik sorgulamalar yapması gibi bireysel yönelimleri ifade eder. Maneviyatı bireyin bir arayış hali olarak tanımlayabiliriz. Köse ve Ayten (2012)’e göre ‘‘dindarlıkta kutsal, kurumsal dini ilkelerce belirlenirken, maneviyatta kutsal, ilkelerle sınırlı değildir.’’ Dine dönüş, bireyin herhangi bir nedenle, yaşantısını şekillendirmede yararlanmadığı dini değerlere, kavramlara ve buyruklara yönelmesini ifade eder. Bu durumun oluşmasında pek çok faktör etkili olabilir. Olumsuz bir yaşantıdan sonra birey dine yönelebileceği gibi olumlu, beklenmedik bir yaşantıdan ötürü de dine yönelim durumu gerçekleşebilir. Örneğin: Ölümcül bir hastalığa yakalanan birey, yaşamını sorgulayıp anlam arayışına girebilir ve bu anlam arayışı neticesinde dine yönelebilir ya da, hiç beklemediği bir anda hayatını olumlu anlamda etkileyen bir haber alan bir birey bu haberin de etkisiyle dine yönelebilir. Din değiştirme, bir dinden başka bir dine girmedir. Peker (2010)’e göre ‘‘şüphesiz din değiştirme az rastlanan, ancak kişi için oldukça önemli olan bir davranıştır. Çünkü bir kişinin uzun süre inandığı ve bağlandığı dini değerleri bir tarafa bırakarak yeni değerler kabul etmesi, yani bulunduğu dini bırakarak başka bir dine girmesi oldukça zordur.’’ Din değiştirmede, mensub olunan dinin esaslarını tatmin edici bulmama, başka bir dinin mensubu ya da mensupları ile girilen yaşantılar, vd. etkili olabilir. Bireyin din değiştirmesinde ne etkili olursa olsun değişim süreci kolay karar verilen ve kolay uyum sağlanılacak bir durum değildir. Din değiştirme, önemi ve kapsamı dolayısıyla din psikolojisinin en önemli çalışma konuları arasında yer alır. Parapsikoloji kavramı, psikolojinin kapsamının ötesinde, tekrarlanabilir olmayan, olağan dışı özellikler taşıyan olayları ifade eder. Telepati, gelecekten haber verme bu kavrama örnek verilebilir.

Batıl inanç üzerinde uzlaşılan bir tanım olmamasına rağmen, toplumun kabul ettiği, üzerinde uzlaşmaya vardığı davranış kalıplarının dışında bir takım ritüelleri ifade eder. Örneğin, olumsuz bir şey söylerken masayı iki kez tıklatmak ya da totem dediğimiz şeylerin bütünü batıl inanç kapsamına giren batıl davranışları ifade eder. Üst üste başarılı sonuçlar aldığı sınavlarda kullandığı kalemini ‘‘uğurlu kalem’’ olarak adlandıran öğrencinin davranışı batıl olarak nitelendirilebilecekken, takımının, kendisinin stadyumda izlediği maçları kaybettiği için stadyuma maç izlemeye gitmeyen taraftarın davranışı da batıl olarak kabul edilebilir. Bu yazının kapsamında anlattığımız tüm bu kavramlar, din psikolojisinin çalışma konuları yer alır.

Kaynakça:

  1. Köse, A., & Ayten, A. (2012). Din psikolojisi. Timaş Yayınları.
  2. Peker, H. (2010). Din psikolojisi. Çamlıca Yayınları.

Mücahit AKKAYA

Psikolojik Danışman

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir