Danimarkalı Kız-The Danish Girl

2015 İngiliz-Amerikan yapımlı sözde-biyografi türündeki Danimarkalı Kız, David Ebershoff’un ressam Lili Elbe ve Gerda Wegener’ın hayatından esinlenerek yazdığı aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlanmış bir filmdir. Yönetmenliğini Tom Hooper’ın yaptığı filmin başrollerini Eddie Redmayne ve Alicia Vikander paylaşmaktadır.

Lili Elbe tarihte bilinen ilk cinsiyet değiştirme ameliyatını olan kişidir. Film, onun yaşadığı süreci anlatmaktadır. Einar ve Gerda evli iki ressamdır. Evliliklerindeki roller zıttır. Gerda, Einar’ın yanında daha erkeksi bir duruşa sahiptir. Einar ise daha nazik ve titiz bir yapıya sahiptir. Gerda çizdiği resimleri satmak için götürdüğünde henüz çizeceği doğru şeyi bulamadığı için etkili resimler ortaya çıkaramadığını belirtirler ve kariyeri pek iyi gitmemektedir. Gerda bir resmini tamamlaması için Einar’ın modelin çorabını, ayakkabısını giymesini ister ve elbiseyi üstüne tutar. Einar’ın içindeki kadın ruhu ilk olarak bu şekilde ortaya çıkar. Bu sırada bir arkadaşları odaya girer ve Einar’ı o şekilde görünce ona ‘Lili’ diyerek hitap eder. O gece Einar karısının geceliğini normal kıyafetinin içine giyer.

Sanatçılar Balosu Einar’ın sevmediği ama Gerda’nın gitmesi gereken bir etkinliktir. Gerda ona kadın kılığında baloya gelme fikrini sunar. Bir gecelik bu oyun için bir süre hazırlık yaparlar. O gece geldiğinde davranışlar, saç, makyaj ve kıyafet hazırdır. O gece çoğu erkeğin gözü Lili’nin üzerindedir. Lili bir erkekle yakınlaşır ve öpüşürler. Gerda bunu görmüştür. Lili’nin burnunun kanamasıyla eve dönmüşlerdir. Ertesi gün Einar dün geceki olaylardan Lili’yi soyutlayarak bahseder. Farklılığını bastırma yolunu seçmiştir başlarda. Gerda bu oyunu bitirmesini ister, Einar deneyeceğini söyler. Fakat o gün elbisesini aldığı yere gider, soyunur ve kadın vücuduna sahip haline bakar. Onu mutlu eden bu görüntüdür ve oradan bir elbise seçip balodaki adamın evine gider. Döndüğünde Gerda’nın çizdiği Lili resmini görür. Gerda, yaptığı Lili resimlerini Rasmussen’e satmayı başarmıştır. Artık çizeceği doğru şeyi bulmuştur. Bu sırada Einar, Lili olarak balodaki adamın yani Henrik Sandahl’ın evine tekrar gider ve tekrar öpüşürler. Henrik bu sefer onun Einar olduğunu anlamıştır bu yüzden Einar evden hemen çıkar.  Gerda eve geldiğinde Einar’ı kadın kıyafetleriyle bulur. Henrik Sandahl ile görüştüğünü söylemiştir. Konuşmaya başladıklarında Einar çocukluk arkadaşı Hans’ı öptüğünü ve babasının onları bu şekilde gördükten sonra Hans’ı dövdüğünü söyler. Aslında Einar’ın içindeki kadın çocukluk yaşlarında ortaya çıkmıştır. Bunları anlattıktan sonra karnına kramp girer ve hastaneye gider. Einar kendinde tedavi edilecek bir hastalık olmadığını söylese de Gerda’nın ısrarıyla tedaviye başlar. Ancak tedavi başarılı olmamış ve Lili aklından gitmemiştir. Doktor bunu dile getirirken Einar’ı sapkın olarak nitelendirmiştir.

Bu sırada Lili’nin resimleri Paris’te bir müzede sergilenecektir ve birlikte Paris’e giderler. Gerda orada Hans ile görüşür ve Einar ile görüşmesi için bir buluşma ayarlar. Einar buluşmaya gitmediği için Gerda  Hans’ı eve davet eder. Karşılarında Einar değil Lili vardır… Lili, Hans ile çekinmeden konuşur. Belki de Hans onun ilk aşkıdır. Evlilik ve çocuklardan bahsederken Lili kendini kötü hissedip odasına gitmiştir. Hans’ın durumu anlaması üzerine Gerda ondan gitmesini ister. O gece Lili, Gerda’dan gecelik ödünç alıp alamayacağını sorar. Gerda bu fikre karşı çıkmıştır çünkü Lili daha önce onunla bir gece geçirmemiştir fakat Lili ne giydiğinin önemli olmadığını, gördüğü rüyaların bile Einar’a değil Lili’ye ait olduğunu söyler. Gerda için direnmenin bir anlamı kalmamıştır ve ona geceliği vermiştir. Ertesi gün Lili daha neşelidir. Kendine yeni bir elbise, Gerda’ya ise yeni bir fular almıştır. Bir süre görüşmeyen Hans ve Gerda tekrar bir sergide buluşuyorlar. Hans, Gerda’nın başarısını kutlamak için onu yemeğe çıkarmak istemiştir ama Gerda hala Einar’ın karısı olduğunu belirterek onu geri çevirmiştir. O gece eve döndüğünde Lili ona kutlama için yemek hazırlamıştır. Gerda böyle yürümediğini, kocasını geri istediğini ve bu oyunu kesmesini söyler ama Lili buna oyun demesini istemez. Gerda evden uzaklaşır, döndüğünde Einar geri gelmiştir ama duruşu bile Lili’ye benzer. Birbirlerine bağlılıklarını sorgulamaya başlarlar. Einar içinde bulunduğu durumla ilgili cevap bulmak için kütüphaneye gider. Çıkışta onu kadın sanıp sonradan erkek olduğunu anlayan iki adam peşine takılır ve döverler. Kim olduğunu anlamak, farklı olan şeyi anlamak için doktora gitmeye başlar. Her gittiği doktor ayrı bir teşhis koymaktadır. Homoseksüellik, kimlik karmaşası hatta şizofreni… Son olarak arkadaşının tavsiye ettiği doktora gitmeye karar verir. Bu doktor kadın kliniğinde çalışmaktadır ve daha önce Einar gibi bir hastası olmuştur. Diğer doktorlardan daha açık görüşlüdür ve Einar kadın olduğunu, kadın gibi hissettiğini söylediğinde haklı olabileceğini belirtmiştir. Ona tam anlamıyla kadın olabileceği bir ameliyattan bahseder. Bu ameliyat daha önce denenmemiştir ve yüksek risk taşımaktadır. Bu Einar’ın tek umududur ve ameliyatı kabul edip doktorun kliniğine tek başına gider. Gerda dayanamayıp destek olmak için yanına gitmiştir. İlk ameliyat başarılı geçmiştir. Lili artık daha rahat ve mutludur. Kendine sadece kadınların çalıştığı bir mağazada iş bulmuştur. Hayatına devam ettiğini ve Gerda’nın da devam etmesi gerektiğini söylemiştir. Bu sırada ikinci ameliyatı olma kararına Gerda karşı çıkmıştır. Onunla gelmeyeceğini söylemesine rağmen desteğini esirgemeyip birlikte kliniğe gittiler. Hans da onlarla birliktedir. İkinci ameliyat sırasında Lili çok kan kaybetmiştir ve ateşi düşmemektedir. Doktor çok fazla zamanının olmadığını söyler. Lili ertesi gün kendine geldiğinde Hans ona ‘Lili, nasılsın?’ der, Lili ise ‘ tamamen kendimim’ cevabını verir. Gerda onu bahçeye çıkarır ve konuşurlar. Lili, ameliyat gecesi rüyasında bebek olduğunu ve annesinin onu kucağına alıp ‘Lili’ dediğini görmüştür ve bunu en güzel rüyası olarak tanımlamıştır. Bu cümleleri kurduktan sonra ölür. Hans ve Gerda, Einar’ın çocukluğunun geçtiği şehre giderler. O sırada Lili’nin aldığı fular uçar. O da Lili gibi özgürdür artık…

Filmde Einar’ın yaşadığı kimlik bunalımı, bunun zorlukları çarpıcı bir şekilde yansıtılmıştır. Başlarda Einar karısının geceliğini giyerek ve kadınsı hareketler yaparak farklı olduğunu hissettirmiştir. Buna rağmen Lili’den başka biri gibi söz ederek durumunu tam olarak kabul edemediğini, Lili’nin ikinci bir kişilik olduğunu anlıyoruz. İlk defa kadın kıyafetleriyle dışarı çıktığında ise yaşadığı his onu mutlu etmiş ve sonrasında bu hissi tekrar yakalayabileceği şeyler yapma peşinde olmuştur. Gerda oynadığı oyunlar ve Einar’a yaptırdığı modellik yüzünden kendisini suçlamıştır ama Einar bunların sadece içindeki kadının ortaya çıkmasına ’yardımcı’ olduğunu belirterek önemli bir noktaya değinmiştir. Bu durumun sonradan değil doğuştan olduğunu belirtmiş ve ‘doğanın hatası’ olarak nitelendirmiştir. Filmde birçok doktor Einar’ın içindeki kadını tedavi etmek istemişse de başarılı olamamıştır çünkü transeksüellik bir hastalık değildir. Bu süreçte en büyük destekçisi karısı olmuştur. Durum Einar için ne kadar zorluysa Gerda içinde öyledir. Çok sevdiği kocasını tamamen kaybedecek olmasına rağmen hep arkasında durmuştur. Onu yaşadığı bunalımdan kurtarma çabaları kendisini ne kadar mutsuz etse de pes etmemiştir. Filmde en etkileyici kısımlardan biri budur. Zaman içinde kocası önce ruhsal anlamda değişmiş sonrada bedenen değişmiştir. Son ameliyat gerçekleştikten sonra Lili’nin tamamen kendimim demesi ve rüyasında annesinin Lili dediğini görmesi yaşadığı mutluluğu en güzel şekilde açıklamıştır. Böylece Einar Wegener, Lili Elbe olmuştur. Özetle film, transeksüel bir bireyin kendini anlama ve sonrasında istediği hayata ulaşmak için geçtiği zorlu yolu işlemiştir. Bununla birlikte bu durumdan etkilenen çevresini de dikkat çekici bir şekilde işlemiştir. Film Lili Elbe’nin sürecini anlatsa da Gerda ikinci planda kalmamıştır. Herkesin istediği gibi yaşayabildiği, yargılanmadığı, anlaşılmaya çalışıldığı bir dünya dileğiyle…

 

                                                                                  HAZIRLAYAN: 

Ayşe Çokyavaş

                                                                                                          Yeditepe Üniversitesi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir