Yükleniyor..
Derinlemesine Analiz

Uyku ve Rüyalar

Neden Uyuyoruz?

Uyku tüm insanlar ve de hayvanlar için vazgeçilmez bir enerji kaynağıdır. Toplam yaşamımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçiririz ki bu çok uzun bir süre demektir. Canlılar hayatta kalmak için çevreden enerji toplayıp bunu vücutlarında işlerler. Bu enerjiyi elde etmenin bir yolu da uykudur. Uyku esnasında vücut çalışmaya devam eder ancak dinlenme pozisyonuna geçer. Bunun yanında uykunun öğrenme ve bellekle de ilişkili olduğu bilinmektedir. Birçok deney göstermiştir ki öğrenmeden sonraki uyku çeşitli alanlarda öğrenilmiş rollerin anısını korur. Yetişkin bir insan günde ortalama sekiz saat uyurken bu, bebeklerde çok daha fazladır. Bebekler gelişim dönemleri gereği daha fazla uyurlar ancak evrim teorisi bebeklerin bu uzun uyku sürelerini, bakıcılarını bitkinlikten koruma ve böylece kendilerinin hayatta kalma şansını artırma olarak açıklamaktadır.

Uyku Evreleri:

Uyku beş evreden oluşur. Bunlardan dördü hızlı göz hareketlerinin olmadığı ve uykunun yaklaşık yüzde yetmiş beşini oluşturan nonrem evresinde iken diğer evre hızlı göz hareketlerinin olduğu rem evresidir ki bu evre rüyalarla ilişkilidir. Tam bir uyku döngüsü doksan ile yüz on dakika arası sürmektedir ve gece ilerledikçe rem uykusu periyotları artarken derin uyku periyotları (evre üç ve dört) kısalır. Uykuda nonrem’in ilk iki evresi hafif uyku evresidir. Evre birde hemen hepimizin başına gelen kendini düşer gibi hissetme ya da ismimizin söylendiğini duyma gibi durumlar yaşanır buna hipnagojik halüsinasyonlar denir ve henüz uyku gelmediğinde yani ara durumda yaşanır. Uykuda nonrem ve rem evresi tekrarlayan şekilde ilerler.

Rüya ve Uyku:

Rüya kısmında öncelikle biraz beyni incelememiz gerekir. Uykunun tüm evrelerinde ortak bir durum söz konusudur: Dorsolateral prefrontal korteks devreden çıkar. Bu, beynimizin sol ön tarafında bulunan bir bölümdür ve çalışma, dikkat ve duyu-eylem döngüsünden sorumludur. Rüyada normalliğin dışına çıkılmasının sebeb, bunun devre dışı kalmasıdır. 

Yine rüya görme ile ilgili beynimizde ponto-genikulo-oksipital dalgalar bulunur -kısaca PGO- bunlar ponsta başlar ve oksipital primer görsel kortekste sona erer. PGO dalgalarının sadece rem uykusundan hemen önce gözlenmesinden dolayı rüya görme ile bağlantılı olduğu kabul edilir.

Neden Rüya Görüyoruz?

Bunun sebebi de yine beyindir. Memeli beyin evrimsel olarak sürüngen beyinden sonra gelişmiş bir yapıdır. Memeli beyinde limbik sistem denen bir yapı bulunur bu yer olarak ön beynin telensefalon kısmında bulunur ve duygularla ilişkili bir yapıdır. Limbik sistemin görme ile ilişkili oksipital loba sinyal göndermesi sonucunda beynimizde görsel imgeler canlanır ve rüya görürüz. Rem uykusu esnasında beyinde anılarla ilişkili iki bölüm olan hipokampüs ve amigdalanın etkin olduğu görülmüştür.

Sadece insanlar değil hemen tüm canlılar rüya görmektedirler. Doğuştan görme engelliler de rüya görürler. Rüyalar insanlığın tarihinde hep gizem konusu olmuştur. Rüya, aslında bir çeşit tiyatrodur ve beynimizde kurguladığımız birtakım sahneler görürüz. Bu açıdan beyin, uyku esnasında her zaman aktiftir.

Halk arasında karabasan olarak bilinen bir durum mevcuttur. Bu olayda uyuyan kişi hareket edemez ve bundan dolayı yoğun bir korku yaşar. Bunun sebebi uyku felci dediğimiz bir durumdur. Uyku felci gecenin başlangıcında, beynin daha yavaş çalıştığı uyku evresi evre dörtte ortaya çıkarlar. Uyku felcinin birkaç sebebi vardır: yüzüstü yatmak (solunumu zorlaştırdığı için), yorgunluk, stres, farklı bir ortamda uyumak gibi ve uyku felci çok kısa sürer.

 

Kaynakça:

Barnes, J. (2014) Temel Biyolojik Psikoloji, (Çev. Ahmet Altındağ) Ankara: Nobel
Gerrig, R.J ve Zimbardo P.G. (2016) Psikolojiye Giriş Psikoloji ve Yaşam, (Çev. Gamze Sart) Ankara: Nobel
Montangero, J. (2016) Rüyanın Psikolojisi, (Çev. İsmail Yerguz) İstanbul: Say

 

Uğur Yiğit Karataş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir