Yükleniyor..
Derinlemesine Analiz

Eşitsizliğin Yapı Taşı: Ön Yargı

“Eşitsizliğin Yapı Taşı: Ön Yargı”

Ön yargı, kalıp yargı, ayrımcılık, ırkçılık, cinsiyetçilik terimleri sık sık çakışır. Onları netleştirelim. Yukarıda açıklanan durumlardan her biri, bir gruba dair negatif değerlendirmeler içerir. Ve bunlar ön yargının özünü oluşturur. Bir grup ve üyelerine karşı peşin hükümler, olumsuz yargılardır. Bazı ön yargı tanımları olumlu yargıları da içerir ancak ön yargının neredeyse tüm kullanımları olumsuz anlamlara işaret eder. Gordon Allport, klasik kitabı Ön Yargının Doğası’nda ön yargıyı “hatalı ve esnek olmayan genellemelere dayanan bir antipati” olarak tanımlamıştır (1954, s.9, akt. Myers, 2015).

Ön yargı sürecinde toplanan çok az bilgi ile gereğinden fazla ya da abartılı değerlendirmeler yaparız. Bu değerlendirmeler çoğunlukla gerçeği yansıtmaz. Çünkü kendi duygu, düşünce ya da dünya görüşümüze göre genellikle değerlendirmeler yaparız. Kişi çevrenin etkisi olmadan bir ön yargıyı çok zor oluşturur. Başka bir deyişle, kişi kendi bireysel tecrübelerine dayanarak ön yargılar oluşturmaz. Bir grup, başka bir gruba veya kişilere karşı ön yargılı olduğu için, o grubun üyesi olan kişi de ön yargılı olur. İnsanlar genelde ön yargılı davrandıklarını kabul etmezler (Güney, 2012).

Salih Güney’in Sosyal Psikoloji (2012) kitabına göre ön yargıların temel özellikleri şunlardır:

  • Ön yargıların en önemli özelliği insanları bir sınıflandırmaya tabii tutmasıdır.
  • Ön yargıların en temel ve genel özelliği önyargının konusu hakkında basmakalıp yargıların oluşmasıdır.
  • İnsanlar arasında sosyal uzaklık yaratır. İnsanların kafasında, ön yargıdan dolayı tutum nesnesine karşı olumsuz düşüncelerin oluşmasıyla beraber tutum nesnesinden uzaklaşma fikri de oluşur.
  • Ön yargılar insanlarda aşağılık duyguları da oluşturabilir. Özellikle büyük grupların ön yargıları ile karşı karşıya kalan azınlık grubun bireylerinde aşağılık duyguları oluşabilir. Azınlık grupları, çoğunluk grupların ön yargılarını taklit ederken kendileri ile ilgili olan tutumları bile kabul edebilmektedirler.
  • Ön yargılar, insanlar arasında düşmanlık duyguları da yaratırlar. Ön yargılar özellikle azınlık grupla çoğunluk grup arasında tehlikeli boyutlara ulaşabilen sosyal çatışmalara neden olabilmektedir.

Yasalar ve toplumun onay vermeyişi, ön yargının daha aşırı bir tonda dışavurumunu baskılamıştır. Ön yargıyı, gizli tutulduğunda ya da sınırlı ortamlarda dışa vurulduğunda tespit etmek daha zordur ve bu olgu günlük sıradan sayıltıların, dilin ve söylemin içerisinde yerleşik olduğu için hiç fark edilmeyebilir de (Hogg & Vaughan, 2014).

Bir Ön Yargı Deneyi:

Hogg ve Vaughan (2014) aktarıyor: LaPiere (1934) adındaki bir sosyal bilimciyle genç bir Çinli çiftin birlikte iki yıl boyunca Birleşik Devletler’de seyahat ederken 250 otel, karavan parkı ve turist evinde konaklayıp, restoranlarda yemek yediklerini, bu esnada sadece bir kez kendilerine hizmet verilmediğini (yani, yüzde 0,4) hatırlayacaksınız. Göründüğü kadarıyla o tarihte Çinlilere karşı bir ön yargı yoktu. Fakat LaPiere seyahatten döndükten sonra, daha önce ziyaret etmiş oldukları bu kuruluşların 128’ine bir mektup yazarak bir grup Çinliyi müesseselerinde ağırlayıp ağırlamayacaklarını sordu. Gelen cevapların yüzde 92’si kabul etmeyeceklerini bildiriyor, yüzde 7’si “şimdiden bir şey söyleyemeyiz, duruma bağlı” diyor, yüzde 1’i olumlu bakıyordu. Göründüğü kadarıyla o tarihlerde Çinlilere karşı koyu bir ön yargı vardı!

 

 

Kaynakça:

Güney, S. (2012). Sosyal Psikoloji. Ankara: Nobel Akademik.

Hogg, M. A. & Vaughan, G. M. (2014). Sosyal Psikoloji. Ankara: Ütopya.

McGraw-Hill & Myers, D. (2017). Sosyal Psikoloji. Ankara: Nobel Akademik.

 

Tuğba ZAL

                                                                               

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir