Yükleniyor..
Derinlemesine Analiz

SOSYAL ÖĞRENME

SOSYAL ÖĞRENME

Bireyler, gündelik yaşamlarının her safhasında kitle iletişim araçları, arkadaş, aile çevresi gibi dış kaynaklardan etkilenmektedirler. Bu durum, insanların birbirlerini etkilemelerinin; fikir, duygu ve davranışlarını diğerlerine benimsetme çalışmalarının gözlenmesine neden olmuştur (Asma, 2008).

Başkalarının davranışlarını gözleyerek, kendi davranışlarını şekillendirmeyi temel bir öğrenme süreci olarak tanımlayan görüş, Aristo ve Platon’a dek uzanmaktadır. Onlara göre eğitim öğrencilerin gözlenmesini ve model alınmasını sağlamak için en iyi modelleri seçerek öğrencilere sunmak olarak düşünülmüştür. Bandura gözlem yoluyla öğrenmeyi sistematik bir bütünlüğe ulaştıran ilk psikolog olarak bilinmektedir (Asma, 2008).

Araştırmacılar, insanların başkalarını gözlemleyerek bir şeyleri nasıl öğrendiği konusuyla ilgilenmişler ve bu sürecin başkalarının davranışlarını basit bir şekilde taklit etmekten çok daha karmaşık süreçleri olduğunu bulmuşlardır. Gözlem yoluyla öğrenme, çevreden gelen, zihinsel süreçlerle anlamlandırılan ve davranışa rehberlik eden bilginin dönüştürülmesi sürecidir (Asma, 2008).

Bandura (1977), model alma olarak da bilinen gözlem yoluyla öğrenmeyi, çevredeki olayların bilişsel süreçlerle işlenerek bilginin kazanılması olarak tanımlar. Bu anlayışta birey pasif değil etkileşimcidir. Birey ile çevresi arasında sürekli alışveriş söz konusudur. Bireyin içinde bulunduğu durumsal süreç, bireyin düşüncesini, gereksinimlerini ve güdülerini belirler. Birey kendi bilişsel sürecinde durumları, uyaranı ve olayları seçer, kritik önemli olanları algılar ve değerlendirir. Bireyin algısı davranışını yönlendirir. Bilişsel etkileşim maksatlı bir eylemdir. Bu bir düşünce, düşünceler bileşiği ya da davranış olabilir. Organizmaya etki eden uyarana verilen otomatik tepkiye benzemez. İnsan kendine gelen bilgileri entegre eder, kendi ve çevresindeki dünya ile ilgili olanları bilişsel olarak anlamaya çalışır (Asma, 2008; Senemoğlu, 2015).

 

Bandura’ya göre, doğrudan deneyim yoluyla kazanılan her bilgi ve beceri, gözlem yoluyla da öğrenilebilir. Gözlem yoluyla öğrenme; dikkat etme hatırda tutma, davranışı meydana getirme ve güdülenme süreçlerini içerir (Turanlı, 2007).

 

  1. Dikkat Etme: Birey, çevresinden gelen çok sayıda uyarıcıdan sadece dikkat ettiklerini algılar. Öğrenmenin gerçekleşmesi için dikkat, zorunludur (Senemoğlu, 1997). Ayrıca, bireyin dikkatini öğrenilecek davranışa yöneltmesi ve davra
  2. nışın önemli özelliklerini algılayabilmesi gerekir (Isom, 1998). Bu nedenle bireyin, gelen uyarıcıyı algılayabilecek bedensel ve ruhsal yeterlikte olması gerekir (Senemoğlu, 2015; Turanlı, 2007).
  3. Hatırda Tutma: Bu süreçte, gözlenen bilgi sembolleştirilip kodlanmakta ve bellekte saklanmaktadır. Hafıza; gözlemi yapan kişinin, bilgiyi k
    odlamasına ve geri çağırmasına yardım eden önemli zihinsel bir süreçtir. Gözlenen davranışın ayrıntıları, imgesel ve/veya sözel bilgiler şeklinde hafızada depolanır. Dikkat etme ve algılama aşamasında model iyi algılanırsa, bilgi veya davranış da doğru bir şekilde hatırlanır (Senemoğlu, 2015; Turanlı, 2007).
  4. Davranışı Meydana Getirme Süreci: Önceden hafızada depolanmış bilgiler, gerektiğinde geri çağırılır ve davranış ortaya konur. Bunun yapılabilmesi için bireyin fiziksel ve psikomotor özelliklerinin de uygun olması gerekir. Ayrıca, Bandura, bireyin fiziksel özellikleri uygun olsa bile öğrendiklerini davranışa dönüştürmek için yeterli isteğe ve başarabileceği inancına, yani “öz yeterlik kapasitesine” sahip olması gerektiğini belirtir. Bu aşamada yapılan zihinsel tekrarlar da davranışın daha doğru ve ustaca yapılmasını sağlar (Senemoğlu, 2015).
  5. Güdülenme: Güdülenme, gözlem yoluyla öğrenmenin dördüncü öğesidir. İnsanlar yeni davranışları ya da becerileri gözlem yoluyla kazanabilirler. Ancak onu yapmaya güdüleninceye ya da ihtiyaç duyuncaya kadar performans olarak göstermezler. Bu süreç öğrenilenleri performansa dönüştürmeyi sağlayan bir süreçtir (Senemoğlu, 2015).

 

KAYNAKÇA

Asma, M. (2008). Okullar Arası Karşılaşmalara Katılan Sporcu Öğrencilerin Saldırganlık Algılarının Sosyal-Bilişsel Öğrenme Kuramı Açısından İncelenmesi: Ankara İli Örneği Yüksek Lisans Tezi. Gazi Üniversitesi/Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara.

Turanlı, A. (2007).Sosyal Bilişsel Öğrenme ve Yabancı Dil Öğretimi. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 23 (2), 1-15.

Senemoğlu, N. (2015). Gelişim, Öğrenme ve Öğretim: Kuramdan Uygulamaya. Ankara: Yargı Yayınevi.

 

Psikolojik Danışman

Kübra Nur KİMSESİZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir