Yükleniyor..
Derinlemesine Analiz

Bizi Harekete Geçiren Güç: Motivasyon

Okuldan çıkıp eve gelmişsiniz. Bir sürü ödeviniz var, ancak kendinizi ödev yapabilecek
kadar enerjik hissetmiyorsunuz. Aradan yarım saat geçiyor ve en yakın arkadaşınız sizi
telefonla arayıp, akşam takılmak için çağırıyor. Siz de hemen ayaklanıp, evden çıkıp, onla
takılmaya gidiyorsunuz… Neden? Oysa ödev yapacak enerjiniz yoktu ancak arkadaşınız
arayınca birden canlanıverdiniz. Sizi bu şekilde canlandıran şey ne? İşte bu tür soruların
cevabı motivasyon konusunda saklıdır.
Motivasyon (güdülenme), fiziksel ve psikolojik aktiviteleri başlatma, yönetme ve devam
ettirmeyi kapsayan her türlü süreç için kullanılan genel terimdir. Motivasyon kelimesi Latince
de “hareket etmek” anlamında olan movere kelimesinden gelir. Bütün organizmalar, istekleri
ve isteksizlikleriyle belirlendiği üzere, bazı uyarıcılara ve aktivitelere doğru hareket ederler,
bazılarından ise sakınırlar. Motivasyon teorileri, hem insanları da kapsayan her bir hayvan
türünün “hareket ediş” şeklini, hem de bir türün bireysel üyelerinin kişisel tercih ve
çalışmalarını açıklar (Zimbardo & Gerrig, 2014).
Dursun Çiçek (2005) ise motivasyonu şu şekilde açıklamıştır: motivasyon, insanların
içinden gelen itici kuvvetlerle belirli bir hedefe doğru yönelme ve maksatlı davranışlar
gösterme sürecidir. İnsanların hareket ve davranışlarına enerji ve yön veren; temel ve sosyal
ihtiyaçlarını kullanarak onu harekete geçiren, onun hareketine devamlılık ve ivme kazandıran,
onları olumlu yöne iten bir güçtür.
Zimbardo & Gerrig (2014) motivasyon kavramının 5 temel amacını açıklamıştır:
 Biyolojiyle davranışı bağdaştırmak.
 Davranışsal çeşitliliğin nedenini açıklamak.
 Toplu hareketlerden özel durumlar çıkarmak.

 Hareketlere sorumluluk yüklemek.
 Zorluklara rağmen azimli olmaya açıklamak.
Bizi eyleme iten motivasyon, üçe ayrılmaktadır: dışsal motivasyon, içsel motivasyon ve
motivasyonsuzluk.


Dışsal motivasyon, kaynağı bireyin ve yapılan işin dışında yer aldığında söz konusudur.
Örneğin, her yıl vergi beyannamesi vermemin nedeni kısmen bunu yaptığımda genellikle geri
ödeme alıyor olmam ve kısmen bunu vermediğimde ceza alabilecek olmamdır. Bunun aksine,
içsel motivasyon, kaynağının birey ve iş dahilinde yer aldığı durumlarda söz konusudur: kişi
kendi içinde işi eğlenceli ya da faydalı bulmaktadır. Örneğin, insan öğrenmesi ve
motivasyonu hakkında sıklıkla kitaplar ve makaleler okuyorum; çünkü bana göre kesinlikle
ilginç olan konulara ışık tutuyorlar (Ormrod, 2016). Motivasyonsuzluk ise, bir davranışı
yapmaya niyetinin olmaması durumudur (Ryan & Deci, 2000, s.61)
Motivasyon Konusuna Deney Örneği:

Üniversite öğrencilerinin sevgilileriyle, arkadaşlarıyla veya yabancılarla onar dakikalık
konuşmalar yaptığı bir çalışma düşünün. Konuşmaları daha keyifli hale getirmek için,
araştırmacılar tabaklarda kurabiye ve krakerler verdi. Her konuşmanın sonunda, araştırmacılar
her bir katılımcının ne kadar yiyecek tükettiğini belirledi. Miktarlar çiftlere göre büyük
farklılıklar gösterdi: erkek arkadaşlarıyla muhabbet eden erkekler en çok yedi; yabancı
erkeklerle muhabbet eden kızlar en az yedi. Katılımcılar iyi bir izlenim yaratmaya güdülenmiş
olsalardı sonuçların nasıl olacağını kestirebiliyor musunuz? Örneğin, kadınlar yabancı
erkeklerin yanında açgözlü görünüp olumsuz etki yaratmak istemeyebilirlerdi (Salvy ve ark.,
2003,akt. Zimbardo & Gerrig, 2014).

Benzeri bir çalışmada sosyal bağlamın aşırı kilolu ve normal kilodaki çocuklarda yemek
tüketimini nasıl etkilediğini görmek için yapıldı. 10-12 yaşlarındaki katılımcılar laboratuvara
iki kere geldiler. Birincisinde çocuklar kendi kendilerine oynayıp atıştırmalıklar yediler. Diğer
geldiklerinde akranlar olarak toplaşıp oyun oynadılar ve atıştırmalıklardan yediler. Normal
kilodaki çocuklar her iki seferde aynı miktarda yediler. Ancak aşırı kilolu çocuklar yanlarında
bir akran varken daha az yediler. Araştırmacılar bu davranışa iki şekilde açıklama getirdiler.
İlk olarak aşırı kilolu çocukların, aşırı kilolu kişilere vurulan damgaya maruz kalmamak için
daha az yemiş olabileceklerini öne sürdüler. İkinci olarak da normal kilodaki çocukların
tükettikleri miktarla uyum sağlayabilmek için daha az yemiş olabileceklerini savundular. Bu
iki açıklama da, aşırı kilolu çocukların olumlu bir etki yaratabilmek için yemelerini kontrol
ettikleri konusundaki genel kanıyı destekliyor (Salvy ve ark., 2008, akt. Zibardo & Gerrig,
2014).

Kaynakça

Çiçek, D. (2005). Örgütlerde Motivasyon Ve İş Yaşam Kalitesi: Bir Kamu Kuruluşundaki
Yönetici Personelin Motivasyon Seviyelerinin Tespit Edilerek İş Yaşam Kalitesinin
Geliştirilmesi Üzerine Bir Araştırma (Dokrora Tezi). Yök Tez Merkezi veri
tabanından erişildi ( Erişim No. 205736).
Ormrod, J. E. (2016). Öğrenme Psikolojisi. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.
Ryan, R. M., & Deci, E. L. (2000). Intrinsic and Extrinsic Motivations: Classic Definitions
and New Directions. Contemporary Educational Psychology, 25(1), 54-67.
doi:10.1006/ceps.1999.1020
Zimbardo, P. G. ve Gerrig, R. J. (2014). Psikoloji Ve Yaşam Psikolojiye Giriş. Ankara: Nobel

Akademik Yayıncılık.

Tuğba ZAL

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir