Dikkat! Momo Çıkabilir

Onlar, kendilerini korkutan şeylere daha çabuk inanıyorlar.

Michael ENDE

Günümüz toplum düzeninde adeta yaşamsal öneme sahip olan internet, getirdikleri ile kimi zaman yaşamı kolaylaştırırken kimi zaman da büyük risk ve tehlikelerle bireylerin yaşamında olumsuz izler bırakabilmektedir. Bıraktığı olumsuz izlerin en önemli nedeni ise teknolojinin ve internetin güvensiz bir biçimde kullanılmasına dayanmaktadır. Evlerinin kapılarını defalarca kilitleyen, camlarına parmaklık ören, perdelerle evlerinin içini gizleyen bireyler, internet ortamında tüm bunları ardına kadar açabilmektedir.

Geçtiğimiz aylarda “ Mavi Balina” adıyla ortaya çıkan ve teknolojinin bireyde bıraktığı olumsuz bir iz olarak görülebilecek oyundan sonra şimdi de “Momo” adıyla yeni bir risk ve olumsuz iz ortaya çıkmıştır.

Momo ilk olarak Latin Amerika üzerinden yayılma gösteren, etki alanını genişleterek Avrupa ve Amerika’da da etkisini göstermeye başlayan bir tür sanal zorbalık biçimidir (Momo oyunu nedir?, 2019). Momo her ne kadar son bir aydır ülke gündeminde yer edinmeye çalışsa da aylar önce bir oyun olarak tanıtılmış, Mavi Balina eşdeğeri bir oyun olarak lanse edilmiştir. Yıldız (2019) ‘ın araştırmalarına göre ise Momo bir gerçeklik taşımamaktadır. Çeşitli yabancı haber ve araştırma sitelerinin de yaptığı araştırma neticesinde Momo ile ilgili somut bir kanıt bulunmamıştır. Youtube ve çeşitli video yayın platformlarında var olan ve çizgi filmlerin arasına sıkıştırıldığı belirtilen Momo görüntülerinin montaj olduğu ve daha çok YouTuber’ların videolarında yer aldığını belirtmektedir. Çeşitli ülkelerin yerel polislerinin de yaptığı araştırma neticesinde Momo ile ilgili somut bir telefon numarası veya görüntü bulunamamıştır.

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda iki seçenek ortaya çıkmaktadır: 1) Momo diye bir meydan okuma oyunu bulunmamakta, bu tamamen korku kültürünün bir ürünüdür. 2) Momo karakteriyle yerel veya bölgesel olarak siber zorbalık yapılmaktadır.

Siber zorbalık, bilgisayar, cep telefonu ve diğer elektronik araçları kullanarak ısrar edici ve tekrar edici bir şekilde başkalarına zarar vermeyi amaçlayan sosyal saldırganlığın bir ifadesidir. Bir eylemin siber zorbalık olarak adlandırılabilmesi için şu ölçütleri taşıması gerekmektedir: Israr edicilik, tekrar etme (sürekli gösterilmesi), zarar verme (maruz kalan bireye acı çektirmelidir) ve bilgisayar, telefon ve diğer elektronik araçlarla yapılıyor olmasıdır (Hinduja ve Patchin, 2009; Akt. Yaman, Eroğlu ve Peker, 2011).

Genel olarak bakıldığında siber zorbalık; tehdit etme, zarar verme, taciz etme, iftira atma ve bunu yayma, başka birisiymiş gibi hareket etme, başka bir bireyin bilgilerini kullanma, alay etme ve dışlama gibi biçimlerde gözlenebilmektedir. Var olan bilgilerle Momo incelendiğinde tehdit etme, taciz etme, zarar verme boyutlarının olduğu ve bunun bir siber zorbalık olduğu söylenebilir.

Momo karakterinin ve siber zorbalığın da bireyde bıraktığı psikolojik, sosyal ve akademik etkiler benzerlik göstermektedir. Siber zorbalık bireyde üzüntü, gerginlik, yoğun stres ve kaygı, kendini değersiz hissetme, öz saygının zedelenmesi, akran ilişkilerinde çatışma, güvenmekte zorlanma, okula gitmekten, evden uzaklaşmaktan korkma, ders başarısının düşmesi, uyku problemleri yaratabilmektedir. Momo’nun bireyde bıraktığı etkiler de benzerlik göstermektedir. Okullarda Momo karakteriyle ilgili bilgi edinen çocuklar PDR Servisi’ne benzer problemlerle gelmektedir.

Diğer açıdan bakıldığında Momo’nun korku kültürünün bir ürünü olduğu ve çeşitli kullanıcılar tarafından yapay olarak yaratıldığı bir hikâye olduğu söylenebilir. İnternet ortamının verdiği güvensiz alan, yaratılan herhangi bir hikâyenin oldukça çabuk yayılmasına ve bunun doğruluğunun araştırılmadan inanılmasına olanak sağlamaktadır. Sosyal psikoloji açısından bakılacak olunursa bu durum sosyal etki ve uyma kavramlarıyla açıklanabilir: Sosyal etki, diğer insanların söylediklerinin, eylemlerinin ya da yalnızca var olmalarının bireyin duygu, düşünce, tutum ve davranışları üzerinde bıraktığı izdir.

Sosyal etki ve uyma davranışına örnek olarak Halkın Tapınağı tarikatının 940 üyesinin, rahip Jim Jones’ın söylediklerine inanarak 1978 yılında siyanürlü içecekleri içerek topluca intihar etmesi verilebilir (Bir tarikatın toplu, 2014). Bunlar düşünüldüğünde suya atılan taşın su birikintisi üzerinde bıraktığı halkalar gibi Momo karakteri de merak, heyecan, toplumda yaygınlığı, yalnızlığını gölgelemek, ters düşmemek vb. nedenlerle birleri onlar, onları binler yapmıştır. Sosyal medya akımları suya atılan taşın yarattığı dalgalar gibi yayılmakta ve bireyler akımlara katılabilmek için adeta birbirleriyle yarışabilmektedir.

Eldeki veriler bütünleştirildiğinde Momo’nun bir oyun değil bir siber zorbalık türü olduğu söylenebilir. Bu açıdan bakıldığında Momo başlı başına bir teknoloji bağımlılığı olarak görülmemelidir. Nitekim tüm internet kullanıcılarının maruz kalabileceği bir durum olması nedeniyle daha da tehlikeli bir hal almaktadır. Siber zorbalık açısından bakıldığında bazı kişilik özelliklerinin Momo’nun zararlı etkileri konusunda riskli olabileceği söylenebilir: Utangaç, içine kapanık, kaygılı, diğer insanlarla iletişimi iyi olmayan ve iletişim becerileri zayıf, boyun eğici, çeşitli davranış bozukluklarına sahip, öz saygıları düşük, tehdit edilmeye duyarlı bireyler gibi.

Kişilik özelliklerinin yanı sıra yaş grubu da önemli bir faktördür. İlkokul ve ortaokul grubunun daha fazla risk altında oldukları söylenebilir. Bu yaş grubunun ikna edilmeye daha fazla duyarlı olması nedeniyle bu tip olumsuz içerikler karşısında uyma davranışı göstermeleri daha olasıdır. Ancak bu yaş grubunun ötesinde günümüzde teknoloji kullanımının giderek düşmesi nedeniyle okul öncesi yaş grubunun da risk altında olduğu söylenebilir.

Mevcut yaş grubu düşünüldüğünde yapılabilecekler ile ilgili ana sorumluluğun aile ve okula düştüğü söylenebilir. Aileler çocuklarının internet ve teknoloji kullanımını takip etmelidir. Aile üyelerinin ortak yaşam alanlarında çocukların belirli bir süre ve kullanım alanı kısıtlaması altında teknolojik alet kullanması sağlanmalıdır. Çeşitli internet sağlayıcıları tarafından sunulan güvenli internet hizmeti kullanılmalı, çocukların takibinin yapılabileceği programlar teknolojik aletlere yüklenerek çocukların takibi yapılmalıdır.

Tüm bunların ötesinde aile içi iletişimin kuvvetli ve doğru olması en önemli faktördür. Çocuklar aile üyeleriyle günlük yaşam olaylarını ve kendi duygu, düşünce ve tutumlarını özgürce, yargılama ve yadırgama olmaksızın paylaşabilecekleri bir ortamda büyütülmelidir. Bu ortamda çocuk yaşadığı bu türden olumsuz yaşantıları aile üyeleriyle hemen paylaşacak ve önlem almak çok daha kolay olacaktır. Nitekim olumlu aile içi iletişim siber zorbalık açısından da koruyucu bir faktördür. İletişimin yanında güvenli içerikler izletebilmek için çeşitli kuruluşların güvenli, reklamsız platformları kullanılabilir. Çocukların oynadıkları oyunlar ve izledikleri videolar takip edilmeli, mümkünse aileler gözetiminde çocuk hareket etmelidir. Her ne kadar Momo adıyla somut bir oyun olmasa da çeşitli oyunlar içerisine Momo karakterinin yerleştirildiği de bilinmektedir. Bu anlamda çocuğun gözetim altında olması önemlidir.

Teknoloji kullanımı konusunda aileler çocuklarıyla bir uzlaşı sağlamalı, kuralları nedenleri de açıklayarak beraber belirlemelidir. Korkunun mutluluk, üzüntü gibi normal bir duygu olduğu kabul edilmeli ve bu gibi anlarda çocuğa bu hissettirilmelidir. Çocuğun anlattıkları önemsenmeli, küçümsenmemelidir. Nitekim soyut veya gerçek olmayan durumlardan korkan çocuklar için korkularının çizimi veya somutlaştırılması fayda sağlayacaktır.

Aileler de sosyal medya ve teknoloji kullanımı konusunda çocuklara rol model olmalı, kendileri de bilinçli ve güvenli biçimde teknolojiyi kullanmalıdır. Ayrıca güncel sosyal medya akımları hakkında bilgi sahibi olmalı, güncel yakalanmalıdır.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)’nun açıklaması Momo adlı bir oyunun olmadığı, Türkçe veya Türkiye kaynaklarında böyle bir oyun, uygulamaya rastlanılmadığı ifade edilmiştir (Aile Bakanlığı’ndan BTK’ya, 2019). Bu durum endişeleri azaltsa da ismi ne olursa olsun sanal tehditlerin çocukları tehdit etmeye devam edeceği söylenebilir. Bu durumda çocuklar önceden bilgilendirilmeli, güvenli yaşam ve internet kullanımı aktarılmalıdır. Aynı şekilde veliler de bu konuda bilgilendirilmeli, bu tür zorbalıklarda engelleyici veya destekleyici gücün aile olduğu unutulmamalıdır. Momo ile ilgili olarak bunun bir uydurmaca olduğu, bir heykeltıraşın eseri olduğu anlatılabilir.

Çocukların neden bu denli internet mecrasını kullandığı her bir aile tarafından kendi çocukları açısından sorgulanmalıdır. Çocuklarıyla vakit geçirmeyen, ilgi, sıcaklık, sevgi bağlarını kuvvetlendirmeyen ailelerde çocuklar kendilerine bir sığınak arayacak ve bu sığınaklar her zaman olumlu ve geliştirici olmayacaktır.  Bu nedenle çocukların ebeveynler tarafından takip edilmesi, davranışlarının ve ruh halinin gözlenmesi oldukça gerekli ve önemlidir. Çocuklara gün içinde ayrılmayan 10 dakika ileride belki de saatlerle ifade edilen zamanının bile etkisiz olmasına yol açacaktır.

Tüm bunların ötesinde her şeyin zıtlığıyla var olduğunu düşünüldüğünde korkutucu, olumsuz, travma edici olay, durum ve duyguların karşısında bireyde olumlu, istendik duygu ve düşünceler yaratacak olumlu şeyler de vardır. Bir tür siber zorbalık olan Momo yerine, çocuklar Michael ENDE’nin kitap karakteri olan Momo ile tanıştırılabilir. Bu yazıyı yazmadan önce Momo benim için sadece bir kitap karakteriydi.

Belki de her ebeveynin düşünmesi gereken çocuklarının neden kitap karakteri olan Momo ile değil de bir tür siber zorbalık olan Momo ile daha önce tanışmış olduğu gerçeğidir.

Dünya çocuklarının her zaman yüzlerinin gülmesi ve yeterli sevgiyi almaları dileğiyle…

Okan USLU

Psikolojik Danışman

 

Kaynakça:

Aile Bakanlığı’ndan BTK’ya ‘Momo Challenge’ başvurusu. (2019, Mart). CNN Türk. Erişim  Adresi: https://www.cnnturk.com/turkiye/aile-bakanligindan-btkya-momo-challenge-basvurusu

Bir Tarikatın Toplu İntiharı: Jonestown Katliamı İncelemesi. (2014, Aralık). Onedio. Erişim Adresi: https://onedio.com/haber/bir-tarikatin-toplu-intihari-jonestown-katliami-incelemesi-425876

Ende, M. (2017). Momo (Çalışkan, L, Çev.). İstanbul: Pegasus Yayınları.

Momo oyunu nedir? Momo tehlikeleri nelerdir? Aileler dikkat! (2019, Mart). Sabah. Erişim adresi: https://www.sabah.com.tr/yasam/2019/03/12/momo-oyunu-nedir-momo-tehlikeleri-nelerdir-aileler-dikkat,

Yaman, E., Eroğlu, Y., Peker, A. (2011). Başaçıkma stratejileriyle okul zorbalığı ve siber zorbalık. İstanbul: Kaknüs Yayınları.

Yıldız, Ö. (2019). Medya uydurma oyun Momo’yu nasıl gerçeğe dönüştürdü? Erişim adresi: https://teyit.org/medya-uydurma-oyun-momoyu-nasil-gercege-donusturdu/

Görsel Kaynakça:

  • https://www.imagenesmy.com/imagenes/effects-of-cyber-bullying-7c.html
  • https://www.gozlemgazetesi.com/HaberDetay/273/1111540/momo-tehlikesi-nedir-cocuklari-momodan-korumak-icin-neler-yapmali.html
  • http://www.ikiodabirgalaksi.com/2019/01/16/kitap-incelemesi-momo-michael-ende/

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir